Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

ALGI OYUNLARI

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Psikolojik danışmanlık danışanla danışman arasında özel bir ilişki kurar. Bazen anne, bazen baba, bazen sırdaş yerine koyduğunuz, kimseye hatta bazen kendinize bile itiraf edemediğiniz şeyleri döktüğünüz bir ilişkidir…Bazen sizi çok ilerilere taşır…Fark edersiniz…Anlarsınız…Değişirsiniz…Bazen ise…Bir yere varamadığınızı hisseder bitirirsiniz bu ilişkiyi…

Su’yun Irmak Hanım'la kurduğu ilişki çok özel bir ilişkiydi. Bir ömür boyu sürmesini istediği, çocukları büyürken sıkıntı duyduğunda danıştığı, tamamen çıplak kalabildiği samimi ve güvenli bir ilişkiydi. Taşınıyor olduğunu söylediğinde derin bir sevgiyle bağlandığı birinin onu terk ediyor olmasından dolayı hayal kırıklığı hissetmişti. Ona kızgınlık duymuştu.

Bizim ilişkimiz bu hayal kırıklığının ardından başlamıştı karakterimiz Su ile…Böyle bir ilişkinin ardından yeni birine açılmak, kendini yeniden anlatmak kolay değildi biliyorum. Danışanlar psikologlarını özel bir yere koyarlar, onların gözünde psikologları kusursuzdur. İyi bir ilişki kurulduysa bir sonraki kişiyi algıları yeterince iyi olmayabilir.

Bir psikolog olarak her gün pek çok hikaye dinliyorum. Farklı hikayelerin farklı karakterleri ile tanışıyorum. Herkesin hikayesi kendine göre önemli ve ona bir anlam ifade ediyor. Bu hikayeler bir şekilde onları mutsuz ediyor ve bu yüzden o koltukta benim karşımda oturuyorlar.

Bazen bir çift geliyor…Kadın kocasının yeterince güçlü olmadığından şikayetçi…Her işe koşmaktan yorgun…Erkek ise karısının ‘kadın’lığından şikayetçi…Cinsel olarak tatmin değil…Çözümü dışarıda arıyor…

Bazen bir anne kız geliyor…Anne kızının çok sinirli olmasından, öfke patlamaları yaşamasından şikayetçi…Kız ise annesinin sürekli eleştirmesinden, müdahale etmesinden bıkmış…

Bazen gelen bir kadın…Son derece güzel alımlı ve başarılı…Ama çok mutsuz…Kendini ne güzel buluyor ne de başarılı…Aşk hayatında aradığını bulamıyor…Yalnızlıktan şikayetçi…

Bazen ise gelen bir erkek…Her şeyi var…Paranın satın alabileceği her şeye sahip…Tüketim odaklı bir hayatın içine hapsolmuş…Tepede ve çok güçlü ama bir o kadar da yalnız ve mutsuz…

Bazen hikaye çok karmaşık…Acılarla geçen bir çocukluk hikayesine dayanıyor…Ve pek çok travma taşıyor…

Bazen ise tek neden getiriyor karşımdaki koltuğa…Aldatılma, terk edilme ya da yas süreci…

Sınav kaygısı…

Ya da geçim derdi…

Suynun hikayesine baktığımızda…Ona yeterince zaman ayırmadığından şikayet ettiği bir kocası var…Stresli bir işi ve ona mobbing yapan bir yöneticisi var…Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşayan bir de oğlu var…

Sorarım size kimin hikayesi daha önemli? Ya da kim mutsuzluğunda haklı? Siz yaşam mücadelesi verirken istediği arabayı alamadığı için depresyona giren adam mı? Ya da istediği yeri kazanamadığı için dünyanın sonu geldiğini düşünen genç kız mı? Yoksa sevdiği kız başkasıyla evlendiği için intihar etmeyi düşünen adam mı? Hangisi?

Biz psikologların işi gerçeklerle değil algılarla…

Kırmızıyı kan rengi olarak mı yoksa aşkın rengi olarak mı algıladığımız…

Bir kadının ya da erkeğin kokusuna aşık olduğumuz…Ya da nefret ettiğimiz…

Kendimizi ya da başkasını güzel ya da başarılı bulup bulmadığımız…

Algılarla ilgili gerçeklerle değil…

Yaşadığımız hayatların ipuçları o ‘küçük çocukların algı’larında gizli gerçeklerinde değil…

Yayın tarihi: 19.10.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (5)

Topluma vuracak olursak lazlar çok komik gelir bize ya ama hiç kimse laZların yaptığı silahı inşaatı tekneyi yapamaz(boşnak olupta laz bir ailede büyüse bile) kafa o yönde işliyor algılıyor.Büyük büyük babaları azgın denizle boğuşmuş sarp kayalara evler yapmış yansıyor 1 şekilde bireye..bence psikologlar bireylerin hayatına yön vermeleri adına hepsinden önemli.özellikle çocukluk döneminde.Başarılı yazılarınızın devamını dilerim

Sanatçılar,yazarlar,bilimadamları vs..algıları ötedir normal insana nazaran.Yaratmak Allah’a mahsus ya.Yaratıcılığı da Allah(EL-BATIN) sevdiği kuluna vermiştir.5 duyu organları olsa bile yoktur .(Kör aşık Veysel,sağır beethowen..)Bu üst insanların toplum aile kişi kuruluş vs.. alakalası yoktur.Algıları ayırır onları

5 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER