Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

SERTLEŞME SORUNLARI

 YAZARI TAKİP ET X
A. Cem Keçe’nin YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

İktidarsızlık yani sertleşme sorunlarına yönelik yapılan başvurularda son zamanlarda artış gözlüyorum. Oysa erkeklerin birçoğunun korkulu rüyası olan sertleşme sorununun temelinde tamamen yanlış bir algılama var. Erkekler boşuna uğraşıyor, çünkü penislerine direkt olarak iradeleriyle hükmedemezler. Bilinenin aksine kontrol erkekte değil yine penisin kendisindedir. Penisine kafasını takan erkeklere önemli bir tavsiyem var: “Bir erkek penisini kafasına ne kadar çok takarsa, aklını ona ne kadar çok verirse ve ona baskı uygularsa o kadar çok sertleşme problemi yaşayabilir.”

Erkek penisini kendi iradesi ile kaldıramaz

Erkeklerin penislerini iradeleri dâhilinde sertleştirebileceklerine dair yanlış bir inançları var. Erkek penisini kendi iradesi ile kaldıramaz ya da indiremez. Penisin kalkması ve inmesi erkeğin direk kontrolünde değildir, dolaylı olarak penisinin kalkmasına ve inmesine yardım edebilir. Ama bunun da garantisi yoktur. Çünkü penis özgür bir ruh taşır. Kafasına göre takılır. Ereksiyon yani sertleşme kendiliğinden bir durumdur ve kendiliğinden olur. O yüzden ereksiyon problemlerinde hastalara biz bunu anlatıyoruz. Bu durum, elimizi yumruk yapıp açmamız gibi değildir. Uygun mekân, uygun zaman ve uygun partnerin bir araya gelmesi ile partnerden istenilen uygun uyarının alınmasıyla penis sertleşebilir ve erkek buna dolaylı olarak katkıda bulunabilir. Erkek penisinin sertleşmesi için ancak yardım ve yataklık yapabilir, bu da çoğu zaman işe yarar. Ancak her şey olması gerektiği gibi olsa bile sertleşmenin olma olasılığı yüzde 90’dır. Yani uygun şartların yerine gelmesi halinde bile istenilen ereksiyon %10 olasılıkla sağlanamayabilir. Bunun da illa ki bir sebebi olduğu veya bir sorundan kaynaklandığı söylenemez.

Penisi kafanıza takmayın...

Ereksiyon uygunsuz bir yerde de olabiliyor. Bu da gösteriyor ki, penis kimseden izin almaz, kimseye de hesap vermez, özgür bir ruhu vardır. Ona baskı yapıldığında, erkek onu kafasını taktığında, erkek penisi seyrettiğinde, erkeğin iradesi ve penisi savaşır. Bu mücadeleyi de genellikle penis kazanır. Bir erkek penisini kafasına ne kadar çok takarsa, aklını ona verirse ve ona baskı uygularsa o kadar çok ereksiyon problemi yaşayabilir. Ayrıca penislerinin sertleşmesinin yanında, penis boyunu veya boşalma süresini de kafasına takan erkekler penislerini küstürürler ve kendilerini çırpındıkça battıkları bir bataklığa mahkûm ederler.

Sertliğini kaybeden erkek, iktidarını da mı kaybediyor?

İktidarsızlık, sürekli yineleyici bir şekilde bir ilişkiyi başlatacak ölçüde bir sertliği oluşturamama veya ilişkinin devamını sağlayacak kadar sertliği sürdürememektir. İktidarsızlık, çoğu zaman erkeğin ruhunda yarattığı psikolojik bir travmadır. Çünkü erkeğin penisinin sertliği ile iktidarı arasında çok yanlış bir şekilde bağlantı kurulur. Sertliğini kaybeden erkek, iktidarını kaybetmiş gibi bir psikolojik travma içine girer. 

Cinsel terapi olmadan iktidar olmaz...

İktidarsızlığın tedavileri nedenine göredir. İlaç tedavileri, cerrahi protezler, vakum pompaları veya enjeksiyon tedavileri… Her ne olursa olsun tüm bu iktidarsızlık tedavilerinin yanında cinsel terapi süreçleri de eklenmelidir. Cinsel terapi veya cinsel danışmanlık olmadan diğer tedaviler çoğu zaman bir işe yaramaz. “Performans artırıcı ilaçları al bu problemden kurtul!” demek yanlıştır. İlk başta bu ilaçlar çıktığı zaman “Cinsel terapiye ne gerek var?” denildi. Hatta “Cinsel terapiler bitti, öldü!” denildi. Ama artık cinsel terapinin gerekliliğini, bu tip ilaçları üreten firmalar bile kabul ediyor. O yüzden diyoruz ki, penisi kafanıza takmayın, cinsel sorunlarınız için bir cinsel terapiste başvurmaktan çekinmeyin.

Yayın tarihi: 19.04.2013
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.