Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

PENİSİN VE VAJİNANIN BÜYÜKLÜĞÜNÜN CİNSEL DOYUMA OLAN ETKİLERİ

 YAZARI TAKİP ET X
A. Cem Keçe’nin YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

18 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Aşağılık kompleksi, eksiklik duygusu, kendinden ve cinsel organlarından memnun olmama gibi, cinsel tepkileri zayıflatan veya cinsel isteği azaltan, cinselliği olumsuz etkileyen birçok faktör var. “Penisin büyüklüğü kadının cinsel doyuma ulaşmasında rol oynar mı?”, “Vajina büyüklüğü kadının cinsel birleşmeden zevk almasını etkiler mi?”, “Çok geniş olan vajina ve vajina girişi için bir şey yapılabilir mi?”, “Kadın hiç çocuk doğurmadıysa, aktif bir cinsel yaşam aşk kaslarında ve cinsel organlarda gevşemeye neden olabilir mi?” gibi birçok soru çiftlerin kafasını karıştırabiliyor. İşte tüm bu soruların yanıtı…

Boyu değil işlevi, çünkü...

Erkekler tarafından en çok takıntı yapılan konuların başında penis boyu sorunları gelir. Penis boyu ortalama 14 santimetre olmakla beraber 8–18 santimetre arası olan penisler normal boyutlarda kabul edilmektedir. Sanıldığının aksine, penis boyuyla cinsel performans arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Ancak bazı kadınlar iri yapılı bir erkeği görür görmez cinsel bakımdan hemen uyarılırlar. Oysa gerçekte sertleşmiş penisin büyüklüğü ile erkeğin bir kadını cinsel bakımdan doyurabilme yeteneği arasında pek az ilişki vardır. Ayrıca, “Penis ne kadar büyük olursa, erkek cinsel eş olarak o kadar erkeksi ve başarılı olur!” şeklindeki inanç doğru değildir, cinsel mittir, hurafedir.

Kadın psikolojik bakımdan ters yönde bir inanca koşullanmadıysa, tek başına penis büyüklüğü kadının cinsel tepkisini ya da birleşmeden doyum sağlamasını etkilemez. Çünkü vajinal uyarı vajinanın 1/3’lük giriş kısmında yoğunlaşır. Yani cinsel birleşme sırasında vajinanın en duyarlı bölümü, girişe yakın alt kısımlarıdır. Penis, büyüklüğü ne olursa olsun, vajinanın bu kısmına değecek penis bir uyarıcı görevi yapacaktır. Üstelik kadının asıl cinsel duyarlık merkezi vajina değil, klitoristir. Cinsel birleşme sırasında klitoris erkeğin penisine değil, penisin üstünde yer alan kıllı pubis bölgesine değer ve bu bölgenin basıncıyla uyarılır. Bu da penis boyuna yönelik takıntıları temelden yıkmaktadır.

Buradan yola çıkarak söylenebilinir ki, mutlu ve tatmin edici bir cinsel yaşam için penis boyu tek kıstas olamaz. Çiftin birbiriyle açık ve samimi bir iletişim kurması, birbirilerinin arzu, istek ve beklentilerine değer vermeleri, doyurucu ve sağlıklı bir cinsel yaşam için oldukça önemlidir. Ancak “vajina normal büyüklükte, klitoris sertleşmiş ve vajina yeterince ıslak olduğu halde, penisin fiziksel rahatsızlık doğuracak kadar büyük olması ve cinsel birliktelik sırasında vajinaya yeterince temas edemeyecek ölçüde küçük olması” seks için sorun yaratabilir ancak bir şekilde, yeni sevişme tekniklerinin öğrenilmesiyle bu sıkıntı da çözümlenebilir.

Cinsel ilişki kanamalı, ağrılı ve acılı olamaz!

Kadınların vajinalarının cinsel birleşme için fazlasıyla küçük veya büyük olup olmadığı ya da kullanılmamaktan ötürü küçülüp küçülmediği merak edilen oldukça yaygın bir durumdur. Anormal derecede küçük ya da büyük vajinaları olan çok az sayıda kadın vardır ama bunlar yalnızca istisnadır. Gerçekte kadının fiziksel boyu, bedeni ya da yaşı ne olursa olsun vajina her boydaki erkek penisini almaya fiziksel olarak müsaittir. Çünkü vajina, çocuk doğururken bebeğin çıkabileceği kadar esneyebilen, uzayabilen ve genişleyebilen bir organdır. Cinsel uyarıların sürdürülmesiyle normal bir vajina her büyüklükteki penisin bütünüyle girmesine uyacak tarzda genişleyebilir. Kadın yeterince uyarılmış ve vajinası yeterince ıslanmışsa, çoğu zaman ilk cinsel birleşmede bile penisin girişi kolayca başarılır. İlk cinsel birleşmenin daima sancılı olacağı ve kızlık zarının kanayacağı düşüncesi yersizdir, yalandır, hurafedir, cinsel mittir.

Çünkü cinsel ilişki ağrı ve acı yapmaz. Kadının cinsel ilişki sırasında yeterince uyarılır, ıslanır ve kendini kasmazsa ne ilk cinsel ilişkilerde ne de sonraki ilişkilerinde ağrı ya da acı olmaz. Vajinanın görevi penisi içine almak ve neslin devamını sağlamaktır. Vücudumuzdaki diğer organlar görevlerini yerine getirirken nasıl ki ağrı ya da acı yaşanmıyorsa, vajina da haz alıp-verme olan görevini yerine getirirken ağrıya ve acıya neden olmaz. Kızlık zarı vajina girişinin hemen yakınında, doğuştan delik olan, esnek bir yapıdır. Aslında kanama olmaması normalde beklenen bir durumdur.

Normal şartlar altında, normal bir kızlık zarı ister ilk gece olsun ister yüzüncü gece olsun, kanamaz, delinmez, patlamaz, yırtılmaz. İlk cinsel ilişki sırasında penis vajinaya girdiğinde kızlık zarında hafif bir açılma olur. Bu noktada kadın rahat olur ve kendini kasmaz ise ve yeterince ıslanırsa bu girişi hissetmez. Kızlık zarının açılması denilen olgu giyilen ince çorabın bir yere takılması ve kaçması gibidir. Ayrıca kızlık zarından gelen kan, parmağın kesilerek kanaması gibi değil, belli belirsiz bir sıvıdır, bu da kadın rahatsa, kendini kasmazsa, ıslanması tam olmuşsa ve erkek acele etmezse hiç fark edilmez bile.

Vajinismus olabilir...

Vajina girişi ve kızlık zarı bazen yapısal (anatomik) olarak anormal olabilir, çok dar olabilir, bu durumda ilk cinsel birleşmede sorunlarla karşılaşılabilir. Hiç tampon kullanmamış ve vajina girişinin elle genişletildiği sevişme oyunlarına katılmamış kadınlar için anormallikler kötü bir sürpriz yaratabilir. Bu nedenle, çok nadir görülen bu durumları önceden tespit etmek için, evlenmeden veya ilk cinsel birlikteliklerden önce bir jinekoloğa başvurmak ve genel bir kontrol muayenesi olmak gerekir. Bu kadınlarda penisin girişi sırasında vajina girişinde duyulan acı ve daha seyrek olarak da penisin vajinaya girememesi durumları, cinsel hazzı önleyebilir. Neyse ki, her şeye rağmen, nazikçe ama kuvvetle gerildiğinde vajina ve vajina girişinde yer alan kızlık zarı pek direnemez. Ama bazen sorun çıkabilir, beklenmedik kasılmalar olabilir ve vajinaya dair korkular geliştirilebilir. Bu gibi durumlarda vajinanın küçük ya da aşırı derecede dar algılanmasının nedeni vajinismus yani seks yapma korkusu olabilir.

Vajinal gevşeklik sendromu...

