Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

ÖDEVİMİZ VAR!

 YAZARI TAKİP ET X
Gülin Kayalı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Gülince Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Uzmanı
UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

“Ödevimiz var gelemeyiz!”

Arkadaşımızın daveti karşısında sık sık kullandığımız ve bize göre haklı mazeretlendendir bu cümle… Aslında ödev çağını çoktaaan geçmişizdir. Ödevimiz derken, çocuklarımızın ödevini kastederiz ama asıl sorumlu olarak kendimizi görürüz. Aldığı notlara üzülür, hırs yapar, onu örseler, okuduğumuz çocuk kitaplarıyla bir şeyler yapmaya çalışırız ama notlar ve rakamlar çoğu zaman çok şeyin önüne geçer. Dilimizin üstündeki ifade, harfler, rakamlar önemli değil derken içimiz bunu bir türlü söyleyemez.

“Lütfen üzülmeyin ben size 10 verdim!” 

Notları yaşama aktaramadıktan sonra bir anlamı var mı?

Diplomanın ömrü iki yıldır. Ondan sonrası bize aittir.

Evet, konumuz ödev!

Ana babaların devamlı

-Hatırlatma
-İkna etme
-Tehdit ve azarlama yoluyla yaptırmaya çalıştığı ödevler.

Buna karşın çocukların

-Kaçınma
-Direnme
-Oyalanma
-Erteleme gibi yöntemlerle uzaklaşma hamleleri.

Yumuşak hoşgörülü yaklaşım, sabır çekmeler, sonrası patlayan öfke dolu ana babalar… Çocuğa sorumluluk duygusunu veremedikçe ailede “ev ödevi savaşı” hiç bitmez. 

Sonuç olarak, çocuğun ödevinden kendi ödeviymiş gibi bahseden, sık sık “Ödevimiz var!” mazeretlerinin üretildiği, rollerin ve görevlerin karıştığı ana babalar çıkar karşımıza. Daha doğrusu rollerin, görevlerin, özellikle sınırların karıştığı bir aile yapısı belirir.
İş sadece ödevle sınırlı kalsa “Hiç dert etmeyin, biricik yavrunuzu yormayın” diyeceğim ama bununla kalmaz. Büyür büyür…

Ödev yapmayla, daha doğrusu ödev yıkmayla başlayan ödünler devamında

-İşte sorumluluk alamayan bireyler,
-Sürekli sorumluluğu başkasına yıkan bireyler,
-Başladığı işi bitiremeyen bireyler,
-Evde sorumluluk alamayan ana babalar oluşur.

Çocuğun ödevini

-Kendi başına yapması öz güvenini artırır,
-Sorumluluk hissini verir,
-Başlama ve bitirme kavramının gelişmesini sağlar.

Peki, o zaman ev ödevini ait olduğu yere yani çocuklarımın omzuna nasıl koyacağız? Önce çocuklarımızı tanıyalım. Çocuk ödevini kendi başına yapamayacağını söylüyorsa aklımıza,

-Verilen ödev çocuğun kapasitesinin üzerinde mi?
-Ödevini nasıl yapacağını biliyor mu?
-Kendisine güveni yok mu, sürekli onay mı bekliyor?
-Yalnız başına bir işi sürdürmekte zorlanıyor mu?
-Ödev yapmayı ana babasıyla birlikte olacağı vakit gibi mi görüyor? 

Bu soruları cevaplamalıyız. Ödev yapma üç bilinmeyenli denklem gibidir. Öğretmen, ana baba ve çocuktan oluşur. Herkes kendine ait bölümü yaparsa ödev yapma, başarılı bir öğrenme süreci olacaktır.

Öğretmen; çocuğun yaşına, ilgisine, dikkat süresine göre ödev verirse çocuk, işlenen konunun tekrarı ve kendi sorumluluğu olarak görüp odaklanırsa, anne babalar da kendini iyi bir gözlemci, denetleyici olarak görürse ödev yapmada başarı mutlaktır.

Unutmayın ki, sorumluluk duygusu iki yaşında başlar. Yaşla ve beceriyle birlikte görevler artar. Bebek adımlarıyla genişleyen halkada okul çağına kadar her şey yoluna girmiş olacaktır.

Korumacı ve kayırmacı yaklaşımdan “Yapabilirsin, becerebilirsin” yaklaşımına geçmeniz dileğiyle…

Yayın tarihi: 05.01.2015
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.