Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

CİNSELLİĞİ YAŞARKEN II

 YAZARI TAKİP ET X
Dolunay Kadıoğlu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

“Hiç cinsel ilişki yaşamadım ama bazen mastürbasyon yaptım. Bu vajinamın şeklini bozar mı yani daha önce ilişki yaşamışım gibi? Geçen hafta erkek arkadaşımla bu konuda sorun yaşadık daha önce ilişkiye girdiğimi düşünüyor. Sizce doğru olabilir mi?”

“Dudaktan öpüşmeyle gebelik riski var mı?”

“Kızlar orgazm olduklarında kızlıkları bozulur mu?”

“Kız arkadaşımla üzerimizde iç çamaşırlarımız varken sürtünme yoluyla ilişki yaşadık, O kaygılanıyor, gebe kalma ihtimali nedir? Çamaşırlarımızdan geçer mi?”

Şaşırdınız mı?

"Bu kadar da olmaz" diyenlerinizi duyar gibiyim ya da Ben de buna benzer durumlarda kaygılanmış ve merak etmiştim" diyenleriniz de olabilir…Bunlar 16 yıldır karşılaştığım sorulardan sadece bazıları…

Üreme sağlığı cinsel sağlıkla ilgili farklı yaş gruplarından gelen bu sorular beni hem düşündürür hem de üzer ama bir o kadar da kızdırır.

Soranlara değildir kızgınlığım. Bizi bu soruları sormak durumda bırakan, yeterli cinsel eğitimi vermediği gibi bununla da övünüp adına ahlak, namus diyen ilgili tüm zihniyete kızarım.

Okul günlerimi hatırlarım, biyoloji derslerindeki insan bedeni maketi gözlerimin önüne gelir bir an ve sorarım kendime o makette neden cinsel organlar yoktur?

Bize üreme ve cinsel organlarımızı anlayacağımız şekilde anlatsalardı ne olurdu? Bedenimize ait çok önemli işlevleri olan cinsel organlarımızla ilgili doğru bilgilere sahip olsaydık ne olurdu acaba? Eğitim sistemimizde insan bedeniyle ilgili dersler neden-sonuç ilişkisi kurularak anlatılsaydı, sorgulamamıza, araştırmamıza izin veren bir eğitim sistemimiz olsaydı neler olurdu acaba?

Neler neler olurdu! İşte ilk aklıma gelenler;

• Her şeyden önce yukardaki sorular ve yazamadığım binlerce soru olmazdı

• Çocukların, gençlerin ve hepimizin cinsellikle ilgili doğru bilgileri olurdu

• Bedenimizi gerçek anlamda sever ve korurduk, kendimizle barışık olurduk

• Garip korkularımız olmazdı, cinselliğimizi keyifle ve birbirimize saygıyla yaşardık

• Vajinismus, orgazm sorunları, erken boşalma gibi cinsel işlev bozuklukları yok denecek kadar az olurdu

• İstediğimiz zaman, bedenimiz ve ruhumuz hazır olduğunda çocuk sahibi olurduk

• İnfertilite oranlarında düşüş olurdu

• HIV/AIDS ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma riskimiz çok düşük olurdu

• Erkeklerin cinsel konularda her şeyi bildiklerini zannetmezdik ve biz kadınlarda bedenimizle ilgili konularda söz sahibi olurduk

• Cinselliğimizi (erkekliğimizi ya da kadınlığımızı) abartmadan, daha dengeli yaşardık

• Erkekliğin ölçütü penisin boyu değil ne kadar “Adam” olduğu olurdu

• Tecavüz, taciz olaylarında düşüş olurdu

Okuyana Bilgi

Cinsellikle ilgili sıkıntılı duygular yaşamamızın, utanılacak bir durummuş gibi algılamamızın temel nedeni, cinsellikle ilgili korkuların, yanlış bilgilerin, abartılı söylencelerin, günah ve yasakların doğduğumuz andan itibaren ailemiz ve yaşadığımız toplum tarafından bilinçaltımıza kaydedilmiş olmasıdır.

Tüm bu bilinçaltı kayıtları, inançlarımızı ve korkularımızı oluşturur. İnançlarımız ve korkularımızsa davranışlarımızı belirler. Aslında, yukarıdaki koşullarda yetişen bir bireyin cinsel fobilerinin olmasına çok da şaşırmamak gerekir.

Hayalim; kendisiyle, bedeniyle, duygularıyla barışmış, dengeli, bedenine ve ruhuna ait sorumlulukları alabilen, huzurlu ve mutlu bireylerin çoğalması... 

Sorularınızın cevaplarını cesurca aramanız dileğimle…

Soru sormak özgürlüktür!

Sevgiyle

Yayın tarihi: 17.08.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (3)

Dolunay hanım, Umarım yazdıklarınız Doğu'dan Batıya en ücra köşelere kadar ulaşır. Karanlık olan ve bugün okurken güldüğümüz ama bizim gerçeğimizi herkes farkeder. Cehaletin yerine aydınlık günler olur. Yüreğinize, ellerinize sağlık...

24.08.2011 11:36:15 Senay Alpaslan

Blue çağını çok derin izlerle geride kalmış ve daha çocukken cinsel istismara maruz kalmış genç bir kadın olarak düşünceleriniz katılmamak elde değil.Şaşırtıcı bir sonuç belki ama cinsel hayatımda geçmişime nazaran sorunsuz sürdüren nadir insanlardanım...Tek kaygım 5 yaşını yeni bitirmiş bir kız çocuğunun annesi olmak. bu konuda tavsiye ve yardımlarınızı bekliyorum.Onu en hasarsız ve kendiyle barışık bir birey olarak nasıl yetiştirebilirim.En içten saygı ve sevgilerimle..

18.08.2011 12:26:06 Gülcan TUNCER

Sevgili Gülcan hanım, merhaba, ülkemizde cinsel travması ya da olumsuz anısı olmayan kadın yok gibi gerçekten ama bu hepsinin gelecekteki cinsel yaşamlarında oumsuzluklar yaşacağı anlamına gelmez, bu nedenle lütfen kızınızı yetiştirken rahat olun. Ona "hayır" demeyi , bedenine istemediği hiç kimsenin dokunmasına izin vermemesini öğretin ve cinsel sorular sorduğunda onun anlayabileceği şekilde anlatmaya çalışın ve çok zorlanırsanız uzmanlardan destek alın,sevgiler

18.08.2011 13:55:48 dolunay kadıoğlu
3 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER