Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

SEVİNÇLE KEDER, DOĞUMLA ÖLÜM KARDEŞTİR GÜLÜM...

 YAZARI TAKİP ET X
Gülin Kayalı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Gülince Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Uzmanı
UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Hiç aklımızda yokken başa geleni çekmek ve onu yenmek için yola çıktık.

Sevgili ablam ameliyat oluyordu.

Düşünmediği anda geldi bu hastalık…

Güçlü karşıladı. Savaş alanındaki son asker gibi.

Kolunda serumlar, yara yerinde direnleri…

Ziyaretçiler çekildikten sonra baş başayız.

Kardeşiz.

Böyle günlerde daha iyi anlıyor insan.

Bayramın birinci gününde serumlardan kurtuldu.

Bayram bizim için de bayram oldu.

Koridorda yürürken, sedyenin üstüne adeta tünemiş bir teyze.

Bayramlaştık. Hemen anlatmaya başladı.

Oğlu, gazi olmuş. Hiç konuşmadan yatıyor diyor.

Çok üzgün…

Sonrasında, çay içmeye iniyorum.

Bir kadın…

Neden buradasın demişim gibi hemen anlatıyor.

Kardeşinin kızı burada yatıyor.

Hasta, çok hasta…

Antep’ten gelmişler.

İki kız kardeş, iki erkek kardeşle evlenmiş.

Çocukları olmuş.

Kız kardeşinin çocuğu hastalanmış.

Kulağından sıvı geliyormuş.

Doktora gitmişler, ilaç vermiş.

Yine gitmişler, yine ilaç…

Zaman geçmiş.

Sonrasında, o güzel kafasında, beyninde bir kitle…

Paralarını zar zor denklemiş bu hastaneye gelmişler.

Geliş o geliş…

Teyze bayram armağanı, o güzel kızımıza kardeşini getirmiş.

Çok mutlu oldu diyor.

Yüzü güldü diyor.

Bir çocuk eğitim ve gelişimi uzmanı olarak gördüm ki, daha üç yaşında olan çocuklarına “bekleme davranışını” öğretmişler.

Çocuk annesine “Hadi!” demiyor,

Sözünü kesmiyor,

Kendisine oyunlar yaratıyor hastanede,

Anlıyor ve bekliyor.

Akşam girişteki koltuklarda yatıyorlar, en dipteki…

Bir çocuk varken sohbet etmenin mutluluğunu yaşıyorum.

Yapılabiliyormuş meğer.

Çok çok vermeden de, harika çocuk edasını sunmadan da, hayatın normal akışında, normal gelişimlerinde çocuklarımız eğitilebiliyormuş.

Çıkıyoruz bugün, bayramımız.

Teyzenin oğlu gözlerini açtı, onun da bayramı.

10. kattaki artık benim de evladım saydığım hasta kızıma vedaya gidiyorum.

Annenin yüzü gülüyor. Kitle küçülmüş, onun da bayramı.

Bayramı, bayram gibi kutladık. Şekersiz, baklavasız.

Gerçek bayram sevinçleriyle…

Hayatın ve ölümün kardeş olduğunu bir kez daha tecrübe etmenin acılarıyla…

Acıların insanı büyüten yanının olduğunu bir kez daha görmenin duygularıyla…

Not: Yazının başlığı İlhan İrem'in Başka Bir Dünyanın Penceresi adlı sarkıdan alıntıdır.

Yayın tarihi: 19.09.2016
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.