Vajinal gevşeklik sendromu; yaş, doğum, hormonsal faktörler ve genetik yapı gibi nedenlerle vajina girişinin ve vajina kanalının iç çapının artması ve buna bağlı olarak zamanla cinsel isteğin azalması ve kaybolmasıyla seyreden bir rahatsızlıktır. Bu durumda genişleyen vajina girişi ve vajina kanal çapı, cinsel ilişki sırasında oluşan sürtünmenin daha az hissedilmesine, zamanla hissin kaybolmasına, buna bağlı olarak çiftin duyduğu cinsel hazzın azalmasına ve cinsel doyumsuzluğa neden olabilir. Çünkü vajina genişler ve penisi yeterince sıkı kavrayamamaya başlar. Vajinaların çok gevşek olmasından yakınan kadınların çoğu kırkına yakın ya da kırkını aşkın ve en az iki çocuk doğurmuş kadınlardır. Doğum sırasında en iyi bakım sağlansa da, çocuk doğurmanın kaçınılmaz zorlaması ve basıncı vajina duvarlarının ve girişinin normalde sıkı olan kas ve bağ dokularını zayıflatıp gevşetebilir. Kadınlar “Artık penis vajinamı doldurmuyor gibi hissediyorum!” derken, erkekler “Artık penisim vajinanın içinde kayboluyor sanki!” demeye başlarlar. Hatta bazı kadınlarda, vajina girişinin çok gevşek olması birleşme sırasında klitorisin uyarılmasını da önleyebilir.

Vajina genişlemesinde ne yapılmalı?

Vajina genişlediğinde ve eski sıkı yapısını kaybettiğinde cinsel birleşme pozisyonunun değiştirilmesi yararlı olabilir. Vajina kanalını ve vajina girişini sıkılaştırmak için penis vajinaya girdikten sonra kadınlar bacaklarını bitiştirebilirler ve böylece daha sıkı bir temas sağlanabilir. Kadınların sırt üstü yatarken, üzerlerindeki eşlerinin bacaklarını kendi bacaklarıyla sararak ve kendilerini kasarak bu manevra kolayca gerçekleştirilebilir.

Vajina girişinin fazla gevşek olması cinsel birliktelik sırasında klitorisin yeterince dolaylı uyarılmasını önlüyorsa, kadının üstte olduğu pozisyon ya da yan yana pozisyon sorunu çözmede işe yarayabilir. Bu pozisyonlarda penis vajinaya iyice girdiği zaman klitoris doğrudan uyarılacaktır. Ayrıca aşk kaslarına yaptırılan egzersizler (Kegel egzersizleri), vajina gevşekliği sorununu önemli ölçüde giderecektir. Yoga egzersizleri de bu konuda kadınlara yardımcı olabilir. Bu egzersizlere ek olarak aşk kaslarını güçlendirebilecek birtakım aletler de işe yarayabilir. Bunun için özel olarak tasarlanan vajina yumurtaları ve ağırlıkları kullanabilir. Tüm bunlara rağmen sorun devam ediyorsa, vajinayı normal boyutlarına getirecek, vajinaya yönelik estetik ameliyatlara başvurulabilir. Ayrıca kadınlar kilolarına da dikkat etmeli, yağlı yiyecekler ve karbonhidratlardan uzak durmalıdır. Fazla kilo pelvik tabana ek yük bindiriyor. Bu nedenle öğünlerde taze meyve ve sebze tüketilmesi, cinsel sağlığı da olumlu anlamda etkileyecektir.

Çok seks yapmak vajinayı genişletir mi?

Kadın hiç doğum yapmadıysa, aktif bir cinsel yaşam genital bölgede ve aşk kaslarında gevşemeye ve vajinanın fazla genişlemesine neden olmaz. Yani “Çok seks yapmak vajinayı gevşetir!” sözü doğru değildir. Kadın birden fazla ve iri yapılı erkeklerle sık sık cinsel birleşme yapsa bile vajinası gerginliğini ve esnekliğini büyük ölçüde koruyacaktır. Genital bölgedeki organ sarkmaları aşk kaslarındaki ve vajinadaki gevşekliği esas olarak çocuk doğurmanın olumsuz bir sonucudur. Ancak ilerleyen yaş ve menopoz, yaşanan sorunları ağırlaştırabilir, hatta daha erken ortaya çıkmasına neden olabilir.

Yayın tarihi: 18.06.2013
18 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.