Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

KIRGINLIK, ÖFKE VE YERSİZ GURUR

 YAZARI TAKİP ET X
A. Cem Keçe’nin YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Öğrenilmiş davranışlar hayatı çekilmez kılabiliyor. Örneğin, ne kadar çok istesek de “Seviyorum” demek isterken, birden ağzımızdan başka kelimeler dökülebiliyor. “Onu gördüğümde şöyle sıkıca sarılıp, koklayacağım” derken, gördüğümüzde tam tersi davranabiliyoruz. Bu durum çocukların ezber davranışları gibi ve maalesef aşmak çok kolay olmuyor. Bunun üstesinden gelmek mümkün fakat sevgiyi ve ilgiyi gösterememenin asıl sebebi kırgınlık, öfke ve yersiz gurur...

Mesela kadın erkeğe dokunmak ve sarılmak istiyor. Fakat geçmişteki kırgınlığı ve öfkesi ona engel oluyor, kırgınlık ve öfkesi yersiz bir gururla birleşince kadın erkekten uzaklaşıyor. Ve erkek, kadının neden kendisinden uzaklaştığını bilmiyor ve anlamıyor... Erkekler çoğu zaman “Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi yok” misali hiçbir şeyden habersiz, olanları algılamaya çalışıyor. Ve kendisine tepki gösteren kadına dokunmaya zorlanıyor. Ama unutulmaması gereken hayat gerçeklerinden biri, kırgınlık, öfke ve yersiz gururun, mutluluğun en büyük düşmanlarının başında gelmesi…

Erkekler dinleyecek kadınlar gülümseyerek karşılayacak...

Kırgınlığı ve yersiz gururu geride bırakmak mümkün ama zor bir süreç… Değişim düşüncelerle alakalı… Değiştirmek denildiği zaman kişiliği değiştirmek gerektiği anlaşılıyor. Kadın ve erkek birbirlerinin kişiliklerini değiştiremezler, değiştirebilecekleri tek şey davranışları… Eğer kişi davranışlarını iradesiyle, aklıyla, mantığıyla uygun hale getirebilirse, yersiz gururu, öfkeyi, kırgınlığı bir tarafa bırakıp mutluluğu yakalayabiliyor. Mesela kocasına öfkeli ve kırgın bir kadın, bu duygularını geride bırakıp, eşi geldiği zaman onu mutlulukla ve gülümseyerek karşılayabilirse her şey değişebiliyor. Ama öfkeli ve kırgınken tebessüm etmek, dünyanın en zor şeylerinin başında geliyor. Ancak gülümseyen mutlu bir kadın erkeğin zaferidir. Mutsuz, gülmeyen bir kadın ise erkeğin mağlubiyeti… Erkek mutlu olmayan bir kadına yakın olamıyor. Erkek için gülümseyen bir kadın hep çok çekici… Erkeğin doğası bu, başka bir şey beklememek gerekiyor. Kadın mutlu olmak istiyorsa, gülümsemeli ve mutlu görünmeli… Ancak elbette erkeklerin de yapması gereken şeyler var... Mesela erkekler de kadına seks dışında dokunmayı öğrenmeli... Çünkü erkekler sadece seks yapacakları zaman kadına dokunuyorlar, onun dışında dokunmuyorlar, bu da kadına kendini değersiz hissettiriyor. Diğer önemli bir konu ise, erkek kadını ilgiyle dinleyecek ve anlayacak... Partneriyle gün içinde telefonla araşacak, mesaj atacak, en azından akşamları konuşacak… Göz teması ve gönül teması kuracak ve partnerine dokunarak onu dinleyecek… Erkekler bu iki şeyi yapıp, bir de kadına iltifat ederlerse, erkek de kadın da mutlu olabiliyor. Yani erkekler dinleyecek, kadınlar gülümseyerek karşılayacak ve kadın erkeğe hatasını asla söylemeyecek ama hatasını düzeltebileceğine inanacak ve onu motive edecek. Yani kadının gülümseyebilmesi için erkeğin de kadını mutlu etmesi gerekiyor. Ama birçok çift genelde suçlayan ve işaret parmağıyla suçlu arayan bir dili seçiyor. Oysa karşılık beklemeden sevmek ve koşulsuzca sevgiyi göstermek gerekiyor.

Bazen üç maymunu oynamak gerekiyor!

Tatlı yemek bir seçimdir, nefes alıp vermek ise bir mecburiyet… Erkekler için çok önemli iki konu var... Bunlardan biri pohpohlanmak... Uzun süren ilişkilerde kadın seksi ve güzel olmasına rağmen, erkeği pohpohlamadığında, onun etkilemekte zorlanabiliyor. Üç maymunu oynayan, erkeğin kötü tarafları görmeyen, iyi taraflarını gören bir kadın her daim çekici kalabiliyor. İkincisi ise, erkeğin yalnız kalma ihtiyacı var… Kadının gerektiğinde erkeği yalnız bırakması önem taşıyor. Arada bir erkeğin serbest kalması gerekiyor, serbest bırakıldığında fazla uzaklaşmadan kadına geri dönebiliyor, onu mutlu edecek davranışlarda bulunabiliyor ve yakın olabiliyor. Ama kendini çok baskı altında hissederse, paralel yapı kurabiliyor, şiddet uygulayabiliyor, kendini işe verip deli gibi çalışabiliyor, hakaret edebiliyor ve kendinden bir şekilde kadını uzaklaştırabiliyor. Kadınlar da erkekler kadar aldatabiliyorlar. Kadının en temel ihtiyaçlarının başında dinlenme, anlaşılma ve ilgi görme geliyor. Bunların eksikliği hisseden kadın da sabrı bitip, susunca, paralel ilişki kurmayı tercih edebiliyor. Yani, aldatma sadece erkeğin kazası değil, kadının da kazası olabiliyor.

İlişkilerde aradığını bulamayanların ve aldatanların buluşma yeri gibi oldu sosyal paylaşım siteleri... Kadının ilgi gördüğü, erkeğin de pohpohlandığı bir buluşma yeri oldu internet... Kadının ilgiye, erkeğin pohpohlanmaya karşı ilgisiz kalması çok kolay değil… Erkek iyi bir şey yaptığında kadının onu takdir etmesini bekliyor, bu olduğunda kendini özel hissediyor ve kadına bir anda ilgi duyabiliyor. Kadın ise, güzel olduğunu, seksi olduğunu, tatlı olduğunu duymak istiyor ve buna karşılık vermeden duramıyor. Fakat internetten önce de aldatma vardı... İnternet daha da kolaylaştırdı işi... Ama şunu unutmamalı ki, kadınların da erkeklerin de fiziksel, duygusal ve zihinsel ihtiyaçları var. Bunları kim veriyorsa oraya gidiyorlar. Sosyal paylaşım sitelerinde bunları alabilme hayaliyle ilişkiler kuruluyor. Bu durum paralel yapılanma yani aldatma için çok güzel bir ortam yaratıyor.  

Yayın tarihi: 20.03.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.