Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

HAMİLE KALMAYI KOLAYLAŞTIRICI İP UÇLARI

 YAZARI TAKİP ET X
Doç. Dr. Güliz Onat’ın YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Uluslararası Emzirme Danışmanı Hamile&Cinsel Sağlık&Pilates Eğitmeni
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre infertilite (çoçuk sahibi olamama); 1 yıl boyunca korunmasız cinsel ilişki ve haftada 4-5 kez düzenli yapılan cinsel ilişkiye rağmen hamile kalınamaması durumudur.

Hamile kalmayı etkileyen en önemli faktörler yaş, cinsel birleşme sıklığı ve zamanlamasıdır.

1- YAŞ FAKTÖRÜ:

Yaş faktörü doğurganlığı etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Kadın ve erkek için doğurganlığın en yüksek olduğu dönem 24-25 yaşlarıdır. Yaş ilerledikçe doğurganlıkta belirgin azalma meydana gelmektedir. Yaşla birlikte yumurtaların sayı ve kalitesinde azalma görülmekte; ek olarak döllenen yumurtanın rahime yapışma şansı düşmektedir.

2- SIKLIK

  

Hamile kalmak için önerilen, haftada en az 4 kez cinsel birleşmedir. Yumurtlama zamanında düzenli birleşme faydalı olabilir.

3- ZAMANLAMA

  

Yumurtlama zamanında cinsel birleşme hamileliği kolaylaştırır. Yumurtlama zamanını belirlemek için çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemleri öğrenmeniz için bir uzmanla çalışmak yararlı olabilir. Spermin kadın vücudunda 72 saat, yumurtanın ise 24 saat yaşadığı düşünülürse, bir kadının 28 günlük bir siklusta hamile kalma olasılığı, siklusun ortasına rastlayan 3 gündür.

Eldeki kanıta dayalı bilgilere göre; hamilelik oranlarının en yüksek olduğu dönem; yumurtlamadan iki gün önce yapılan cinsel birleşmedir. Her gün cinsel birleşmenin faydalı olduğu ancak tek başına yeterli bir faktör olmadığı belirlenmiştir.
Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere düzenli cinsel ilişki sıklıkla önerilmektedir.

4- STRES

 

Pek çok açıklanamayan infertilite vakalarında, tüp bebek tedavisi görüp de başarılı olamayan çiftlerin, tedavi almadığı yani yoğun stresten uzaklaştığı zamanda kendiliğinden hamile kalması, stresin üreme olaylarındaki etkisini açıklamaktadır.

Açıklanamayan infertilite; kadın ve erkeğin üreme organ ve fonksiyonlarına ait herhangi bir anormallik olmamasına rağmen, korunmasız ve yeterli cinsel ilişki sıklığına rağmen, hamile kalınamaması durumudur.

5- HAMİLE KALMAK İÇİN HANGİ CİNSEL BİRLEŞME POZİSYONLARI UYGUN?

  

Klinik araştırmalarda hiç bir pozisyonun diğerine üstünlüğü kanıtlanamamıştır. Ancak üreme endokrinolojisi uzmanı Dr. Anate Brauer, kalçanın bir yastık ile yükseltildiği misyoner pozisyonunda spermlerin rahim ağzından kolayca geçip, rahime ulaşabileceğini belirtmektedir.
Cinsel birleşme sonrası, alınacak bazı pozisyonlar, spermlerin, kadın döl yoluna kolayca girmesini sağlayabileceği yönünde bazı bilgiler dolaşmaktadır. Bunun için cinsel birleşme sonrası, kadının kalçasının yastıkla hafifçe yükseltmesi; ayaklarını havaya kaldırarak (bisiklet çeviriri gibi) yatak içinde düz bir şekilde yatması ya da sadece düz bir şekilde uzanması halk arasında sıkça önerilenler arasındadır. Herhangi bir pozisyonun, diğerine üstünlüğünü kanıtlayan kanıt değeri taşıyan bilgiler mevcut değildir.

Önerilen pozisyonu sağlamasına rağmen kolayca hamile kalan ya da kalamayan kadınlar elbette vardır. Ancak eski moda bile olsa bu uygulamalar sağlığa zararsız uygulamalar olduğundan, denemenin bir zararı yoktur ve belki de hamile kalma şansını arttırabilir. Ancak hamile kalmada en belirleyici faktör yumurtlama olduktan sonraki zaman diliminde cinsel birleşme yaşamaktır.

6- HEMEN AYAĞA KALKMAMAK

  

Yapay üreme teknolojilerinden bir tanesi olan intrauterin inseminasyondan sonra kadınların 15 dakika sırtüstü yatmasının etkili olduğunu belirten çalışmalar bulunmaktadır. Bu amaçla erkeğin boşalmasının ardından, kadının hemen ayağa kalkmaması, cinsel birleşme sonrası 10-20 dakika kadar sırt üstü uzanmak ve ayağa kalkmamak önerilmektedir. Böylelikle yer çekiminin etkisiyle spermlerin rahim ağzına ulaşamamasının etkisi azalmış olacaktır.

Unutmamak gerekir ki, bazen kadınların vaginal salgılarında spermleri öldürebilecek maddeler bulunabilmektedir. Bu bilgi açıklanamayan infertilite vakalarında bir dayanak olarak kullanılmaktadır.

7- STRESİ AZALTMAK ÖNEMLİ

  

Hamile kalmaya çalışan çiftler arasında cinsellik belli bir süre sonra haz, keyif alma yerine iş odaklı hale dönüşmektedir. Oysaki istenilen tam ve gevşemiş bir cinsel birleşmedir. Böylelikle kadının vaginasının ıslanması mümkün olup, cinsel ilişki daha az ağrılı olacaktır. Stresin hamile kalmayı zorlaştıran olumsuz etkileri unutulmamalıdır.

8-YAŞAM BİÇİMİNİ DEĞİŞTİRMEK

  

Üreme sitem ve fonksiyonlarının normal çalışabilmesi için, sağlıklı yaşam biçimini benimsemek önemlidir. Sigara, alkolden uzak durmak, paketli ve işlenmiş gıda tüketimini sınırlamak, fazla kilolardan kaçınmak, stres düzeyini kontrol altında tutmak, özellikle erkeklerin dizüstü bilgisayarları kucaklarında tutarak çalışmaması, cep telefonlarını testislere yakın taşımamaları, hamam, sauna gibi sıcak ortamlarda yoğun şekilde bulunmaktan kaçınması, sıkı ve sıcak tutan giysilerden kaçınması, soyalı yiyeceklerden uzak durmaları, erkeklerin selenyum desteği, kadınların hamilelik öncesi folik asit desteği almaları, tiroid bezinin sağlıklı işleyişi, çiftlerin oksijeni bol ortamlarda düzenli yürüyüşler yapması, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz yapmaları hamile kalmayı kolaylaştıracak önemli unsurlardandır.

9- İHMAL ETMEYİN

  

Bir yılı aşın süredir hamile kalmaya çabalıyorsanız, 35 yaşını geçmiş ve düzensiz adet kanamalarınız varsa, vakit kaybetmeden bir uzmana danışmanız faydalı olacaktır.

Yayın tarihi: 11.10.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.
Uluslararası Emzirme Danışmanı Hamile&Cinsel Sağlık&Pilates Eğitmeni Doç. Dr. Güliz Onat’ın DİĞER YAZILARI TÜMÜNÜ GÖSTER