Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BAĞIMLI İLİŞKİLER

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

İnsan doğası sürekli yalnız kalmaya müsait değil. İletişim kurmaya ihtiyaç duyuyoruz ama pek çoğumuzu en çok mutsuz eden konu da ilişkilerimizde yaşadığımız problemler.

Kimileri ailesiyle, kimileri arkadaşlarıyla, kimileri partneriyle, kimileri de iş arkadaşlarıyla kurduğu ilişkilerinde problem yaşıyor. Anlaşılmadığını hissediyor, üzülüyor, öfkeleniyor.

Hayatın bu kadar odağındaki bir konuda haliyle çoğumuz problem yaşıyoruz. Fakat bazılarımızın kişilik özellikleri çocukluktan getirdiği yaşam tecrübeleriyle birleşince ilişkilerinde bağımlı hale gelebiliyorlar ve en çok etkilenenler de bu gruptaki kimseler oluyor.

Bağımlı haline geldiğinizde, diğer bağımlılıklarda olduğu gibi kontrol etmek istemenize rağmen davranışlarınızı, duygularınızı ve düşüncelerinizi kontrol edemez, kendinizle çatışma yaşarsınız.

İlişki bağımlılığı, başlangıcında zevk alınan ancak sonrasında saplantılı düşüncelere dönüşen tekrarlayan davranış kalıpları olarak tanımlanır. Başlangıçta zevk veren duygular devamlı olarak belli bir kişi ile birleştirilir ve sonunda o duyguları tekrar yaşamak o kişiyle olmaya bağlanır. Bunun tekrar tekrar pekiştirilmesi ile sanki o kişi olmazsa o duyguların yaşanamayacağı düşünülür. Bu istek artarak devam eder ve olumsuz sonuçlar doğurur.

Bağımlı bir sevginin içindeki bireyler kendilerini tükenmiş hissederler. Saplantılı düşüncelerden biri onsuz yaşayamayacağına inanmasıdır. Yaşama gücünü bir başkasına bağlamak, onun düşünce ve isteklerine göre yaşamak, hayatını ona göre planlamak, kendi arzu ve gereksinimlerini arka plana atmak, zihinsel enerjinin büyük bölümünü o kişiyi düşünerek harcamak sonunda bireyi tüketir ve gelişimini durdurur.

Bağımlı sevginin içindeki bireyler kendi sınırlarını tanımlamada zorluk yaşarlar. Bağımlı ilişkilerde, sağlıklı bir ilişki için gereken sınır yoktur, ‘ben’ ve ‘sen’ kalkmıştır. Bu nedenle kimin ne düşündüğü, kimin ne hissettiği ve hangi davranıştan kimin sorumlu olduğu belirsizleşmiştir.

Bağımlı ilişkilerde genellikle eşlerden birinin ihtiyaçları, planları, arzuları karşılanır. Diğer partnerin ihtiyaçları ise göz ardı edilir ya da dolaylı olarak doyurulmaya çalışılır. Eşlerden biri verirken diğeri devamlı alır. Taraflardan biri doğrudan doyum sağlarken diğeri bir gün sevileceğini umut ederek vermeye devam eder ve sonunda tükenir.

Bu tür ilişkilerde taraflar birbirlerini sürekli kontrol altında tutmak isterler. Birey olarak etkinlik göstermeleri rahatsızlık vericidir. Birbirlerine yapışırlar ve her şeyi bir arada yapmaya çalışırlar. Çok kısa ayrılık dönemleri bile onlar için tehlike çanlarının çalınmasına neden olur. Belirsizlikler ve değişim onlar için korkutucudur. Kendilerini dengeli, yeterli ve güvende hissedebilmeleri için partnerlerine ihtiyaç duyarlar.

Bahanelerin sık tekrarlandığı, çözümlerin dışarıda arandığı ilişkilerdir. İlişki bağımlılarından ‘’Aslında o kötü niyetli değil, beni çok sevdiği için bunları yapıyor, zamanla beni anlayacak ve düzelecek’’ gibi cümleler sıklıkla duyabilirsiniz. Buradaki sorun bireyler değil ilişkinin biçimidir. Bu tür bir ilişki içinde olan birey eğer bu tür bir ilişkide olma nedenlerini çözemezse tekrar başka bir bağımlı ilişki içine girme olasılığı oldukça yüksektir.

Dünyaya gelen her bebek annesiyle ilk 6 ay bağımlı bir ilişki yaşar, onun uzantısı gibi hisseder. Bu gayet doğaldır. 6 aydan sonra bebek annesinden ayrışmaya ve birey olmaya başlar. Bu sayede sağlıklı bir kişilik gelişimi başlar. Fakat aşırı koruyucu ebeveyni olan çocuklarda, anneden ayrışma gerçekleşememekte, çocuk annesiyle bağımlı bir ilişki geliştirmektedir. Bu çocukların kişilikleri tam olarak gelişemediğinden ebeveyn figürünün yerine koyabilecek birini bulduklarında onlarla bağımlı bir ilişki kurmaya eğilimlidirler.

Aşk, karşılanmamış ihtiyaçların karşılanması umuduyla karşıdaki kişinin özelliklerinin abartılmasıdır. Bu abartma dönemi genellikle 6 ay sürer. Ebeveyn ile kurulan bağımlı ilişki ne kadar çözülmemişse aşktaki bağımlılık da o kadar güçlü yaşanır. 6 aydan sonra taraflar ayrışmaya başlar. Birlikte olurlar ama herkesin kendi hayatı da vardır. Sağlıklı olan budur. Fakat taraflardan birinin bağımlılığı varsa diğerinin ayrışması sorun olur.

İlişki bağımlılığı yaşayan bir kişide algısal ve bilişsel bozulma oluştuğundan psikolojik destek almasında fayda vardır. Bu kişilerin partneri dışında kendine bir yaşam alanı yaratması, hobiler edinmesi, aile ve arkadaş ilişkilerini, sosyal yaşamını güçlendirmesi gereklidir. 

Sağlıklı bir ilişkide çift bağımlı değil birbirine bağlıdır. İhtiyaçlar yüzünden değil, seçtikleri için bir arada olurlar. Herkes kendi sorumluluğunu alır. Birbirlerine korku ve ihtiyaçlarını söyler ve samimi olurlar. Birbirlerinden enerji alır ve verirler, hem kendileridir hem bir aradadırlar. Birlikte bir sinerji oluştururlar. Karşılıklı sevgi ve saygının olduğu, koşulsuz kabulün olduğu bir ilişki yaşanır. 

Yayın tarihi: 27.03.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.