Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

BİR GARİP HASTALIK: “BAĞLANMA HASTALIĞI”

 YAZARI TAKİP ET X
A. Cem Keçe’nin YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Gün geçmiyor ki yeni bir hastalık tanımlanmasın. “Bağlanma hastalığı” da bunlardan biri; bir eski zaman hastalığı. Dünya üzerinde çeşit çeşit insan olduğu gibi çeşit çeşit de hastalık mevcut. Birazdan okuyacağınız ve halk tarafından adı konulan ve Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) tarafından bilim dünyasına tanıtılan bağlanma hastalığı belki de bugüne kadar çok duyduğunuz ama inanmakta zorlandığınız bir rahatsızlık.

Bağlanma hastalığına yakalanan erkekler, eşleriyle seks yapamıyorlar, eşlerine karşı cinsel istekleri yok ama diğer kadınlarla seks yapabiliyorlar, diğer kadınları arzulayabiliyorlar, mastürbasyon yaparken sorun yaşamıyorlar…

CİG hastalığı erkeklerde görülürse adına “bağlanma”, kadınlarda görülürse adına “vajinismus” (cinsel ilişkiye girmekten korkma), çiftin bilgisizliğine ve tecrübesizliğine bağlı ise “ilk gece sendromu” denir. Biz bu yazımızda erkeklerde görülen bağlanma hastalığını tartışmaya açacağız.

Tanısı, Tipleri ve Belirtileri

Bağlanma hastalığına yakalan erkekler, eşleriyle seks yapamazlar, eşlerine karşı cinsel istekleri yoktur ama diğer kadınlarla seks yapabilirler, diğer kadınları arzulayabilirler, mastürbasyon yaparken de sorun yaşamazlar. “Kaçak kesim” adını verdikleri evlilik dışı ilişkilerde sorun yaşamayan bu erkekler annelerine düşkün olurlar ve anne sevgisiyle eş sevgisini bilinçdışlarında birbirine karıştırırlar.

Eşlerine evlenmeden önce flört dönemlerinde genellikle cinsel istek ve setleşme yaşarlar ama evlendikten sonra cinsel istekleri azalır ve sertleşme sorunu yaşamaya başlarlar. Bu bazen yavaş yavaş olabileceği gibi bazen de birden başlayabilir. Yani “evlenmeden önce hiçbir sorun yoktu, evlendikten sonra cinsel sorunlar başladı” şeklinde yaşadıkları şaşkınlığı ifade ederler.

Görülme Sıklığı

Bağlanma hastalığı; ülkemizde CİSED olarak yaptığımız araştırma ve anket çalışmalarına göre; cinsel hayatı olan her on erkekten birinde görülen bir hastalıktır.

Nedenleri

Cinsel yaşamı boyunca geçici sertleşme güçlükleri yaşamayan erkek yok gibidir. Yani erkekler hayatlarının belli dönemlerinde sertleşme sorunu yaşayabilirler. Sertleşme sorununun birçok nedeni olabilir. Evliliğin ilk günlerinde veya ilk cinsel deneyimlerde cinsel birleşmeyi başaramama olarak tanımlanan bağlanma hastalığının temelinde anneye olan ödipal bağın çözümlenememesi yani rahim kokma yatmaktadır. Ancak abartılı ve yanlış beklentiler, başaramama korkusu (performans anksiyetesi), cinsel bilgisizlik, cinsel mitler, tecrübesizlik, yanlış örf ve adetler de bu hastalığı hazırlayan, başlatan ve devam ettiren nedenler arasındadır.

Tedavisi

Biz bağlanma hastalığında “holistik cinsel terapi” öneriyoruz. Holistik cinsel terapi mevcut cinsel sorunlar için bütüncül bir model sunar. Cinsel terapist hangi kuramla çalışırsa çalışsın amaç hep aynıdır; bireyin kendini mutlu hissetmesini, cinsel yaşamından hoşnut olmasını sağlamaktır. Bunu sağlarken cinsel terapist, terapinin her anında kendi kendine şu soruları sormalıdır:

1- Kendine özgü bir hikayesi ve şu anda kendine özgü zihinsel uğraşları olan, bu kendine özgü hastanın, bu kendine özgü zamanda, bana bu kendine özgü şeyleri söylemesinin ya da yapmasının anlamı nedir?

2- Böyle davranmasının bilinçli veya bilinçdışı amaçları nedir?

3- Bunların ardındaki duygu yüklü fantezileri veya korkuları nelerdir?

Hastalar tedaviye akut veya kronik güçlüklerle başvurabilirler. Akut sorunlar genellikle ilk cinsel birlikteliklerde başarısız olmayla veya güncel bir ayrılıkla ilgilidir ve bu dönemde kişi şiddetli bir terk depresyonu içindedir. Terk depresyonu yaşayan bir kişide; Masterson’ın mahşerin 6 atlısı olarak adlandırdığı; öfke, depresyon, korku, panik, suçluluk, edilgenlik, çaresizlik, boşluk ve yokluk gibi duygular yaşanabilir. Kronik güçlükleri olan vakalar ise 20’li yaşların sonundan 40’lı yaşlara kadar değişen bir grupta yer alırlar ve çalışma yaşamı, evlilik ilişkisi ve cinsel yaşamda kronik tatminsizlik ve çatışmalar ön plandadır. Şiddetli terk duygularıyla yapışma türünde veya mesafe koymayla yutulma türünde savunmalar geliştirebilirler. İşte bu savunmalarla baş etmek için hastanın desteklenmesi gerekir.

Yayın tarihi: 17.08.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (2)

Evet ya çok berbat bir durum, benim bir arkadaşım var aynı şeyleri söylüyor, eşi ile birlikte olamıyormuş bu yüzden ama tedavi de olmuyor, Yazınızı ona okutacağım

çok zor bir şey hem erkek hem kadın için, henüz evli değilim, inşallah başıma gelmez.

17.08.2011 14:10:42 önder kiremit