Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

“ÇOCUĞUM İŞTAHSIZ! NE YAPMALIYIM?”

 YAZARI TAKİP ET X
Elif Dağlı’nın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Kiraz Bahçesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr.
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

1-5 yaş arasındaki çocukların önemli bir kısmı sağlıklı olmalarına, boy ve kiloları yaşlarına göre normal seyretmesine rağmen; iştahsız oldukları ve yemek yemeyi reddettikleri için ailelerin ciddi kaygıları vardır. Bunların çoğu çocuktan beklentinin fazla olmasından kaynaklıdır. Çocukla ilişkide yaşanan yemek gerginliği neticesinde çocuk tarafından “yemek reddi” ortaya çıkmaktadır.

Hekimler açısından çocuğun muayene bulguları normal ise ve çocukta ani ya da kronik bir hastalık yoksa durum normal kabul edilir. Genellikle ailelerden bir yiyecek listesi tutmaları istenir ve çocuğun günlük diyeti hekim tarafından incelenerek beslenme değerlendirmesi yapılır. Sonrasında ailenin beklentilerinin incelenmesi veya çocuğun bir davranış sorunu nedeniyle bu şekilde isteksizlik duyup duymadığı araştırılmalıdır.

Çocuklar ne hızda büyümeli?

Genellikle ilk bir yaş içersinde süt çocukları 7 kilo alır ve 21 cm uzarlar.

İkinci yılda ise büyüme 2,3 kilogram; uzama ise 12 cm olur.

2-5 yaş arasında kilo alışı yavaşlar ve çocuklar yılda 1-2 kilogram alır, 6-8 cm arasında uzarlar. Bu dönemde genellikle çocukların iştahlarında bir azalma olur. Ailelerin beklentileri ortalama bir çocuk olmayıp eski yediği şekilde yemesi ve eski büyüdüğü hızda büyümesi şeklinde olduğu için endişe ve mutsuzluk baş gösterir.

Yemek seçen çocuklar bu şekilde doğmazlar

Ailelerin çocukları az yediği düşüncesi ile zorlaması ters etki yaratır. 1 yaşından 4 yaşına kadar iştahın azaldığını dikkate alarak, çocukların fizyolojik ihtiyaçlarının da azaldığı düşünülerek yemek konusunda baskı uygulamamak gerekir. Bu yaşlarda çocukların iştahı değişken olur, okul öncesi çocukların bütün gün içinde aldıkları yiyecek miktarı ve toplam enerji ihtiyaçları aşağı yukarı çok değişmemektedir.

Çocuğun az miktarda yediğine inanan aileler çocuğun iştahı konusunda daha fazla tepki gösteren ailelerdir

Okul öncesi çocuklar özerklik kazanmaya başladığı zaman kendi kendine beslenme alışkanlığı geliştirir ve yiyecekler konusunda da seçici olmaya başlar. Eğer aile tarafından zorlanır ve yemek yemesi için baskı uygulanırsa özerklik ihtiyacı çocuğu direnç göstermeye itecektir. 

Küçük çocuklar yeniliklere karşı fobi taşırlar ve çocuklar için yeni yiyecekler çok sevilmez. Bu durum aile tarafından yanlış algılanır ve çocuk seçici yiyici olarak değerlendirilebilir. Çocuklar ilk etapta yiyeceğe olumsuz tepki gösterseler de farklı zaman dilimlerinde tekrarlanan farklı sunumlarla yiyeceği kabul edip olumlu bir davranış takınabilirler. 

Özellikle sıvı içeceklerden meyve suyu, süt veya şekerler çocuğun iştahını kapatabilir ve gelişme geriliğine neden olabilir. Ara öğünlerin veya ufak atıştırmalıkların iştahını kapatmayacak şekilde ayarlanması ve planlanması önemlidir.

Bazı çocuklarda yiyeceği reddetme dikkat çekme davranışı olarak da ortaya çıkabilir

Çocuklar için yemek yememe bir dikkat çekme aracı olarak kullanılabilir. Ebeveynler ve çocuk arasında ilişkinin zorluğunu göstermeye başlar ve iletişimdeki gerginliği ifade eder. Bu çocuğun yiyecekleri kabul etmesiyle ailenin sağladığı ortam arasında bir ilişki vardır. Aile ortamı içinde uyumsuzluk ve huzursuzluk varsa, çocuğun yeme alışkanlıkları da olumsuz olarak etkilenebilir.

