Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILIN KUTLU OLSUN PAKİZE

 YAZARI TAKİP ET X
Elif Ebru Wibrew’in YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Offf off… Aha da başladı yeni eğitim öğretim yılı. Ama çocuklara mı hayırlı uğurlu olsun yoksa analara mı?

Benim gibi rahat olanlara sorun yok, hoş geldi sefa geldi de, hırstan gözü dönmüş analara kolay gelsin asıl. Ben genel anlamda bu analara Pakize diyorum. Adı Pakize olanlar alınmasın. Bu ismi pek bir severim. Cümle içinde kullanmaya da bayılırım. O yüzden yani.

Şimdi…. Evet, hırstan gözü dönmüş çocuklar var. Bu hırslı çocuklar okul dışında da burunlarından soluyarak en üst olma durumunu dibine kadar yaşamak isterler. Mutlaka örneklerini öyle ya da böyle görmüşsünüzdür. Azimli olmak iyidir. Ama bu azim her şeyde ben herkesten daha iyi olacağım kısmına gelince bence tehlikeli hırs tanımına girer. Çünkü bu hem çocuğun kendine zarar verir hem de çocukluğunu elinden alır. Bu tür çocukların daha yaş iken törpülenme olasılıkları elbette vardır ama ya bu hırsı genetik yolla aldığı ebeveyni onun değişmesini istemiyorsa? İşte asıl sorun orada başlar. Bu durumda önce Pakize Ana’nın kendini törpülemesi gerekir. Önce “Ana” sonra “dana” durumu.

Evet sevgili Pakize,

Yeni eğitim öğretim yılın sana ve çocuğuna hayırlı uğurlu olsun. Umarım bu yıl bari biraz akıllanırsın. Hırslarına yenik düşüp kendi yapamadıklarını çocuğundan acımasızca beklemeye devam etmezsin.

Bak Pakize. Her çocuk farklıdır ve hepsinin mutlu ve başarılı olduğu ders de yetenek de ayrıdır. Bırak hepsinde başarılı olmasın yahu. Mutsuz olmasından daha mı iyi onu hırs küpü haline getirmen? Sorma şu çocuğa “ Türkçe'de Arif ne not aldı, Fen Bilgisi dersinde Demir’i geçtin mi” diye. Hem çocuk kendini devamlı sana kanıtlamaya çalışıyor hem de o karşılaştırdığın kişilere içten içe kin besliyor anlamıyor musun?

Çocuğun oyun oynarken, kendisinden iyi koşan, hoplayan, top fırlatan ya da ondan daha güçlü başka bir çocuğun olmadığını söylüyor bağıra bağıra. Çocuğun, tekeline almaya çalıştığı arkadaşlarına sadece onu dinlemelerini ve diğer çocuklarla oynamamalarını emrediyor. Ve yine senin çocuğun kendisinden birazcık daha güçlü ya da bir konuda iyi birini görünce, diğerlerini yanına çekip, o güçten uzaklaştırıyor. Sadece kendisini dinlesinler, sadece onun kurduğu oyunlarda oynasınlar diye. Rakip gördüğü diğerlerine ise kulplar takıyor. “Onun boyu kısa, diğeri ezik, öbürünün hızı yavaş, bir diğerinin bilgisayarında o oyun yok oynayamaz, beceriksiz” vs diyerek metazori bir tutumla çocukları birbirine düşürüyor. Görmüyor musun? Görüyorsun tabii.

Çocuğun, diğerlerinde gördüğü her şeyi istiyor. Salih’in mavi terliğinin aynısını, Kamer’in kırmızı pantolonunu, Sude’nin kemanını, Ali’nin dinozorlu tişörtünü, hatta Kerime Hanımlar’ın banyosundaki küveti. Sanem’in babasının cipini bir de. Peki, sen ne söylüyorsun bu istekler karşısında? Yapamayacak olduklarını karalıyorsun. Ama kırmızı pantolon alıyorsun. Dinozorlu tişört de. Hem de aynı yerden. Bir iki olur tabii. Ama sen bunu fotokopi makinesi kıvamında yapıyorsun. Çünkü başkasında olan şey sende olmayınca bir tık aşağı kaymış hissediyorsun kendini. Hemen işe el atman lazım o halde. Aynısını ya da benzerini al, giy ya da giydir. Çocuğuna başkalarının her yaptığını kopyalamayı ağaç yaş iken öğretmek ne kadar da güzel (!)

