Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

TÜRKİYE'DE HER ON ERKEKTEN YEDİSİ SÜPERMAN

 YAZARI TAKİP ET X
A. Cem Keçe’nin YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Erkeklerin cinsel hayatlarındaki en büyük kâbuslarından biri de hiç kuşkusuz erken boşalmadır. İstatistiklere göre, ülkemizde cinsel hayatı aktif olan her on erkekten yedisi hayatının bir döneminde erken boşalma sorunu yaşamaktadır. Peki, erken boşalma tanısı nasıl konuluyor? Erken boşalmanın tanı kriterleri neler? Erken boşalma bir hastalık mı? Erken boşalmanın bir tedavisi var mı? İşte yanıtları…

Erken boşalma tanı kriterleri

Erken boşalma, erkeğin boşalma refleksi üzerinde istemli kontrolünün olmaması durumudur. Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, çok az bir uyarılmayla, kişinin istemesinden önce, vajinaya girme öncesi, girer girmez ya da hemen sonra boşalma olması erken boşalma olarak tanımlanıyor.

Erken boşalmanın en iyi profesyonel tanımı; yaşadığı cinsel ilişkilerin çoğunda, erkeğin ne zaman boşalacağı üzerine gönüllü ve bilinçli kontrolünün olmamasıdır. Diğer bir değişle, erken boşalmada önemli olan süre değil, boşalma refleksi üzerinde dolaylı olarak istemli bir denetimin olup olmamasıdır. Denetimsizliği tanımlamada “erken” sözcüğü uygun olmadığından, “erken boşalma” yerine “denetimsiz boşalma” ya da “istemsiz boşalma” terimlerinin kullanılması daha uygun olacaktır. Bu nedenle, erken boşalma her ne kadar cinsel bir hastalık veya yetersizlik gibi görülse de, aslında bir hastalık olmayıp, cinsel bir uyumsuzluk, cinsel işlev bozukluğudur. Çünkü cinsel ilişkide en önemli şeylerden biri çiftin uyumudur. Dolayısıyla, erken boşalma tanı kriterlerini şu şekilde açıklanabilir:

(1) Penis vajina birlikteliğinin 7 dakika ve üstünde sürdürülememesi, (2) Yaşanan seksüel aktivitelerde bayan partnerin tatmin olmaması, (3) O an geldiğinde erkeğin kendini tutmak istemesine rağmen denetimsiz ve istemsiz bir şekilde boşalma refleksi üzerinde dolaylı bir kontrolünün olmaması, (4) Yenileyici ve tekrarlayıcı bir biçimde her cinsel ilişkide denetimsiz boşalmanın gerçekleşmesi, (5) Haftada 1 veya 2 cinsel birleşmeden oluşan düzenli bir cinsel hayata rağmen yukarıdaki sorunların altı aydan sonra da devam ediyor olması.

Erkeklerin 3 büyük korkusu...

Erken boşalan erkeklerin çoğunun geçmişinde cinsel travma öyküleri görülmektedir. Genellikle geçmiş cinsel travma öyküleri olan erken boşalan erkekler; boşalma için aceleci olur, geçmiş cinsel performanslarından utanç duyar, partnerlerinin yaşanan cinsellikten haz almadığı endişesi içindedir, duyulara ve dokunmanın verdiği hazza odaklanamaz, cinsel açıdan deneyimsizdir, kendilerine güvenmezler, cesaretleri eksiktir ve zamanla cinselliğe karşı korku geliştirirler. Erken boşalan erkeklerin 3 büyük korkusu oluyor. Bunlar; “Ya penisim sertleşmezse!”, “Ya ön sevişme sırasında vajina içine girmeden penisim inerse!” ve “Ya partnerim boşalmadan erken boşalırsam!” şeklindedir. Bu şekilde başarısız olmaktan korkan erkek kendini gerçekleştiren kehanet örneğinde olduğu gibi, korktuğu şeyleri çaresizlikle yaşamaya başlar. Oysaki ön sevişmeyi boşalmadan uzun süre sürdürebilen bir erkek, vajinal ilişkiyi de o kadar süre devam ettirebilir.

Türkiye'de her on erkekten yedisi Süperman

Erken boşalma, erkeklerde en sık görülen cinsel işlev bozukluğu olmaya devam ediyor. Türkiye'de neredeyse her on erkekten yedisi Süperman. Çünkü ülkemizde cinsel hayatı aktif olan her on erkekten yedisi hayatının bir döneminde erken boşalma sorunu yaşıyor. Diğer bir değişle, Süperman gibi hızlılar ve çabuk boşalıyorlar. Buna rağmen erkekler erken boşalma için tedavi arayışında bulunmuyor, çaresiz oldukları için cinsellikten zamanla soğuyorlar ya da sertleşme sorunları yaşamaya başlıyorlar. Oysaki boşalma kontrol edilebilen bir reflekstir ve erken boşalmanın %100 tedavisi vardır. Tedavi yolu ise cinsel terapidir.

Yayın tarihi: 10.01.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.