Örneğin çocuğu cezalandırmak, tehdit etmek, aşağılamak, yalvarmak, rüşvet vermek çocukları yemek yeme davranışından uzaklaştırır. Sözel olarak takdir ifadesi veya sevecen bir bakış, yiyecek ilişkisinin daha olumlu olmasını sağlar. Çocukların birçoğu birbirini taklit eder, ailenin içinde bulunan akranlarından etkilenerek yiyecek seçimleri ve alışkanlıkları değişebilir. Ailede bir yiyeceği reddeden bir çocuk varsa diğer çocuklar da taklit etme eğilimi gösterirler. Bu nedenle olumlu örnek çocuklarda daha iyi sonuçlar getirecektir.

Yemek zamanı ve atmosfer çocuk için önemlidir

Başka bir şeyle meşgul olmak yerine çocuğa yol göstermek ve hoşgörü içerisinde davranmak gereklidir. Genellikle tüm aile bir masaya oturarak sofra adabı içerisinde yemek yenmesi sağlanmalıdır.

Hekim, iştahsız bir çocuğu incelerken günlük ne kadar kalori aldığını ve öğün miktarını hesap ederek, çocuğun boyu ve kilosunun yaşına göre uyumluluğunu inceleyecek, başka bir hastalığın varlığını araştıracaktır. Bir hastalık bulunmadığı takdirde ise aileye yardımcı olmak için önerilerde bulunacaktır. 

Yemek yemeyen ya da yemek seçen çocuğun ailesine öneriler

  • Çocuğun büyüme hızının yavaşladığını aileye anlatmak, büyüme beklentilerinin gerçekçi olup olmadığını tartışmak önemlidir.
  • Aileye, çocuğa ihtiyacı olan yiyecekleri sunmayı ve çocuğun da yiyeceklerine karar verme yetkisi olduğunu hatırlatmak gerekir.
  • Aileler, çocuğun yaşına uygun ve onun iştahını kapatmayacak ara öğünlerle donatılmış, gereken kalorisi, proteini uygun bir diyet hazırlama görevini üstlenmelidirler. Ancak burada çocuğun günden güne farklı iştah özelliğinde olabileceğini unutmamak gerekir. 
  • Tabağı çok doldurmak, çocuğun demoralize olmasına ve tabağı bitirememesine sebep olmaktadır. Oysa çocuğa öğünlerde küçük porsiyonlar vermek, tabağını bitirdikçe ve talep ettikçe artırmak iyi bir stratejidir.
  • Yemek öncesi ara öğünler ve atıştırmalıklar çocuğa verilmemelidir. Aile, yemek yemenin neşeli ve umutlandırıcı bir etkinlik olduğunu hatırlamalıdır. Gerginlik, rüşvet, ceza, yalvarma ve tehditlerin yemek saatinde olmaması gerekir.
  • Çocuk sofrada 20 dakikadan fazla bulunmamalıdır, eğer bu süre bittiyse yemekten kaldırılmalıdır.
  • Çocuk çok heyecanlı ya da yorgunsa yemek yeme olasılığı daha düşüktür. Özellikle çocukları heyecanlandıran oyunların yemekten 15-20 dakika öncesi sonlandırılması önemlidir. Çocuğun sakinleşip yemek yemeye hazırlanması için 10-15 dakika gerekir.
  • Yemek sırasında alışıldığı üzere kitap, oyuncak, televizyon gibi dikkat dağıtıcılar kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • Çocuğa yaşına göre sofra adabı öğretilmelidir. Yemek, aile ile birlikte yenirse, çocuk masada oturanları taklit edeceği için yararlı olacaktır.
  • Yemek reddinde iştah açıcı ilaçlar kullanılmamalıdır. Çocuğun diyetinin besin kalitesi düşükse vitamin veya mineralle takviye edilebilir. Çocuğun büyüme hızı normal, boyu ve kilosu yaşına göre uygun ise bu vitaminlerin kullanılması da doğru değildir.
  • Çocuğa yemek yemediği için biberonla yatar pozisyonda süt içirilmesi doğru değildir. Yatar pozisyonda beslenmek, çocuğun solunum sistemine ve duygusal gelişimine zarar verebilir.
Yayın tarihi: 24.12.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.