Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

GİRİŞİMCİ OLMAK İSTEYEN KADINLAR

 YAZARI TAKİP ET X
Arzu Hoşgör’ün YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Girişimci kadınlar

Nükhet Boz ve Elman Pekmez

Enerjik, çalışkan, yaratıcılığı tavan yapmış birbirinden tamamen farklı iki girişimci kadın. 1979 doğumlular.

Üniversite yıllarında yolları kesişir; iki iyi dost olurlar. Mezun olduktan sonra farklı mimarlık şirketlerinde çalışmaya başlarlar. On sene profesyonel yaşantıdan sonra beraberce iş yapmaya karar verirler. Ancak iş ortaklığı yapan pek çok arkadaşın ya da ailelerin, ortaklık esnasında anlaşmazlığa düştüğünü ve dostluklarının bittiğini bildikleri için başta kararsız kalırlar.

“Para işin içine girince ne dostluk ne kardeşlik kalmadığına tanık olduk” diyorlar. Bu yüzden önce çok tereddüt etmişler, iş kurarlarsa bunca yıllık dostlukları bozulur mu diye. Sonra bozulmasın diye oturup detaylıca konuşmuşlar. Konuştukları ve karar verdikleri her şeyi net bir şekilde kaleme dökmüşler. Birbirlerinin karakterlerine göre iş bölümü yapmışlar. Yetki ve sorumluluklarını belirleyip, büyük bir heyecanla işe koyulmuşlar.

Diyorlar ki “Eğer bir arkadaşınızla iş ortağı olmaya karar verirseniz, korkmayın sadece yetki ve sorumlulukları çok doğru belirleyin ve bu kararlara mutlaka uyun. Bir de iç sesinizi dinleyin tabii” diyorlar o coşkulu kahkahaları ile :)

Ve samimi bir şekilde anlatmaya devam ediyorlar; “Şirketi kurduk ve deli gibi çalışmaya başladık, önce iş almakta zorlandık sonra aldığımız işleri bitirmekte. Çünkü her şeyi sadece ikimiz yapıyorduk. Yanımıza birilerini alacak kadar kazancımız olmadığı gibi para da kazanamıyorduk hatta cepten gidiyordu. Diğer taraftan ya evlerimize çok geç gidiyorduk ya da çalışmaya evde devam ediyorduk. Evli ve çocuk sahibiydik ama işe o kadar yoğunlaşmıştık ki maalesef iş ve ev dengesi diye bir şey kalmamıştı, hatta eşlerimiz “yeter” demeye bile başlamıştı. Bütün bunlara rağmen biz vazgeçmedik çünkü önce kendimize ve başaracağımıza inanmıştık. Ve biliyorduk ki gönül verilerek başlanan bir işe, sabırla emeğinizi ve zamanınızı verirseniz, sonuç çok güzel olur. Ve yarıda bırakmadık, yola devam dedik. İyi ki de devam etmişiz” diyorlar.

Derken yavaş yavaş işler açılır ve bugün emeğinin karşılığını alan, iş ve aile dengesini çok iyi oturtmuş, çok başarılı iki girişimci kadın olurlar.

Ve girişimci olmak isteyen tüm kadınlara da tecrübe ile sabit tavsiyeleri var tabii ki. “Öncelikle girişimci olmaktan korkmayın, herhangi bir üniversiteden mezun olmasanız bile girişimci olabilirsiniz. Önce hangi işte uzman olduğunuzu keşfedin, cesur olun ve adım atın, kendinize güvenin ve inanın, küçük başlayın ama başlarken kendinize mutlaka yapabileceğiniz hedefler koyun. Bir ulaşılabilir hedefleriniz olsun küçük küçük; bir de evrene gönderdiğiniz sınırsız büyük hedefler :) diyorlar, kahkahalar atarak. Çalışın sabırla hem de çok çalışın. Çünkü sonunda başarı mutlaka geliyor. Hangi işi yaparsanız yapın önemli değil yeter ki severek, inanarak ve isteyerek yapın, coşkunuzu, pozitif enerjinizi işinize yansıtın.”

Arzu ben, bu röportajla beraber “Hiçbir başarı tesadüf değildir”e bir kere daha şahit olan, böylesine pozitif, çalışkan, cesur, başarılı bu iki kadının tüm kadınlarımıza örnek olmasını dileyen, kadın olmaktan bir kez daha gurur duyan, bir kadın… 

Yayın tarihi: 10.10.2016
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.