Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ACILARIN EN BÜYÜĞÜ…

 YAZARI TAKİP ET X
Göksu Telmaç’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Ülkemiz üst üste sarsıcı olaylarla karşı karşıya kaldı. Herkes tek yürek oldu, hem şehitlerimiz hem deprem felaketi ve sonrasında yaşananlar için büyük üzüntü duydu.

Acılar üst üste gelse de birbirini unutturmayacak. Özellikle şehit ailelerinin yaşadığı travma ve yas atlatılması çok güç bir süreçtir.

İnsan psikolojisinde belki de en büyük acı ve üzüntü evladını kaybetmekle yaşanır. Bir çocuk, anne ve babasının gelecek projesidir. Yaşama amacıdır ve her gününü ona adadığı parçasıdır. Çocuğunu kaybetmek, yaşama amacını, gelecek projelerini bir anda kaybetmektir. Tarifi imkansız bir acı ve yası beraberinde getirir.

Çocuğunu kaybeden ailelerin yaşayacağı süreçte ilk etapta adeta durumun şokuna girerler ve kabul edemeyip inkar ederler. Böyle bir şey olmamış gibi, rüyadaymış gibi tarif ederler. Kapıdan girecekmiş, telefonla arayacakmış gibi gelir. Ardından öfke etabı gelir. “Neden benim çocuğum, neden ben değil de o?” diyerek duruma öfke duyarlar. Yasın en sonunda ise kabul gelir ve “Hayat devam ediyor” diyerek hiç unutmasalar da hayatlarına ve gündelik yaşantıya devam ederler.

Bu süreçte psikolojik destek almak yas sürecini daha kontrollü hale getirir. Ailenin bu acıyı bir anda unutmasını beklemek, ağlamasını, acısını yaşamasını engellemek ertelenmiş yasa neden olur. Bu acı eşini ve kardeşini kaybedenler için de aynıdır. Vatan için çarpışan çocuklarıyla duydukları gurur acılarını azaltsa da bitiremez. Bu acıyı içe atmak yerine yaşamak, ilerideki ağır depresyon ve diğer sorunlardan bir parça da olsa koruyacaktır.

Deprem sonrası yaşanan travmalar da büyük psikolojik hasarlara neden olur. Ailesini, yakınlarını, evlerini kaybeden bireylerin hayatı bir anda kabusa döner. Travma sonrası stres bozukluğuna neden olur ve uyku bozukluğu, depresyon, kaygı bozuklukları gibi pek çok problem gözlenebilir. Sevdiklerini, evlerini kaybeden kişiler güven alanlarını da kaybetmişlerdir. Sokakta ya da çadırda kendilerine uzanacak güvenli bir el bulmak isterler. Onarılması gereken pek çok acı, kayıp vardır.

Bu süreçlerde pek çok psikoloji ve ruh sağlığı dernekleri afet bölgelerinde masalar kurmaktadır ve çocuk-yetişkin herkese yardım eli uzatmaktadır. Özellikle çocukların yaşadığı ve tek başlarına baş edemedikleri travma belirtilerini aza indirgemek bu gibi desteklerle mümkündür.

Belki pek çoğumuz için hayat devam edecek ama şehit ailelerinin, depremzedelerin acıları kolay iyileşmeyecek. Yasın ömrü yoktur ama ilk bir senenin her türlü yas için çok yoğun olduğu bir gerçektir. Kişiler “Geçen sene bugün…” ile başlayan cümlelerle ilk bir seneyi çok zor atlatırlar. Daha sonraki yıllarda da devam eden acıları giderek kabul noktasına ulaşır.

Tüm şehit ailelerine ve depremde kayıpları olan vatandaşlarımıza başsağlığı diliyorum.

Bu gibi felaketlerde toplumsal duyarlılığımız ve yardımlaşma gücümüz en önemli ihtiyaç ve ilaçtır. Dayanışma gücümüzün artarak devam etmesi dileğiyle…
 

Yayın tarihi: 27.10.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

O kadar üzülüyorum ki deprem yüzünden hayatlarını kaybedenlere... Allah ailelerine sabır versin. Bir çocuk kaybetmedim ama çok yakınım kaybetti ve bu gerçekten büyük bir acı. Bu konuya değindiğiniz için teşekkürler Göksu Hanım. İnşallah çadır ev sorunları hallolur da sonrasında bu travmayı yaşayanların psikolojik durumları ile ilgilenilir..

27.10.2011 17:49:15 şelale ırmak

Elinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş Göksu Hanım, şimdi artık hayatta kalanların yaralarının sarılma zamanı, deprem anına tanık olmuş çocuk, genç yaşlı herkesin destek alması şart. 5.3 lük bir deprem yaşadım hem de deprem merkezine uzak bir yerde, aylarca kendime gelemedim, bu insanlar çocuklar ne yapsın