Bilmiyor musun? Biliyorsun tabii.

Hata sende Pakize. Çünkü ona “sen en iyisin, sen en sportifsin, sen bir milyona kadar sayarsın” diyerek “sen herkesten üstünsün” etiketi yapıştırmaya devam ediyorsun. Evdeyken kendini kral sanan evladın, sokakta diğer kralları görünce, kendine birkaç da şövalye bularak o krallığı yıkmaya koşuyor hemen.

“Sen kısasın, sen benim kadar bu oyunda usta olamazsın, sen bana gol atamazsın” diyor diğerlerine. Bal gibi de gol atıyorlar bu arada. Görmüyor musun? Tabii ki görüyorsun da genetik deyip geçiyorsun.

Bir şey diyemiyorsun çünkü aynı şeyi sen de yapıyorsun değil mi? O yüzden senin çocuğunun yaptığı sana yanlış gelmiyor.  Mimarla mimar, avukatla avukat, doktorla doktor olmayı ne zaman bırakacaksın? Ne de iyiysen onda kal da yarış yapma milletin akademik ya da pratik bilgisiyle be ya.

Niye mi söylüyorum bütün bunları? Şundan: Sen bebene, böyle “gör ve kopyala” modeli bir hayat anlayışı gösterirsen, onun da aynı şeyi yapması kadar daha doğal ne olabilir? Bak, çocuk aynı senin yaptığın gibi, önce hasetle etrafını süzerken tırnaklarını kemiriyor. “Bunu ben icat ettim, en iyisini ben yaparım” söylemlerini kabul etmeyen olursa ya da kendinde olmayan şeylere sahipse yeni gelen, “zaten sendekiler kötü, ben asla sevmem öyle şeyleri” diyor. Diyor da, onda olmayanın ya da karşısındakinin daha iyi oluşunun hazımsızlığını hırçın davranışlarıyla gösteriyor. İlla bir oyunda o yeniyi yenip ispata girişiyor kendini.

Anlamıyor musun? Tabii ki anlıyorsun.

Uzaklarda aranma, çünkü sen içindesin… Paky, birazı genetik olsa de çoğu görsel etki bunların. Senden görüyor. Annenin herkesten üstün olma durumunu anlıyor. Boru mu? Biliyor ki ana, kendisinin de her çocuktan iyi olmasını istiyor.

Yapma Pakize. Hem sana yazık hem sabiye. Ha bak demiyorum ki kötü anasın. Asla değilsin. Anne aslansın ve elbette çocuğun için en iyisini istersin. Sadece yolun yanlış. Hırsla bir yere varılmaz. Başkalarında gördüklerini kopyalamakla ne kendinin ne de oğlunun hırsını törpülersin. Tam tersi hırsın çeperi gitgide büyür.

Diyeceğim o ki Pakizeciğim, sen kendi hırslarını törpülemeden, bebene akıl veremezsin. Kendine çeki düzen ver Paky. Başkasını düşünmüyorsan bebeni düşün. Örnek olma, doğru örnek ol! Seni kendin olmaya, kendin kalmaya, madden var olanla yetinmeye, manen de aşırı hız ve hırs yapmadan gelişmeye, içindeki ukdeleri başkasıyla rekabet etmeden halletmeye, bak o zaman hayat sana da güzel gelecek.

2015- 2016 eğitim öğretim yılın tekrar kutlu olsun. Kendini hırpalamadan ev ödevlerini yap. Saçını başını yolmadan, sakin kalarak derslerine çalış tamam mı? Arif’e Türkçe'de, Demir'e Fen Bilgisi'nde geçit verme. Matematik de zaten şahikadasın. Diğerlerini saymaya ne hacet! Sen parlayan yıldızsın.

Ay pardon! Sen ilkokuldan çoktan mezun olmuştun değil mi Paky? Son paragraf olmadı. Özür çok özür. :)
 

Yayın tarihi: 30.09.2015
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.