Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

TEŞEKKÜRÜ BORÇ BİLİRİM ÖĞRETMENİM

 YAZARI TAKİP ET X
Arzu Hoşgör’ün YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

135 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Okuduğum devlet okulundaki öğretmenlerim her zaman benim büyük şansım oldum. Çünkü hepsi birbirinden değerli, donanımlı süper öğretmenlerdi. Bana çok şey öğrettiler. Onlara çok şey borçluyum.

Ama bir öğretmenim vardı ki benim hayatımdaki önemi çok büyüktür, bana kattıkları çok değerlidir.

Saygıdeğer edebiyat öğretmenim Hakkı Özdemir.

Edebiyat ve Türk dilini doğru kullanım konusunda ve bildiklerini, biz öğrencilerin seviyesine inerek anlatma konusunda bir üstattır kendisi bana göre.

Ne kadar şanslı olduğumuzu o küçük yaşlarımızda kavrayamadığımızı üzülerek itiraf etmeliyim.

Bize tüm ödevlere ilave olarak “Bir tane kitap okuma” ödevi verirdi ve derdi ki “Okuyun ve kitabı tek bir sayfada özetleyin. Kendi cümlelerinizle ve size kattığı duygularla bağlantı kurarak yapın bunu.”

Hepimiz “Offf hocam yaaa bu nasıl ödev böyle, böyle de ödev mi olur? Koca kitabı tek sayfada anlatacakmışız yok artık …“ diye söylenirdik önceleri.

Kitap

Kızmamıza rağmen, okurduk ödev kitaplarımızı okumasına da! Anlatmak istediğini gel de anlat, vermek istediğin duyguyu gel de ver bakalım tek sayfada, kolaysa!

Ne kadar zor gelirdi, öyle yazardım olmazdı; böyle yazardım olmaz. Saatlerce uğraşır, bir dolu sayfalarım çöp olur; bazen yapamıyor oluşum gözyaşı olur ve sonunda tek sayfaya da sığmazdı zaten.

Ama hocamız da neden tek sayfaya sığmadı demez, “Olacak devam” diyerek yüreklendirirdi bizi.

Hatta eklerdi “İleride bu alışkanlığı edindiğiniz için bana teşekkür edeceksiniz, haydi devam çocuklar, gönülden isterseniz her şeyi yapabilirsiniz.” Benim için çok değerliydi söyledikleri.

Bu ödevler, tekrar tekrar olunca artık sesimizi çıkartmadan yapmaya başladık.

Ve gerçekten de çalışa çalışa, her kitabın özeti tek bir sayfada bitiverir olmuştu.

İşte o günlerden gelir benim yazı yazma alışkanlığım. Yaşadıklarımı, duygularımı tek sayfaya sığdırışlarım.

Boğazımda düğümlenen her şeyi yazıyla anlatıp rahatlayışım.

Yazı yazmak o kadar güzel bir alışkanlıktır ki, rahatlatır, sakinleştirir, güzelleştirir.

Öfkeyi dindirir, sessiz çığlıklarınıza bir ses, bir nefes olur.

Haftalar sonra okuyunca güldürür, seneler sonra okuyunca ağlatır.

Ama hepsinde de enerjinizi dışarı akıtır, ruhunuzu hafifletir.

Bence mutlaka deneyin, ne kadar işe yaradığını göreceksiniz. 

Meğer çok değerli öğretmenim beni bugünlere hazırlamış fark etmeden, bilmeden.

İşte bu sebeple;

Öğretmen demek, gelecek demek; öğretmen demek, hayat demek.

Öğretmen demek, ilim demek; öğretmen demek, minicik bir dokunuşla hayatımızı değiştiren demek.

Öğretmen demek, yolumuzu aydınlatan ışık demek.

Arzu ben, bu vesile ile önce saygıdeğer öğretmenim Hakkı Özdemir’e bana kattıkları için teşekkürü bir borç bilen, sonra O’nun ve tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü'nü saygıyla kutlayan bir öğrenci…

Yayın tarihi: 23.11.2015
135 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.