Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

"UYDURUVER GİTSİN" İLE FARK YARATAN KADIN

 YAZARI TAKİP ET X
Arzu Hoşgör’ün YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Bütün duvarları bembeyaz kireç üzerine rengârenk boyalarla süslenmiş bir köydeydim geçtiğimiz günlerde.

Burası, İzmir, Çeşme’nin küçücük ve çok şirin Germiyan Köyü.

Köyün renkli ve süslü duvarlarını görünce merak ettim açıkçası kim ya da kimler yapıyor? Nereden çıktı bu fikir diye?

Yolda gördüğüm birisine sordum kimin yaptığını. Nuran Erden dedi. Gittim evine. Canım ülkemin misafirperver köylüsü, sanki kırk yıllık ahbapmışım gibi davet etti. Oturduk. Sıcacık sohbet ettik. 

Germiyan köyünde doğmuş, büyümüş. İlkokul mezunu. Neredeyse bu yaşına kadar çobanlık yapmış ama konuştuğunda kendisini hayranlıkla dinlediğiniz akıllı, entel ve vizyon sahibi bir kadın.

"Köyün bütün duvarları rengârenk boyanmış. Nerden aklınıza geldi?" diyerek başlıyorum sorulara.

“Bizim köyümüz çok güzel ama ne deniz kenarı ne de yol üstü. Arada derede kalmış bir köy. Bu yüzden de hiç dışardan kimse gelmiyor. Ben de insanlar gelsin görsün istiyorum. Gelmeleri için bir fark yaratmam gerekiyor, farkındayım. Başladım düşünmeye. Bir şey yapayım ama ne yapsam? Ne yapsam? diye epeyce düşündüm. Kafa patlattım. Zaten o ara tahta sandalyelerin üstüne çiçek, böcek bir şeyler yapıp boyuyordum. Birden aklıma geldi. Neden duvarları da böyle boyayla süslemeyeyim dedim?”

“Bizim komşularla paylaştım. "Hadi hadi sende kendini bir şey zannediyorsun. Kimse ilgilenmez. Kimse gelmez bir duvar resmini görmek için buraya" dediler.

“Bakın göreceksiniz nasıl olacak. Herkes merak edip gelecek ve resim çektirecek” dedim. “Duvarlarınızı kireçle boyayın, ben de üstlerine resim yapayım. Mutlaka duyulur ve birileri merak eder gelir." Kimse inanmadı. “Kim gelsin? Bir resim için gelinir mi?” dediler, durdular. Ben kimseyi dinlemedim."

İnsanın etrafında her zaman neyi neden yapamayacağını söyleyen bir dolu insan olur, fark yaratanlar ise bütün bu insanlara rağmen başarma isteğiyle canla başla çalışanlar olur. Tıpkı Nuran Hanım’da olduğu gibi. 

“Bildiğiniz sulu boyayı ve sulu boya fırçasını aldım. Başladım evlerin duvarlarına bir şeyler çizip boyamaya. Bir yere gidince oraya ait bir şey alırsın üstünde, mesela “İstanbul hatırası” yazar ya… Ben de bu yüzden önce Germiyan hatırası çizdim duvara. İstedim ki gelen burada resim çektirsin ve herkes duymaya başlasın. Ve gerçekten de öyle oldu. Her gün birileri köye fotoğraf çektirmek için gelmeye başladı. Tabii bütün köy halkı çok memnun oldu” diyor, kinayeli.


Diğer taraftan duvarlara çizdiği resimlerin üstüne, yanına de mesaj veren yazıları da unutmamış Nuran Hanım. 

Aslında bence nereden mezun olduğumuz, nerede okuduğumuz ya da nerede yaşadığımız değil önemli olan şey. Asıl önemli olan, bir şeyi istemek, olacağına yürekten inanmak ve bunun için etrafındaki negatif konuşmalara rağmen, bu yolda adım atacak cesarete sahip olabilmek. 

Sorularıma devam ediyorum ve “eşiniz, çocuklarınız ne diyor?” diye soruyorum.

Bir kahkaha patlıyor. “Yok ayol, ben evli değilim” diyor. “Hiç evlenmeyi düşünmedim. Çünkü benim gibi entel dantel kadını kim çeker köy yerinde? Bir de ben özgür ruhluyum, bana karışamazlar. Nereye istersem giderim. Ne istersem onu yaparım. Köy erkeği gelemez böyle şeylere, bende en iyisi mi evlenmeyeyim dedim” diyor, pür neşe. 

Öyle doğal konuşup anlatıyor ki, ruhuna iyi geliyor insanın. 

İstanbul’dan Kadıköy Belediyesi çağırmış. Bir parka gidip duvarları renkli boyalarla süslemiş Nuran Hanım. 

Bir formata göre mi çiziyorsunuz diyorum “ Hayır, ben aklıma nasıl eserse öyle süslerim, içimden geldiği gibi uydururum” diyor.

Hatta şimdi sosyete ismi “kişiye özel tasarım” oldu. Oysaki bizim buralarda bir şey dikeceğimiz ya da yapacağımız zaman “uyduruver gitsin deriz” diyor gülerek. “Uyduruvererek çiziyorum, boyuyorum duvarları” diyor. Resimlerden siz karar verin, uydurulmuş gibi mi?

Eğer sizin de çok istediğiniz, inandığınız ama yapmaya cesaret edemediğiniz bir şey varsa belki de şimdi tam zamanıdır o cesur adımı atmak için, tıpkı Nuran Hanım gibi…

Arzu ben, kendi köyünü binlerce köyün önüne geçirmek için nasıl fark yaratacağını bulan, aslında bir insan isterse, inanırsa ve çalışırsa her şeyi başarabileceğini bizlere gösteren köylümüz Nuran Hanım’a büyük bir hayranlık duyan şehirli bir kadın…

Yayın tarihi: 10.08.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.