Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

SEVGİNİN YILI 2017

 YAZARI TAKİP ET X
Arzu Hoşgör’ün YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Yeni yıla girmeye sayılı günler kaldı…

Adı üstünde ‘YENİ’ yepyeni, gıcır gıcır :)

Bana, ruhuma, hayatıma o çok iyi gelen ve bir zamanlar yaşayarak keşfettiğim bir şeyi anlatmak, paylaşmak istiyorum burada, yepyeni bir yılda, yeni, farklı bir bakış açısı olsun istedim.

Çok fırtınalı ve yağışlı bir günde hava yolculuğu yapmam icap etti. Uçağa binerken inanılmaz bir yağmur, fırtına, siyah denecek kadar koyu bulutlar vardı. İçimde zaten fırtınalar kopuyordu. Pencere kenarındaki koltuğuma oturdum. Dualarımı okudum ve uçak havalanmaya başladı. O ilk havalanma zamanındaki uçağın sesi ve ani yükselişi beni her zaman biraz tedirgin eder. Dışarıya bakıyorum, fırtınayı görüyorum. Acaba nasıl uçacağız diye tedirginim. Yükseldik, ama bulunduğumuz yükseklikte birden sallanmaya başladık, derken hava boşluğuna düşüyoruz. Herkes endişeli, korkuyor. Belli ki bulunduğumuz seviye fırtınayı atlatmamız için yeterli değil biraz daha yükseliyoruz. O esnada hostesler güven veren güler yüzlü sesleri ile yanımızdalar. Bir şeye ihtiyacımız var mı diye soruyorlar, sevgiyle. O kadar iyi geliyor ki, bir de onların bu kadar rahat olduğunu görünce, insan kendisini daha rahat ve güvende hissediyor. Derken zamanla biraz daha yükseliyoruz sallantılar azalıyor, yükseldikçe kurtuluyoruz sanki o girdaptan ve dışarı bir bakıyorum her yer bembeyaz bulutlar, turkuaz rengi gökyüzü ve bütün ihtişamı ile güneşi görüyorum. Aşağıya bakınca bulutlar, fırtına evet var ama çok şükür atlattık, çıktık içinden diyorum, diyoruz.

Sonra birden bire bir ışık yandı kafamda. “AAAA işte hayatta bu değil mi Arzu?” dedim kendi kendime. Yaşadığımız sıkıntıları gri bulutlar, fırtınalar diye düşündüm. Uçağı da ruhumuz diye. Oturduğum yer ise hayata nereden ve nasıl baktığımı gösteriyordu bana göre.

Hostesler dostlarımızdı, ihtiyacımız olduğunda elimizi tutan, güven veren. Ve pilot da bizim adımıza hayatı yönetendi, adına ne koyarsanız.

Yaşadığımız sıkıntılar ruhlarımızın yükselmesi, mertebe atlaması için bir fırsat diye düşünüyorum. İnsan o fırtınayı yaşarken içinden geçerken başka bir şey düşünemiyor belki hatta hiç geçmeyecekmiş gibi geliyor. Korku, endişe, tedirginlik, keşke o uçağa binmeseydim pişmanlıkları hatta öfkesi sarıyor bütün vücudunuzu, zihninizi. Ama şahit oldum ki ruhen yükselirsek o fırtınaların, sıkıntıların nasıl geride kaldığını görüyor ve aslında ne kadar güzel ve bembeyaz bir hayatın olduğuna tanıklık ediyor insan yeter ki o yükselmeye izin verelim ve yükselince her şeyin geride kalacağına inanalım.

İşte şimdi diyorum ki, bizim için, ülkemiz için her ne yaşanırsa yaşansın 2017 de biz hep yükselmeye niyet edelim, inancımızı sağlam tutalım, bu yıl sadece SEVGİ yılı olsun. Anahtarımız SEVGİ olsun. Herkesle sevgi ile konuşalım. Kalbimizden konuşalım. Sevginin açamayacağı hiçbir kapı yoktur.

Arzu ben, 2017’yi SEVGİ yılı ilan eden, her yerin, canım ülkemin, bütün dünyanın SEVGİ dolu insanlarla dolmasına niyet eden, sevgiyle konuşmanın ve davranmanın en büyük erdem olduğuna tanıklık eden sevgi dolu bir birey, bir evlat, bir anne, bir eş, bir kardeş, bir dost.

Yayın tarihi: 30.12.2016
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.