Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

"ANDA" VE "BİR ARADA"

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Yine bir Sevgililer Günü yaklaşıyordu. Tipik bir kadın olarak Su da romantik ve sürprizlerle dolu kutlamalara bayılıyordu. Deniz ise zoraki kutlamalardan hiç hazzetmiyordu. ‘Yapmış’ olmak için yapılan, ‘almış’ olmak için alınan bir hediyenin ne önemi vardı ki. Ama öyle bir çılgınca pazarlama vardı ki, hani almasa, yapmasa dünyanın en anti-romantik, en düşüncesiz erkeği seçilebilirdi. O yüzden düzene uyup her yıl Su ile başbaşa bir tatil planlıyordu. En azından iki çocuk olmadan ‘Sevgili’ rollerini canlandırabildikleri başbaşa bir haftasonu kaçamağı yapıyorlardı…

Deniz, hayalleriyle fantezileriyle beslenen bir adamdı. Çok yoğun çalışsa da Su ile olan aşkını aktif tutmak için özen gösteriyordu. Su’nun yokluğunda ilişkilerini zihninde sanki hep taze gibi tutarak, canlandırarak ‘özel’ olanların kanıksanmasına izin vermiyordu. Bu onun yaşam mottosuydu; yaşadığın her ne ise, gözün parlayarak yapacaksın. O heyecanının, alışkanlıklarla düşmesine izin vermeyeceksin. Zihnini kontrol et ve yaşam enerjini yükselt. Yaşam enerjinin düştüğü zamanlarda etrafını suçlama. Enerjini düşüren toksinlerden kurtulmaya bak. Ve enerjini arttıracak bir şeyler yap. Bu felsefeyi benimseyeli yıllar olmuştu ve her zaman işe yarıyordu..

Her yıl, daha önce görmedikleri bir yeri seçiyorlardı. Bazen yurtiçinde, bazen yurtdışında. Tek kural ‘sevgili’ gibi davranmaktı. Şu anne-baba rolü ve onları bekleyen pek çok endişe ve sorumluluktan sıyrılıp sadece birbirleriyle olmaktı. Kural ‘An’da kalmaktı, kızgınlıkları, kavgaları, hayal kırıklıklarını evde bırakmak, yaşamın onlara sunduğu güzellikleri ve sürprizleri yaşamaya izin vermekti… Tabi Su da bu kurala gün boyu telefon, bilgisayar gibi her türlü iletişim cihazını otelde bırakmayı eklemişti.

Yine kavga etmişlerdi. Sorun hep aynıydı. Su, çocukların tüm yükünün onun üzerinde olmasından şikayetçiydi. Çok yoruluyordu. Deniz’i bencil olmakla suçluyordu. Kendi kariyerinin ailesinden önce geldiğini düşünüyor ve ona kızıyordu. Sitemler ve laf sokmalarla dolu bir haftadan sonra Sevgililer Günü maceralarına çıktılar…Bu seferki rota Bali’ydi…

Bakalım Su’nun gönlünü bu sefer nasıl alacaktı? Bu konuya bir çözüm getirebilecekler miydi? ‘Kural’ı ilk bozan kim olacaktı? Tabi kuralı her bozanın bir de cezası vardı…

Sevgililer Günü ile ilgili sizlerin beklentilerini merak ediyorum. Yorumlarınızı bekliyorum.

‘An’da ve ‘bir arada’ kalabildiğiniz romantik bir gece dileğiyle…

Yayın tarihi: 09.02.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (6)

Bence bu yolculuga cıkarken su ve deniz butun sorunlarını evde brakıp gideceği yerin tadını basbasa cıkarmalılar orada uygun zaman yaratıp kendilerine birbirleri hakkında dusuncelerını acıkca konusmalılar.mesela su denızın ışlerinden dolayı çocuklarla kendisini yalnız hissettiğini bunu ortaklaşa bir kararla cozebıleceklerinı anlatabilir yüreğinize,kaleminize sağlık...

Haklısınız problemleri cozmek icin basbasa tatiller bir fırsat..Tesekkurler. Sevgiler

İnsan ruhunun derinliklerinden gelen ilgi ileokunan bir yazı.....Süleyman Horasan

09.02.2012 15:04:34 Süleyman Horasan

tesekkurler. sevgiler

6 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER