Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

MEMLEKET Mİ, YILDIZLAR MI , GENÇLİĞİM Mİ DAHA UZAK...

 YAZARI TAKİP ET X
Gülin Kayalı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Gülince Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Uzmanı
UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

İlkokula gidiyordum. 2. sınıftaydım. Sınıfın kapısı açıldı içeriye güzel bir kız girdi. Artık bizimle birlikte okuyacakmış. Çok mutlu oldum. Arkadaşım olsun istedim. Oldu da… Sınıftaki arkadaşlarım kızdı ve kırıldı sonrasında. Onlarla daha az zaman geçirmeye başlamıştım çünkü.

Hayatta bazen unuturuz.

Unuttuklarımızı küstürürüz.

Ceptekileri, eldekileri

Yanımızdakileri hep bizim sanırız.

Oysa,

Bazen unuttuklarımız da bizi unutmaya başlar.

Tehlike kapıdan içeri girmiştir artık…

Hele hele evlerde, evliliklerde!!!

Bunun en güzel örneği de evlerde çocuk sahibi olunca yaşanır. Aslında hiç güzel değildir ve çok yapılan bir yanlıştır.

Evlenince, biriciğimiz olan eşimiz bebeğin veya bebeklerin sırayla gelişiyle ikiciğimiz olur. Tıpkı sınıfa giren o güzel kız örneğindeki gibi.

Tahta yeni gelen bebek/ler oturur.

Ve artık onlarca yıl, taa evlenene kadar da hiç tahttan inmezler.

Peki…

Aslında iki tane, üç tane birinci yani biricik olamaz mı?

Bebek gelince evlerde baş başa süslü sofraların yerini mama tabağı alır.

“O çok küçük. Onun bana ihtiyacı var” der anne.

Haklıdır da…

Bu aşırı ilgi bir süre sonra bitmeli, ama genellikle hiç bitmez.

Bağlılık duygusu yerini çoğunlukla bağımlılığa bırakır.

Bu arada baba koltukta gazete ve televizyonla arkadaşlıktan yakın akrabalığa geçer. Karısıyla yaşadığı o romantik günler sadece anılarda kalmıştır veya şakalarda yaşamaktadır.

Anne de baba da yaşını, hayatını, ruhunu unutur.

Hep “SONRA YAPARIZ” derler.

Ve sonra bir bakarlar ki o sonra gelmiş de gitmiştir bile!

Aslında özellikle iyi niyetle yaptığımız davranışlarla,

Beklemeyi bilmeyen,

Sabırsız,

Bencil bireyler yaratırız.

Ailesinde, beklemeyi öğrenmemiş, hayatı prova etmemiş çocuk,

Kendini hemen patron koltuğunda,

Direksiyon başında görmek ister.

İnsan ilişkilerinde de sınıfta kalır.

Çocuk boşlukta,

Koca koltukta,

Anne ortada kalır.

Peki hayat nerede kalır ?

Biz doğru model olmadıkça çocuklarımız ileride ya bizim gibi, ya da bizim tam zıttımız davranarak aile kuracaklardır.

İşte bu yüzden KARARINCA sözü çok önemlidir.

İşte bu yüzden demiştir Türkçenin en büyük şairlerinden Nazım Hikmet;

“Memleket mi yıldızlar mı gençliğim mi daha uzak” dizesini…

Yayın tarihi: 29.11.2016
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.