Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

BİR DOSTA

 YAZARI TAKİP ET X
Arzu Hoşgör’ün YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Sevgili dost,

Neden böyle başladım bilir misin satırlarıma, hep dost diye seslenirdin bana da ondan…

Duydum ki meraktaymışsın beni…

Sorup duruyormuşsun el âlemlere…

Konuşuyormuşsun, bilip bilmeden, ileri geri…

Hani her derdinde koşup geldiğinde, bu omuzlar hazırdı ya ağladığın omuz olmaya; mutlu olduğunda güldüğün omuz olmaya, işte ondan yazıyorum bu satırları sana…

Ben bilirdim ki! Dostluğumuz sevgidendi, kan bağımızdandı, kardeş gibi büyümemizdendi, neredeyse yarım asırdır paylaştıklarımızdandı ey dost…

Sahtelik barındırmazdı, arkadan konuşmayı yakıştırmazdı.

Dürüstlük ve şeffaflık ilkemizdi.

Hani hatırlar mısın çocukken arı sokmuştu beni, çok canım acımıştı, çok ağlamıştım, kimseye söylemeden odama girmiştim de, saatlerce çıkmamıştım. “Uykum var, uyuyacağım” demiştim annemlere, üzülmesinler diye…

Sonra sen yanıma gelmiştin, “ Neredesin? Ne oldu?” diye sormuştun, ağrım geçmek üzereydi, ilk anki gibi de acımıyordu artık ama yine de ilaç sürmüştün ısrarla.

Bir de ağrımı unutayım diye ne şakalar yapmıştın karşımda, gülmeye hazır bene, ne kahkahalar attırmıştın...

İşe de yaramıştı aslında. Ben hiç bir şey olmamış gibi kalkmıştım ayağa, dökülmüştük yine sokaklara güle oynaya, hatırladın mı ey dost?
Sen bilirsin beni, ben bazen kapanırım ya odama...

Ağrım geçene kadar kimseye gidip anlatmak istemem ya…

İşte ben, ortalarda görünmediğimde, o zamanlardaydım.

Öyle zamanlarda izin ver bana…

Ama sonra ne merak ediyorsan, eskisi gibi yap. Bana gel, bana sor, konuşalım…

Ben anlatayım, karıştırma başkalarını. Başkaları bana ait yaşanmışlıkları ne kadar doğru bilir? Kendilerince doğru bildiklerini, benim anlatacağım kadar gerçek ne kadar anlatabilir ki ey dost?

Yanında olmasam da, bir telefon kadar yakın değil miyim sana?

Ağrılarımı atlatmış olsam da yine de senin şakalarına ihtiyacım vardır kim bilir?

Ne de olsa dost demedin mi bana?

Hayattaki en değerli tutunağımız inançlarımızdır bizim; aileden böyle gördük, böyle yetiştik biz…

Onun için ağrılarım geçince eskisinden daha sağlam basarım yere, bilirsin sen…

Hatta her ağrıya şükrederim, beni daha dayanıklı, daha olgun, daha güçlü, daha inançlı, daha merhametli, daha sevgi dolu, daha güler yüzlü kıldığı için…

İşte böyle dost 

Ben her zaman buradayım, evimin kapısı da, gönlümün kapısı da sevgiyle açık sana, ne zaman istersen buyur gel bana…

Arzu ben, pek çok kişinin hayatlarında böyle dostlar olabileceğini düşünen, herkese dostum denmemesi gerektiğini tecrübe eden ve gerçek dostluklara pırlanta kadar özen gösterilmesi gerektiğine inanan…
 

Yayın tarihi: 17.08.2015
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.