Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BİR ANNE EŞİTTİR BİR DEVLET

 YAZARI TAKİP ET X
Aylin Anne’nin YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Anneler Gezegeni Özel Eğitim Öğretmeni ve Psikolojik Danışman
Uzmanımız artık burada sorularınıza yanıt veremeyecektir. Sorunuzun yanıtını uzmanımızın daha önceden yanıtladığı sorular içerisinde arayabilirsiniz.
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Uzun zamandır yazmak isteyip, yazamadığım bir konu bu.

Geçtiğimiz günlerde meslekte 10. yılımı tamamladım. Zihinsel engelliler sınıf öğretmenliği sertifikası alırken aklıma kalan en önemli şey, ailelere rehberlik etmek olduğuydu. Hatta öğrencilerimin annelerini belirli günlerde toplayıp, onların sorunlarını dinlemek istemiştim. Ders başlamadan veya ders bitiminde sohbet ediyorduk. Hepimize çok iyi geliyordu.

Çünkü engelli bir çocuğun annesi olmak demek, dünyanın önce başınıza yıkılması, sonra yıkılan dünyanın yeniden anne tarafından tek başına ayağa kaldırılması demek. Dünyanın en büyük streslerinden biri denebilir. O nedenle kova kova gözyaşı dökmüş, yıllarca gerçekten gülememiş bu annelere saygım sonsuz.

Önce eşleri ve aileleri yaralamış birçoğunu. “Senin yüzünden” denmiş, çocuktaki engelin tek sebebi anne olarak gösterilmiş. Şanslı bir azınlığı aileden destek görmüş ancak sosyal darbelerle incinmiş. Acınmış, dışlanmış, küçümsenmiş çocukların annesi olmak nasıl bir sabır ister, düşünebiliyor musunuz?

Annelerden darbe yemiş çoğu. “Ay, senin çocuğun sakat mı? Yazık...” gibi samimi olup olmadığı belli olmayan yaklaşımlar üzmüş çoğu kez.
Hamileliğimde down sendromu tarama testlerinde yaşadığım stresi hatırlıyorum da… Down sendromlu çocukların annelerinin hepsinin ellerinden öpüyorum. Ata doğduktan 1, 1.5 yaşına gelinceye kadar “acaba otizmli mi?” kaygısıyla başa çıkmaya çalışmıştım. Otizmli olmadığına sevinirken çocuğu otizmli olanlara olan saygım bin kat daha artmıştı.

Ta ki şu an çalıştığım okuluma gelinceye kadar annelerle harika bir işbirliğimiz vardı. Ama şimdi yok. Çünkü öğrencim var ama anneleri yok. Tamamına yakını kimsesiz çocuklar yuvasından geliyor. 1 anne ile sürekli görüşüyoruz, onun dışında öğrenci velim yok.

Özel eğitimde velinin rolü çok büyüktür. Düzenli ve sürekli olarak görüşür, çocuğun gelişimi için aynı noktaya güdüleniriz. Rehabilitasyon merkezindeki öğretmenler, anneler, bendeniz, fizyoterapistler, babalar… Tek hedefe kilitlenip kısa zamanda çok şeyi aşabiliriz. Diğerlerine de gerek yok. Sadece annelerle işbilirliği yapmak her şeyi öyle kolaylaştırıyormuş ki… Kıymetini anladım.

Okulda

Sınıf öğretmeni olarak ben,
Rehber öğretmenlerimiz,
Okul müdürümüz,
Müdür yardımcılarımız,
Hizmetli personelimiz,

Yuvada
Sosyal hizmet uzmanı,
Grup öğetmeni,
Bakım veren anneler (her gruba 2-3 anne bakıyor)
Psikologlar,
Branş öğretmenleri
Pedagoglar,
Dışarıda gidilen kurstaki özel eğitim öğretmeni,
Oranın pedagogu,
Eğer gidiyorsa pskiyatrist…

Hepimizin varlığını, gücünü toplasak bir annenin tırnağı kadar etmiyoruz. Olmuyor. Bu toplama işlemi anne kelimesinin yanında herzaman sıfır çıkıyor.

Çocukların gözlerindeki o gizli buğuyu nasıl anlatsam? Ya da kirpiklerindeki tonlarca ağırlığı…

Hepsi annelerini görünce kayboluyor biliyorum. Çünkü anneleri ziyaret edince o hafta pırıl pırıl parlıyor bakışları.

Geçen gün bir yerde sordular annelik nedir diye; şu yanıtı vermiştim: Bir anne = bir devlet imiş. Gerçekten ama gerçekten annelik bu dünyadaki en büyük şeymiş.

Anneliğinizin kıymetini bilin anne dostlarım, koskoca devlet bile çok aciz bir annenin yokluğunda…

Bu nedenle, anneliğinize güvenin, kendinize güvenin. Kuşkuların ve korkuların sizi kuşatmasına izin vermeyin.

Bir anne eşittir başlı başına bir devlet...

Aylin Atasağun

Yayın tarihi: 21.05.2012
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.