Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

PANİK ATAK BENİ BIRAK!

 YAZARI TAKİP ET X
Esra Ezmeci’nin YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Maskenin arkası Uzman Klinik Psikolog
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

42 yaşında, İstanbul’un en iyi reklamcılarından biriydi. Evliydi ve 2 çocuğu vardı. Hayatın koşuşturması, rekabetçi reklam ortamı ne kadar stresli de olsa onu mutlu ediyordu. Bunları düşünürken arabasından indi ve koşarak büyük holding binasından içeri girdi. Toplantıya yine en geç o gelmişti. Bu İstanbul trafiğinde bir yere yetişmek ne kadar da zordu. Koşa koşa toplantı odasından içeri girdi. Bütün gece o araba markasının reklam sunumunu hazırlamıştı. Kendisinden emin bir edayla özür diledikten sonra yerine oturdu. Laptopunu çıkardı, diğerleri konuşurken sunumunu son bir kez gözden geçirmek istedi. O anda, birdenbire içinde bir huzursuzluk hissetmeye başladı, nefes almakta zorluk çektiğini hissediyordu, kalbi çok hızlı çarpmaya başladı. Ellerine baktı, elleri titremeye başlamıştı, yoğun bir korku tüm benliğini kaplamaya başladı. Belki de kalp krizi geçiriyordu. Kendini bayılacak gibi hissetti, bir an önce odadan dışarı çıkmak istiyordu.

Çevresindekiler ona sesleniyordu ama sesler bir uğultu gibi kulağında yankılanıyordu. Son gücünü de topladı ve odadan dışarı fırladı. Diğer arkadaşları peşinden geldi. Beni hastaneye götürün, sanırım kalp krizi geçiriyorum dedi. Hemen yola çıktılar, yol boyunca kalbi çarpmaya, hızlı hızlı nefes almaya devam etti. Hastanenin kapısını gördüğünde biraz daha iyi hissetmeye başlamıştı. Hemen acile alındı, tüm tetkikler yapıldı ama herhangi bir hastalık teşhis edilemedi. Doktorun bir sıkıntınız yok sözlerine sinirlendi. Doktora, eminim ben, kalbimde bir problem var, ne hissettiğimi ne yaşadığımı biliyorum dedi. Doktor ise yaşadığının psikolojik bir kaynağı olabileceğini ve bir psikiyatriste gitmesinin iyi olabileceği yanıtını verdi. Bu olaydan sonra, devam eden bir ay boyunca dört kez daha benzer ataklar geçirdi.

Çeşitli hastanelerde, çeşitli doktorlara türlü testler yaptırdı. Sonuç aynıydı. Bu ataklar bedenindeki bir rahatsızlıktan kaynaklanmıyordu. En sonunda eşinin bulduğu o psikiyatriste gitmeye karar verdi. Doktorun tanısı çok netti. O panik atak hastasıydı.

“Panik Atak”... Günümüzde bu adı sıklıkla duyuyoruz. Ya bu hastalığa yakalanan bir tanıdığın öyküsünden, ya televizyon ve gazetelerde bu hastalıktan nasıl kurtulanacağına dair çeşitli alternatif tedavi yöntemlerinin tanıtımından, ya da bizzat hastalığa maruz kalmamızdan. Kısaca gittikçe zorlaşan hayat şartları, yaşanan yoğun stres ve olumsuzluklarla ortaya çıkan panik atak, çağımızın psikolojik rahatsızlıklarının en önemlilerinden biri.

Peki nedir bu panik atak? Panik atak, en kısa tanımıyla ani olarak ortaya çıkan endişe-kaygı nöbetidir. Bu endişe ve kaygı nöbeti kişinin vücudunda bazı fiziksel belirtilerle kendini gösterir, bu nedenle çoğu zaman kişide yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaratır. Çağın hastalığı olan ve olumsuz şartların yaşanmasıyla ortaya çıkan panik atak, beklenmeyen bir zamanda ve mekanda ortaya çıkabilir. Elbette bu şekilde yoğun korku içinde olan kişi, kendisine çok kötü bir şey olacağını, kalp krizi geçirdiğini ya da geçireceğini, hatta öleceğini düşünür. Yaşadığı fiziksel semptomlarda sorununun kanıtını bulduğunu düşünen, yoğun korku ve anksiyete içindeki kişi, bulunduğu ortamı terk edip, oradan bir an önce uzaklaşmak ister ve yardım alabileceği en yakın sağlık kuruluşuna gitmek ister. Çoğu zaman gidilen hastanede ya da acil serviste bir müdahale gerekmeden yaşanan belirtiler geçer ve kişi kendini iyi hisseder.

PANİK ATAK BELİRTİLERİ:

Panik atak hastaları her atakta ölüm korkusunu hissederler. Bu kolay ve basit bir tablo değildir. Kişi, her atak yaşadığında tüm gerçekliğiyle ve vücudun tüm sistemleri ile belirtileri yaşar. Bu belirtilere gelince;

• Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artım olması
• Terleme
• Titreme ya da sarsılma
• Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları
• Soluğun kesilmesi
• Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi
• Bulantı veya karın ağrısı
• Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
• Kontrolü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkuları
• Ölüm korkusu
• Üşüme, uyuşma, karıncalanma, ürperme ya da ateş basmaları

Bu belirtilerden en az dördü ortaya çıkarsa Panik atak tanısı konulabilir. Panik atak kişinin hayatını sınırlandıran, yaşam kalitesini düşüren zorlu bir hastalıktır. Çoğu hasta atak gelir de müdahale yapılamaz korkusuyla hastanelerden çok uzaklaşmamaya çalışır. Yaşam şartlarını her an hastaneye ulaşabilecek şekilde düzenler. Bu da kısıtlı bir iş hayatına, gittikçe zorlaşan bireysel ilişkilere ve sınırlı bir sosyal hayata neden olur.

PANİK ATAKA TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜDÜR?

Panik bozukluğu tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. İlaç tedavileri panik bozukluğu tedavisinin temelini oluşturmaktadır.

Nörobiyogeribildirim uygulaması bedensel tepkilerinizi anlamanıza ve bunların üstesinden gelmenize yardım eder. Düşüncelerimizin, duygularımız ve davranışlarımız üzerinde çok güçlü bir etkisi var.

Ataklara sebep olan, görünüşte otomatik düşüncelerin ve yanlış yorumların farkında olmayabilirsiniz. Psikoterapiler, özellikle bilişsel davranışçı terapiler duygu, düşünce, davranış ve belirti ilişkisini anlamamıza ve üstesinden gelmemize yardımcı olacaktır. Psikoterapi hastada panik atağa neden olan etkenlerin telkin yoluyla ortadan kaldırılması esasına dayanır. Hastaya panik atakla baş etme mekanizmaları öğretilir. Atağı yatıştıracak nefes alıp verme ve gevşeme teknikleri öğretilir. Bunun dışında panik bozukluğun altında yatan sebepler de psikoterapilerle giderilmeye çalışılır.

Kaygısız, bol keyifli günler geçirmeniz dileğiyle.

Yayın tarihi: 25.10.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.