Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ARILAR İÇİN EL ELE

 YAZARI TAKİP ET X
Arzu Hoşgör’ün YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Arı demek benim için; balını seve seve yediğim ama yanıma geldiği zaman kaçtığım ya da kovduğum minik bir böcekti.

Buna rağmen her zaman kendisini de renklerini de çok sevdim arıların; sanırım küçüklüğümüzdeki “Arı Maya” çizgi filmindeki sevimli sevgi dolu “ARI”nın etkisi olsa gerek :)

Arılar ile ilgili bildiğim en değerli bilgi, bal yaptıkları aslında ama dahası, çok daha fazlası varmış, sizlerle paylaşmak istedim.

Arılar, insanlık için doğadaki en önemli görevlerden birisini üstlenmişler de farkında değilmişim; meyve ve sebzelerin üremesini ve çoğalmasını sağlamak…

Peki, bu nasıl oluyor?

Tohum ve meyvenin oluşabilmesi için tozlanmanın olması gerekiyor. Yani çiçek tozlarının dişicik tepesine taşınması gerekiyor.

Tozlanmada en etkili olan canlılar arılar. Arı, çiçekleri bal özü almak için ziyaret ediyor aslında, tozlanmayı yapmak gibi bir amacı yok.
Çiçeklerin en dip kısmında bulunan bal özü keselerine ulaşırken, olgunlaşmış çiçek tozu keselerinin patlaması ile açığa çıkmış olan çiçek tozları, arıların kanatlarına ve vücuduna yapışıyor. Böylece arı uçarken kanatlarını çırpması ile vücuduna ve kanatlarına yapışan çiçek tozlarını diğer çiçeklere dökerek tozlama işini yapmış oluyor ve bu sayede de çiçekler dölleniyor. Yani ürüyor, çiçek açıyor, tohum veriyor; meyve ve sebze oluyor.

Ancak üzülerek, birkaç ay önce arıların dünyamızı terk etmeye başladığını ve daha da kötüsü kitle halinde kaybolup yok olduklarını ve ne ölülerinin ne de nereye gittiklerinin bulunamadığını öğrendim. Çok üzüldüm…

Einstein, yıllar önce söylediği cümlesi ile arıların insan ve canlı hayatındaki önemini çok net ifade ediyor “Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz”

Aslında görünmeyen büyük bir tehlike var.

Ve işte bu sebeple arıları kurtarmak için yola çıktık biz şirket olarak.

Toplum Gönüllüleri Vakfı, inandığımız, güvendiğimiz ve sürdürülebilir projelere imza atan bir vakıftır.

Biliriz ki yaptığımız bağış her zaman doğru yerlere, doğru şekli ile ulaşır. Bu sebeple, kendileri ile çalışmaktan ve aynı yolda yürümekten çok keyif alırız.

Ve sloganımız da aynıdır. “Anahtar gençlerimizin elinde”

Bundan aylar önce çok sevdiğim arkadaşım koşan gazeteci-yazar Yonca Tokbaş’ı aradım.

“Yonca, TOG ile yapabileceğimiz bir proje var mı?” diye sordum.

Bir çığlık koptu :)

“ARILAR” dedi…

“İnsanlık için arıları kurtarmalıyız. Bu işin duayeni Debra Roberts’i getirmeliyiz ve TOG gençlerine ve bize eğitim vermeli ve sonra biz de “arı gibi” çalışıp tüm Türkiye’ye bunu anlatmalıyız. Var mısınız?"

“VARIZ” dedik ve o zamandan beri de bu konu ile ilgili “arılar gibi “çalışıyoruz.

Toplantılar, uzun süren hummalı çalışmalar, organizasyonlar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz.

Hatta arılara isim bile verdik :) “Anadolu Arıları” dedik…

Şimdi Debra Roberts burada :)

Toplum Gönüllüleri ve gençleri, Yonca Tokbaş ve ben Matematik köyünde buluştuk.Debra Roberts’tan eğitim alıyoruz.

Amacımız; "Arıların yok olmasını nasıl önleriz? Onlardan korkmadan, kovmadan, öldürmeden nasıl yaşarız? Çoğalmalarını sağlamak için neler yapabiliriz?" ve buna benzer daha birçok soruya cevap bulup bunları yaymak. Bunun için bir araya geldik.

Öğrendiğim her şeyi burada sizlerle paylaşıyor olacağım. Lütfen sizin de sorularınız varsa yazın bana. (arzu.eryuce72@gmail.com)

Sorayım, hatta cevabını burada vereyim sizlere.

Ama o zamana kadar siz de bu konudaki farkındalığınızı gösterin, bahçenize, balkonunuza, camınızın önüne ÇİÇEK EKİN. Sonra bırakın arılar işini yapsın.

Arzu ben, geleceğimizin gençlerin ve arıların elinde olduğunu çok iyi bilen ve bunu herkese anlatmak ve farkındalık yaratmak için bu yola seve seve çıkan bir gönüllü…

Yayın tarihi: 31.10.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.