Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ASLINDA FEYZİYE TEYZEM DOĞRUSUNU YAPARMIŞ...

 YAZARI TAKİP ET X
Gülin Kayalı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Gülince Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Uzmanı
UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Otomatik makinelerin olmadığı Tunç Çağı (!) zamanlarında teyzem kocaman çinko leğende çamaşırını yıkarken ben kendisine bir şeyler anlatmaya başlardım çocuk halimle. Böyle durumlarda hep yaptığı gibi yavaşça gözlerimin içine bakardı teyzem. Sonra o ilerleyen yaşına rağmen pırıl pırıl kalmış sevecen yüzüyle beni dinler, bir taraftan da elime hemen yıkanacak küçük parçalar tutuştururdu.

Birlikte hem yıkar hem de konuşurduk.

Beni dinlediğini “he uşağım, he uşağım…” biçimindeki tonlamalarından anlardım.

Gerçekten de hem iş yapar hem de dinlerdi beni. Dinler gibi yapmazdı. Gerçekten dinlerdi.

Bunu yıllar sonra üniversitede aldığım eğitimin de anlamlı katkısıyla anladım ki teyzem beni aktif biçimde dinlermiş. Beni can kulağı ile dinler ve göz hizasına alırken bir taraftan da el becerimin gelişmesine katkı sağlarmış.

Teyzemin hayat okulunda çok şey öğrendim. Kendi de hayat hikâyesini anlatırken birçok kereler ; “Samsun’a geldiğimde Ramis’i gördüm, bana işmar* etmesiyle ona kaçtım” derdi.

Bu kadar yalındı işte onun için evlilik de hayat da…

  

Teyzem, yıl 1988

Benimle, teknik dilde söylersek, arkadaşça konuşurmuş teyzem.

O önemseyen bakışlarıyla bana “hislerinde, anlattıklarında, benimle paylaştıklarında yalnız değilsin, seni de söylediklerini de çok önemsiyorum ” mesajını dolaysız biçimde verirmiş teyzem bana.

Sohbet ve çamaşır yıkama bittiğinde “Sağ ol uşağım, var ol uşağım. ” derken de yapılan güzel davranışlardan sonra karşılıklı mutluluk duymanın en güzel ifadesi olan “Teşekkür ederim.” demeyi öğretmiş meğer Feyziye teyzem bana.

anneanne torun

Annem ve oğlum Can, yıl 1998

Sürekli diyet yapıp bir türlü zayıflayamayan teyzem “İşini öyle yap ki ilk aferini kendin söyle kendine.” derdi. Aslında kendi kendine koyduğu hedefe ulaşma çabasını bir filozof edasında dillendirirmiş. Yani kendini ödüllendirmeyi yaparmış tümüyle başarılı olmasa da.

Evinde yazın kapı ardınca açık, kışın ise kapının üstünde anahtar vardı. İsteyen istediği gibi girerdi teyzemin evine. Evin içinde dolanmaya başladığımda da kutali* gibi dönüp durma, önce ne yapacağını düşün sonra yap” derdi. Meğer teyzem bunu derken bana bir şey istemekle ilgili olarak , “Ne istiyorsun önce zihninde planla ve sonra sor” tekniğini öğretmiş bana.

Ahh benim sevgili teyzem…

Eminim ki orda da birilerine çok şeyler öğretiyordur.

Hiçbir şey yapmasa, boş zamanlarında habire yün çorap örüyordur canım teyzem.

*İşmar:Göz kırpma
*Kutali:Doğal ağaçtan yapılan mikser
 

Yayın tarihi: 14.07.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

Gülin yazını okurken okadar hislendimki ancak bu kadar olur yazınla beni çocukluğuma gönderdin ögünler gözümün önünden tekrar geçti.eline kalemine sağlık iyiki varsın

14.07.2014 15:40:23 ekrem özgen