Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

EMEKLİ OLMAKTAN KORKMAYIN

 YAZARI TAKİP ET X
Arzu Hoşgör’ün YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Emekli olduğum günlerdeyim ben :)

Yirmi iki sene olmuş iş hayatıma başlayalı. İşim rakamlarla ilgili olduğundan yoğun günler ve gecelerde rakamlarla boğuştuğum çok oldu.

Neyse ki bitti, ohhh, şükürler olsun.

Hep emekli olanlara şöyle derler, boşluğa düşmedin mi?

Hemen cevap vereyim; yok efendim, hiç boşluğa düşülmüyormuş. Hatta yapacak o kadar çok şey varmış ki zaman yetmiyormuş 

Peki, neler mi yapıyorum?

Öncelikle 12 yaşımdaki kızımla, izinlere sıkışmadan vakit geçirmenin keyfini yaşıyoruz.

Bu yaz kızımla ilk kez doya doya bir yaz tatili geçirdik mesela.

Bol bol denize girdik. Beraber kahvaltılar hazırladık. Bal badem tadında sohbetler ettik. Bunun yanında yaz tatili ödevlerimizi bitirdik.

Geleceğe dair güzel planlar yaptık, sınır koymadık, evrene gönderdik mesajlarımızı :)

Yazlıkta beraber temizlik yaptık. O süpürdü, sildi; Ben yemek yaptım tıpkı küçüklüğümde annemle yaptığımız gibi. Silerken sular

yerlere döküldü, biz de gülmekten yerlere döküldük :)

Yani eğlence haline getirdik yaptığımız her işi...  Severek yapılan her iş, sevgi enerjisi ile çevrildiğinden sonuçları muazzam güzellikte oluyor. Yaptığınız her işi severek yapın, sevginizi katın, tavsiye ederim.

Canımız ne istiyorsa, o an onu yaptık aslında, hiçbir şeye sınır koymadık. Nasılsa ilk kez vaktimiz bol...

Hatta çok severek izlediğimiz bir dizinin çekimleri vardı, bulunduğumuz tatil beldesine yakın bir yerde. “Anne gidelim mi” dedi. “Hadi“ dedim. Çığlıklar tavan yaptı. “Anne çılgın mıyız? “dedi. “Evet” dedim. Heyecanla bindik arabaya, açtık müziğin sesini sonuna kadar, bağıra çağıra şarkı söyleye söyleye, oraya gittik. Yolda, “anne ya orada değillerse ya da bizimle resim çektirmeyi kabul etmezlerse” dedi. “Bu kadar sevgi ve coşku enerjisi varken üstümüzde her şey istediğimiz gibi olacak merak etme” dedim ve gerçekten de öyle oldu, dizideki tiyatrocular kırmadılar bizi, resim çektirdik. Yetmedi sete girdik, çekimlerini bile seyrettik, gece geç vakitlere kadar :)

Siz de olmasını istediğiniz şeylere coşkunuzu ve sevginizi katın mutlaka, göreceksiniz ki bu enerjinin önünde olumsuz hiç bir şey duramaz, denemesi bedava :)

Bu yaz bir ilk daha oldu, üniversitede tanışıp mezun olduktan sonra ayrı şehirlerde yaşamamıza rağmen 26 senedir bağlarımızın uzaklaşmak bir yana, kardeşe dönüştüğü arkadaşlarımla ilk kez bu yazı beraber geçirdik. 

Tesadüfen, kızlarımızda aynı yaşlarda olunca, tadı damağımızda kaldı.

Tabii emeklilikte ilkler biter mi? Bitmezmiş :)

İlk kez yemek yapmaya başladım mesela. Daha doğrusu yemek yapmayı öğrenmeye başladım diyelim.

E öğrenmenin yaşı yok değil mi ama?

Öyle internetten filan da bakmıyorum yemek tariflerine. Anne yemeği olsun istiyorum. Kızım okuldan, eşim işten gelince, evimiz anne yemeği koksun istiyorum. Kızım büyüdüğünde, o kokuyu duyduğunda, her nerdeyse, beni hatırlasın istiyorum, tıpkı benim gibi... Öyle olunca da arıyorum annemi, “senin yaptığın gibi olsun, senin yemeklerin gibi koksun anne, tarifini anlat bana “diyorum.

Başladım karnıyarıkla, biber dolması ile. Bir de ev ahalisini soru yağmuruna tutuyorum, olmuş mu diye, yapıcı her türlü eleştiriye açığız tabii. Eksik, fazla ne varsa bileyim ki, bir sonraki sefer daha iyisi olsun. Gülmeyin sakın, ne de olsa yeni başladım okula :) 

İlkler bitmedi. Oturduğumuz muhitte pazarı keşfettim. Her şey ne kadar taze, ne kadar ucuz anlatamam. Her hafta sonu canlarımla haftalık yemek menüsü çıkartıyoruz. Bu işimi çok kolaylaştırıyor. Siz de mutlaka yapın derim. Her gün ne yemek yapacağım ya da ben bu yemeği sevmiyorum derdim ortadan kalkmış oluyor. Sonra doğru pazara. Pazarda alışveriş yapmanın bana verdiği heyecan ve mutluluğu anlatamam. Bir de bana yenge diye sesleniyorlar ya. Çok hoşuma gidiyor, çok gülüyorum kendime :)

Daha çok ilklerim var benim, yapacağım ne çok şey var bir bilseniz. Başladım bile yapmaya. Hepsini anlatacağım size yazımlarımda.

Özendirmek gibi olmasın ama ben çok sevdim “emekliyim” demesini de emeklilik hayatını da... 

Arzu ben, dört dörtlük yaşımın bana öğretmek için sunduğu tüm güzellikleri sevgi ile kabul eden okula yeni başlayan, ilk okul bir öğrencisi...
 

Yayın tarihi: 27.09.2016
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

Kah gülümsedim, kah gözlerim doldu. Çok güzel bir yazı olmuş. Huzur dolu. Nicemize emeklilik diliyorum. Dolu dolu ama! Ece Ertem