Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

OBEZOJENİK ÇEVRENİN DÜZELTİLMESİ ŞART

 YAZARI TAKİP ET X
Fatma Yiğitoğlu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Obezite oluşumu sadece metabolizma hızınızın yavaş olması, genetik, tükettiğiniz besin/içeceklerin kalorisinin fazla olması, sahip olduğunuz hastalıklar ve fiziksel aktivite azlığı değil, çevresel faktörler de kilo almanıza neden olur. Yani, yaşadığınız çevre de obeziteye neden olmaktadır. Sizin içinizde bulunduğunuz koşullar kilo almanızı sağlıyorsa obezojenik çevrede bulunmaktasınız.

Obezojenik çevreyi oluşturan koşullara baktığımızda:

  • Teknolojinin ilerlemesiyle daha ucuza mal olmuş yüksek kalorili besinler,
  • Fiziksel aktivite azlığına neden olan koşullar: Teknolojik cihazlar, iş hayatında masa başında geçirilen sürenin artması, ulaşım koşullarının değişmesi
  • Spor için yeterli alan olmaması, kapalı alan yetersizliği
  • Bisiklet yolu olmayışı/azlığı
  • Çocuklar için dışarıda oyun oynama gibi güvenli koşulların oluşturulamaması
  • Çevrenizde size sürekli bir şeyler yemek için ısrar eden insanlar
  • Fastfood veya yüksek kalorili besinlerin ucuz fiyata satılması ve her yerde olup kolay ulaşılması,
  • Tüketilen porsiyonların giderek büyümesi
  • Düzensiz beslenme şekillerine/öğün atlamaya neden olacak iş koşulları
  • Bu durumu düzeltecek sistemlerin/politikaların az olması

Peki, maruz kaldığınız obezojenik çevreyi bireysel olarak nasıl düzeltebilirsiniz?

  • Masa başında bir işe sahipseniz gün içinde masadan kalkmak için koşullar oluşturun. Bazı dosyalarınızı veya suyunuzu biraz daha uzak yere koyun. İş yerinde asansör kullanmayın. Daha uzak olan yolu tercih ederek gideceğiniz yere gidin.
  • İş toplantılarında size ikram edilen yüksek kalorili pastalar, kurabiyeler yerine sütlü kahve tüketin. Hem sizi tok tutup hem de az kalori alacaksınız.
  • Fiziksel aktivitenizi artırmak için mutlaka haftalık plan yapın. Ayrıca spor günlerinizi önceden belirlemek size spor yapma disiplinini sağlayacaktır.
  • Çevrenizde size bir şeyler yemek için ısrar eden insanlara hayır demeyi öğrenin veya sağlıklı tarifler ile yemek yapmalarını söyleyin. Böylece sevdiklerinizle hem vakit geçirebilir hem de sağlıklı besinler tüketebilirsiniz.
  • Dışarıda yemek yeme sayısını azaltmalısınız veya zorunlu kaldığınızda doğru sağlıklı yemek tercihi yapmalısınız.
  • Yağlı ve soslu yemekler yerine ızgara/haşlama/kremasız besinler tüketin.
  • Market alışverişlerinizi önceden yapın ve doğru besinleri seçin. Bunlar arasında mutlaka posa yani lif tüketiminizi artıracak besinler olmalıdır. Günde en az 1 kez meyve tüketin ve en az 1 porsiyon sebze tüketimine dikkat edin. Çünkü posa tüketimi sizin tok olmanızı sağlayacak ve daha az kalori alacaksınız.
  • Teknoloji sayesinde yüksek kalorili ama bir o kadar da besin içeriği/besleyici özellikleri az olan besinler sizin kilo almanıza neden olmaktadır. Tabii, bağışıklık sisteminizi negatif etkilediğini de unutmayın. Bu yüzden fast food tüketiminizi ayda 2 defadan fazla olmasın.

Zayıflama tedavisindeki amaç kaybedilen kilonun korunmasıdır. Bunun için beslenme alışkanlığı, fiziksel aktivitenizi artırmanız gibi davranış değişikliğini yapmanız gerekmektedir Eğer çevresel faktörleriniz yeteri kadar sağlanamazsa, davranış değişikliğinizi sağlamanız daha zor olur.

Aslında bu sorun toplumsal bir sorundur. Bunun için devlet, medya, yiyecek endüstrisi, sivil toplum kuruluşları obeziteyi önlemek veya azaltmak için çevre koşullarının düzeltilmesi/oluşturulması sağlayan politikalar gerçekleştirmelidir. Ayrıca toplumdaki bireyler ne kadar iletişim/bilgi çağında olsak da bu konuda yeterli bilgiye sahip değiller. Bu yüzden bireylere sağlıklı besin seçimini ve obezite ile mücadele koşulları konusunda eğitim verilmesi sağlanmalıdır.

Devlet-yiyecek endüstrisi-medya-sağlık gruplarının daha çok iş birliği yapması ve daha bilinçli bir toplum olmak dileğiyle... 

Yayın tarihi: 14.06.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.