Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

EVLENMEDEN AYNI EVDE YAŞAMAK

 YAZARI TAKİP ET X
Gökçen Erdoğan’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Gizli Kapaklı Şeyler Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı - Cinsel Terapist
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Her şeyin türü tükeniyor da insan fikrinin türü sürekli çoğalıyor, ne mutlu bize! Farklı yetişme biçimlerinden, farklı kültürlerden, farklı bakış açılarına sahip milyonlarca insan var ülkemizde. Gün geliyor mahalle baskısı tartışılıyor, gün geliyor yozlaşma. Birbirimizi yadırgamadan, yargılamadan ve insani ölçülerde yakınlık ve saygı duyarak sürdüreceğimiz yaşam, hepimizi bir parça daha mutlu kılacak. Bunu bir hekim ve bir terapist olarak tüm kalbimle dileyerek sadede geliyorum. Çünkü sadette ne çok insanla buluşacağımı biliyorum. Evlenmeden birlikte yaşamak bu ülkede bazı kesimlerce ‘mevzu’ bazı kesimlerce ‘gereklilik’ bazı kesimlerce ‘aman bize ne’ olarak görülüyor. Cevap mı? e) hiçbiri.

Evlenmeden birlikte yaşamak, yalnızca bireysel tercih

Ailesiyle yaşayan ve kutsal evlilik bağının oluşumuyla hayatının değişeceğini bilerek büyüyen, yani birlikte olduğu kişiyle aynı evde yaşamasına olumlu bakılmayan hatta imkansız kılınan gençlerimiz, özellikle üniversite gençliğiyle yaptığım söyleşilerde bundan sıklıkla yakınıyorlar. Sevgilileriyle aynı evde yaşamanın hayatta basamak atlatacağına inananlar dahi var. Oysa birlikte yaşamanın artıları gibi eksileri de var. Bu paylaşımım, bir seçimi değiştirmek için değil, bir seçimin, artıları ve eksileri bilinerek, tam anlamıyla bilincine varılarak yapılması içindir. Ukdelerden uzak olmak ve pişmanlıklarla yakından tanışmamak içindir.

Birlikte yaşamanın artıları gibi eksileri de var!

Gençlere sürekli olarak hatırlattığım, paylaşmayı daima borç bildiğim bir şey var: Aileleriniz haklı ya da haksız olabilirler, size dilediğiniz kuvvette argümanlarla gelmeyebilirler. Fakat insanları yetişme biçimlerinden ve o güne dek görüp yaşadıklarınızdan ayrı düşünemezsiniz. Onları anlama gayretinizden asla vazgeçmeyin. Aksi yönde bir seçiminiz varsa sonuna dek savaşın, fakat önceliğiniz daima ‘ikna’ olsun. Ve siz, yalnızca ‘desinler’ için, içinde bulunduğunuz sosyal çevrede dışlanmamak, yadırganmamak için gerçekten inanmadığınız şeylerin peşinde olmayın, onları amaç edinmeyin. Gerçekten istediklerinize ise canınızdan bir parçaymış gibi sahip çıkın. Hayır lafın gelişi değil, istekleriniz canınızdan birer parçadır bir yerde.

Sabahları gözünüzü açınca karşınızda o jilet gibi adamı görmeyebilirsiniz

Biraz önceki cümlelerimde anneliğimin kokusunu alırken terapist kimliğimin kokusunu aman ha atlamayın derim. Birlikte yaşamak konusuna yeniden dönersek, eksilerden söz etmekle başlayalım. Büyüklerimizin çok inandığım bir sözü vardır bir insanı yolculukta ve tatilde tanımakla ilgili. İşte buna çok katılırım ve bir de aynı evi eklerim. Bir insanla dışarıda buluşmanın öncesi yapılan hazırlık aşaması, kişisel pr'ımızın da bir parçasıdır. Sabahları gözünüzü açınca dışarda gördüğünüz o jilet gibi adamı bulamayabilirsiniz. Arabasına gösterdiği özeni çoraplarına da gösterdiğini mi zannediyordunuz! Sanırım biraz safsınız. Kadının makyajsız halini korkunç mu buldunuz, ne o siz yataktan rimelle rujla kalktığımız mucizesine mi tutunuyordunuz! Anlayışlı bulduğunuz sevgiliniz, sizi günde 2 saat görerek anlayışlı olabiliyor da günde 14 saat görünce 7 kat anlayışlı olabileceğinden emin misiniz? Bu matematik tutmayabilir, ben söyleyeyim.

Haftada 2 gün para harcarken cömert davranan adam haftada 7 günde de o kadar bonkör olacak mıdır dersiniz? Ya da erkek arkadaşlarınızla çıkarken sizi babasının evinde sabırla bekleyen kadın, kendi evinizde dört duvar arasında yalnız otururken de sabırla bekleyecek midir? Cevaplar evet olabilir ama aynı oranda hayır olabilir. Belkilere hiç girmiyorum, keşkeler bizden zaten uzak olsun her daim. Ya tüketmek? Bir insanı okumak ve bitirmek, tüm sürprizleriyle tanışıp şaşkınlıkları unutmak, gizemi hepten yok etmek… Dilerim olmaz ve olmaması gayet de mümkün ama olursa işte bu sahiden çok yazık olur. Birini keşfetmek ömür boyu sürerse ne de güzel olur!

Birlikte yaşamanın artıları mı?

Bakın heyecanlanıverdim. Dışarda en bakımlı hallerini gördüğünüz insanın en doğal halleriyle tanışmak, hangi saatte neyi yaptığını bilmek, ansızın karşına çıkan filmde ağladığı sahneyi yakalayabilmek, yaşamın yalnızca avmlerde, sahillerde, caddelerde el ele tutuşularak paylaşılan anlardan ibaret olmadığını layığıyla idrak edebilmek, hastalanınca en sevdiğin ellerden çorba içmek, ekonomi yapmanın bile sevdiğinle başka olabileceğini hissetmek, sevgiliyi uykuda uzun uzun izleyebilmek, aynı evde yaşandığı için kavgalardan sonra bir an önce barışmak zorunda kalmak…. Gerçekten büyüleyici. Fakat unutmayalım ki azami paylaşımla, yüz göz olmadan, sihri yitirmeden, sürprizleri tüketmeden yaşamak lazım her anı.

Aynı evlerde ayrı hayatlar yaşayacağınıza ayrı evlerde aynı hayatı yaşayın, olmaz mı? Ya da ayrı evlerde aynı hayatı yaşamak için yanıp tutuşuyor musunuz, birleştirin evleri ve hatta eminseniz hayatları. Denge dediğin bir kadınla bir erkeğin birbirine en güzel biçimde tutunması...

Yayın tarihi: 23.09.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.