Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

AİLE(M)!

 YAZARI TAKİP ET X
Gülin Kayalı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Gülince Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Uzmanı
UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Aile denildiğinde akla anne, baba, çocuk üçgeni gelir. Bazen çiftlerin istemelerine rağmen çocukları olmaz. Beklerler, beklerler…

Bazı aileler, kardeşlerden birinin ikinci, üçüncü çocuğunu alarak boşluğu doldururlar. Teyzesi ya da halası, çocuğun annesi olur. Bazen de, anne baba evlendikten sonra çocuk yapmak zorunluymuş gibi, dünyaya getirdikleri yavrularının bakımını büyükanneye bırakırlar. Çocuk anne ve babasından ayrı kalınca, birlikte yaşadığı büyükanneyi, annesi olarak kabul eder. Anne ve baba eksik gidermenin mutluluğunu yaşarken, çocuk aile kavramını yaşayamadan, yoksunluk içinde büyür.

ÇOCUKLARINIZDAN UZUN SÜRE UZAK KALMAYIN

Bir yaşına kadar çocuğun ihtiyaçları; doyurulma, beslenme gibi, bakım odaklıdır ama bir yaşından sonra, çevreye ilgisi artar. Çocuk, anne ve babanın onunla vakit geçirmesine ihtiyaç duyar, kendini güvende hissetmek ister.

Bir arkadaşım bana, kendi hikâyesini anlatmıştı:

Bizimkiler ben doğduktan hemen sonra, annem tekrar hamile kalınca, beni babaannemin yanına bırakmışlar. Babaannemin evinde yaşarken, karşı yamaçtaki evlerin birinde ailemin oturduğunu düşünürdüm. Bir taşın üzerine oturup evden birinin çıkmasını beklerdim. Okul tatil olunca annemle babamın yanına giderdim. Kardeşlerimle olmak beni çok mutlu ederdi. Ama annemin hiçbir zaman çocuğu olamadım. Annem bana baktığı zaman hiç sevmediği babaannemi görürdü. Köyden ayrılırken ayrı, köye dönünce ayrı üzülürdüm. Ne değişik duygular yaşardım. Sonra, liseyi okumak için, 13 yaşında anne babamın yanına gittim. Annem benim yaptığım hiçbir işi beğenmedi. Durmadan bana, sanki ben babaannemin kızıymışım gibi; “Sen hiçbir şey öğrenmemişsin!” derdi. Ben kimin çocuğuydum bilemedim. Bana hiç “kızım” demedi. Anneme galiba kötü şeyler hatırlatıyordum. Mümkün olduğu kadar ona görünmemeye çalıştım. Üniversiteye gitmeyi düşünmüyordum, sonra evden kurtulmak için iyi bir yol olduğunu düşündüm. Okulu bitirdim tekrar bir şans daha vererek ailemin yanına döndüm. Ama yine olmadı. Çözüm olarak ben bir aile kurmalıyım diye düşündüm ve bir ailem oldu. Çocuğumu çok seviyorum, kocamı çok seviyorum,ailemi çok seviyorum.

Arkadaşım, yaşadıklarından dersler çıkararak ailesine sımsıkı bağlanmıştı. Kötü bir hikâyeydi ama gerçekti.

Benzer üzüntülerin yaşanmaması dileğiyle…
 

Yayın tarihi: 14.09.2015
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.