Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

21 ARALIK ÖNCESİ VE SONRASI

 YAZARI TAKİP ET X
Manolya Özek’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Hayat Denen Oyun Uzman Psikolog & Wellness Danışmanı
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Bugün 21 Aralık. Siz bu yazıyı okurken ben Şirince’de olacağım. Çünkü bir psikolog gözüyle insanlar üzerinde etki yaratan olayları, insanları, aktiviteleri gözlemlemek ve sizlerle paylaşmak istiyorum.

Dünyanın dört bir yanından insanlar Maya takviminin sona erdiği 2012'yi karşılamak için Şirince’deler. 2012'nin efsane gezegen Marduk'un dünyadaki yaşamı sona erdireceği yıl olacağına inananların sayısı bir hayli fazla. "Beklenen kıyamet" koptuğunda tüm felaketlerden korunacak bölgelerden birinin Türkiye'de olduğuna dair inanış da yaygın olarak kabul görüyor. Eğer "kehanet" doğru çıkarsa Hz. İsa 22 Aralık 2012'de Şirince'ye gelecekmiş.

Son birkaç yıldır sadece Türkiye'den değil dünyanın birçok ülkesinden bu iddiaya ve "kehanet"e inanan insanlar, 22 Aralık 2012'de arınıp "Altın Çağ"a" geçmek için şimdiden Şirince'ye geliyor. Avusturya'dan Avustralya'ya Amerika'dan İngiltere'ye hatta Kanada'dan insanlar Türkiye'ye gelip o güne yani "vücut bedenden ışık bedene" geçmeye Şirince'de hazırlanıyor.

Bu konuyu ciddiye alanlar gibi internette ti’ye alanların da mailleri dolaşıyor. Bir tanesi beni epey güldürdü. 21 Aralık için Şirince programı hazırlamışlar ve tur programı gibi içine saat saat aktivite planlamışlar. İçinde ‘Sırat köprüsü turu’, ‘Keşke herkes burada olsaydı konuşmaları’, ‘Ulan hani Şirince’ye bir şey olmayacaktı tartışması’ gibi etkinlikler yer alıyor.

Mesleğim gereği beni artık kolay kolay pek bir şey şaşırtmıyor. Dinlediklerim, yaşadıklarım ve okuduklarım dinin, inanışların insanlara neler yaptırdığını her gün tekrar tekrar gösteriyor. Bazen bu inançlar olumsuz hikayeler yaratıyor. Töre cinayetlerine, canlı bombalara dönüşüyor. Körü körüne inanılan bir inanç bazen o kadar güçlü ki hiçbir güç onu durduramıyor, önünde ne varsa yakıp yıkıyor…

Bazen de bir inanış yeni bir sayfa, yeni bir hikaye yazmaya yarıyor. Dibe düşen bir kadının, bir erkeğin ya da ülkenin yeniden hayat bulmasını, yeniden var olmasını sağlıyor. Başarı hikayeleri işte böyle yazılıyor…

Neye inandığımız önemli… Ve bu inançlarımızın farkında olmamız…

Ben bu yüzden danışanlarımla inançları üzerinde çalışırım.

Çünkü inancın gücü olmadan istedikleri hedeflere ulaşamazlar…

Her son bir başlangıçtır aslında…

Eğer bugün gerçekten bir son ise ve yarın yeni bir hayat başlıyor ise yaşam senaryonuzu nasıl yazmak isterdiniz hiç düşündünüz mü?

Yarın uyandığınızda nasıl bir bedende uyanmak isterdiniz?

Hayatınızdan atıp kurtulmak istediğiniz neler olurdu?

Ya hep yapmak isteyip de erteledikleriniz…

Görmek istediğiniz şehirler…

Okumak istediğiniz kitaplar…

İzlemek istediğiniz filmler…

Özlem duyduğunuz insanlar…

Alın bir kağıt kalem elinize ve listeleyin…

22 Aralık eğer yeni bir başlangıçsa kendinize ‘yeni bir ben’ yaratmak adına biraz düşünmeye ne dersiniz? 

Yayın tarihi: 21.12.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.