Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

MASUM BİR AŞK NASIL TAKINTILI BİR AŞKA DÖNÜŞÜR?

 YAZARI TAKİP ET X
Esra Ezmeci’nin YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Maskenin arkası Uzman Klinik Psikolog
 
 

128 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Her şey güzel bir şekilde başlamıştı. Adam kadının isteyebileceği her özelliğe sahipti. Kadını gerçekten iyi hissettiriyordu. Birlikte güzel vakit geçiriyorlardı. Aralarında gerçekten güzel bir iletişim ve tutku vardı. Adam kadınla geleceğe yönelik planlar yapıyordu. Daha kış mevsimiydi ama şimdiden yaz tatili planları bile hazırdı. Kadın artık her şeyiyle adama bağlanmıştı. Planlarını onunla ve ona göre yapıyordu.

Bir süre sonra adam artık eskisi gibi ilgili olmamaya başladı. Her zaman ulaştığı adama eskisi gibi kolay ulaşamıyordu artık. Görüşme sıklıkları oldukça azalmıştı. Ve en sonunda bu durumla ilgili kadının bir isyanında ise adam ilişkiyi bitirmişti. Zaten adamın da beklediği hamle buydu. Kadın önce kabullenmek istemedi. Onunla geçirdiği zamanlar aklından bir türlü çıkmıyordu. Zamanının çoğunu adamın sosyal medya hesaplarına bakarak geçiriyordu. Sosyal medya hesabından kimi beğendi, kimleri arkadaş olarak ekledi diye kontrol ediyordu. Ayrıca adamın kullandığı iletişim araçlarına devamlı bakma ihtiyacı hissediyordu . Şu an neden çevrimiçi, kimle yazışıyor, neden bu kadar zamandır çevrimiçi olmadı gibi sorularla kafası sürekli meşguldü. Kadın artık işine zamanında gidemiyordu. Gece uykuları düzensizdi. Eskisi gibi kişisel bakımınada özen gösteremez olmuştu. Kafasında devamlı o vardı. Belki farklı davransa böyle olmazdı. Keşke isyan etmeseydi. Acaba başka biri mi vardı derken hayat artık onun için zindana dönmüştü. Bu masum aşk artık onu çıldırtacak boyuta gelmişti. Onsuz hayatın hiçbir anlamı olmadığını düşünüyordu.

Bu belki, bazılarınıza tanıdık gelecek bir hikâye. Aslında masum başlayan bir ilişkinin kısa zamanda nasıl takıntıya dönüştüğünün küçük bir örneği. Her ilişkinin bir süresi vardır. Bazıları kısa, bazıları uzun, bazıları ömürlüktür. Peki, ilişki bittikten sonra bunu takıntıya dönüştüren nedir? Ve bundan nasıl kurtulunabilinir? Takıntılı aşk; kişinin platonik yani gerçekte ulaşılamayan bir aşkı ya da ilişki yaşayıp ayrıldığı bir aşkı takıntı haline getirip bütün yaşamını o kişi üzerine kurması ve o kişiye çok yoğun duygular ve düşünceler içinde olup, bu duygu ve düşüncelerin giderek kendisine, çevresine hatta bazen takıntı yaptığı kişiye zarar vermeye başlayıp kişinin bütün işlevselliğini azaltacak bir seviyeye gelmesidir.

Buradaki en önemli kriter kişinin kendisini aşık olduğu kişi olmadan çok mutsuz hissetmesidir. Onun, hayatında kendisi olmadan mutlu olmasını hazmedememektedir. Düşüncelerinde o kişiyi o kadar büyütür ki bir günün büyük bir çoğunluğunu o kişiyi düşünerek, sosyal medya ya da başka iletişim hesaplarından takip ederek ve her paylaşımı, her beğenisiyle ilgili senaryolar yazarak geçirir. Bu şekilde aşık olduğu kişiyi daha da kafasında büyütmeye başlar. Kişi kafasında büyüttüğü o kişi olmadan bir işe yaramadığını, yaşamın onsuz bir anlamı olmadığını düşünür. Bazen bu durum tehlikeli sonuçlara da yol açabilir. Kişinin kendine zarar vermesi, psikolojik problemler yaşaması, takıntı yaptığı kişiyi taciz ya da ona zarar vermeyi düşünmesi veya bu düşüncesini eyleme dökmesi ve bazen de kendini öldürmeye teşebbüse kadar gidebilir.

PEKİ, AŞKIMIZ TAKINTILI AŞKA DÖNÜŞTÜ İSE NE YAPMALIYIZ?

1. Takıntı yaptığımız kişinin hayatını takip etmekten vazgeçmeliyiz.

Sosyal medya hesaplarından ya da diğer iletişim hesaplarından kontrol etmeyi bırakmamız en büyük adımlardan biridir. Unutmamak lazım ki kişinin hayatını takip etmek, bu ilişkiyi ve o kişiyi, kafanızda olduğundan daha büyük hale getirmenize sebep olmaktadır.

2. Gerçek problemin aslında zihninizde olduğunu fark etmeniz gerekir. Aslında aşık olunacak kişiye ulaşamamak, bir araya gelmemek, onsuz kalmak kişinin egosuna, öz güveninede bir saldırı ve kendisinin kontrol edemediği bir durumdur. Kontrol edilemeyen her durum insanı kaygılandırır, korkutur. Aslında o kişiye ulaşamamayı düşüncesel olarak kendimize yapılan bir saldırı olarak gördüğümüz için o kişiyi kafamızda daha da fazla büyütmekteyiz. O yüzden bu hissettiğimiz duygular ve düşüncelerimizle ilgili daha çok farkındalık kazanmaya çalışmalıyız.

3. Gerçekten sizi seven, sevgi veren aileniz ve dostlarınızla daha çok vakit geçirmeye çalışmalısınız. Gerçek arkadaşlarınızla daha çok birlikte program yapmaya çalışın.

4. Takıntı duyduğunuz o kişi olmadan olan zamanlardaki davranışlarınızı uygulamaya çalışın. O hayatınızda yokken arkadaşlarınızla buluşup dışarı çıkıyorsanız, sinemaya gidiyorsanız tekrardan kendinizi kötü hissetseniz dahi o aktiviteleri yapmaya çalışın. Çünkü davranışlar düşünceleri, düşünceler davranışları oluşturur. Davranışları değiştirirseniz düşünceleriniz de değişmeye başlayacaktır.

5. Eğer takıntılarınız çok fazla artar, hayatınızda hiçbir toparlanma yaşayamazsanız mutlaka profesyonel bir destek almanız gerekir. İlaç ve psikoterapi desteği, takıntılı aşkta oldukça iyi yol alınan etkili bir yöntemdir.

Gerçek sevgilerle kalmanız dileğiyle…
 

Yayın tarihi: 14.09.2017
128 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.