Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ NEDİR, NEDEN KUTLANIR?

 YAZARI TAKİP ET X
A. Cem Keçe’nin YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

UZMANA SOR
 
 

PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

İşte yeni bir anlamlı gün, aşk için tüm âşıklar için bütün sevdalıların el ele yürüdüğü öpüşüp koklaştığı bir gün, “MANİTALAR GÜNÜ” yani “SEVGİLİLER GÜNÜ”… Bu yazı 14 Şubat'ın iflah olmaz romantiklerine adanmıştır. 14 Şubat Sevgililer Günü'yle birlikte yine tatlı bir telaş başladı.

SEVGİLİLER GÜNÜ'NÜN HİKÂYESİ NEDİR? 

Sevgililer Günü'nün başlangıcına ilişkin çeşitli efsaneler ve hikâyeler var. Tarihi kitaplardan öğrendiğim kadarıyla, Hıristiyanlıktan önce yani İsa'dan önce 4.yüzyılda Roma'ya birçok Tanrı ve Tanrıça hâkimdir. Ve Yunan mitolojisindeki Zeus gibi Roma da tüm tanrıların ve tanrıçaların kraliçesi Februata Juno vardır. Fakat Tanrıça Juno aynı zamanda kadın haklarından sorumlu Devlet Bakanı gibi kadınların ve evliliklerin tanrıçasıdır.

Eski Roma takvimine göre baharın başlangıcı Şubat ortasıdır. Juno onuruna baharın başlamasından bir gün önce yani 14 Şubat'ta Lupercalia Bayramı veya Kurt Bayramı adıyla kutsama töreninin yapıldığı bir bayram düzenlenirdi. Ertesi gün ise bir yıl boyunca işlenen tüm günahlardan arınmak, insanların doğurganlığını arttırmak ve sürülerin tarlaların verimliliğini arttırmak amaçlarıyla, diğer iki Roma tanrısı olan, çobanların ve sürülerin Tanrısı Lupercus'un ve Yunan mitolojisindeki Pan'a benzeyen bir tanrı olan bereket Tanrısı Faunus'un onuruna Lupercalia Festivali adıyla bir aşk festivali düzenlenirdi. Lupercalia Festivali'nde geleneksel olarak hediyeler verilir ve Büyük Roma İmparatorluğu'nun kurucusu Romulus ve Remus kardeşlerin bir kurt tarafından evlat edinilip büyütüldüğüne inanılan Palatine Dağı'nda keçiler ve köpekler kurban edilirdi.

Festival boyunca Luperci adı verilen genç erkekler şehrin sokaklarında ellerinde februa denilen ve keçi derisinden yapıldığı söylenen kırbaçlarla dolaşırlar ve kendilerini bekleyen kadınların bir senelik günahlarının ve hatalarının Tanrılar tarafından affedileceği inancıyla, bu kırbaçlarla vururlardı. Kamçılama töreninin ayrıca kadınların doğurganlıklarının arttırdığına ve kolay doğum yapılmasını sağladığına da inanılırdı. Pagan inancına göre arınma ayı anlamına gelen şubat yani Latince kökenli february kelimesi de işte bu februa kelimesinden türemiştir. Romalılar içinde Tanrı Kurt'un yaşadığı varsayılan bir mağaranın önünde toplanıyorlar ve kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayında festival günü genç kızlar isimlerini yazdıkları bir kâğıdı büyük bir kaba koyuyorlardı ve genç erkekler de bu kaptan birer kâğıt seçerek o günkü eşlerini belirliyorlardı. Akıllarından geçen her cinsel fanteziyi yaşamak ve uygulamakla serbest bırakılan gençler bu çekilişin sonucunda ilk kez cinsel ilişkiye girip o gün kendilerini Tanrıçaya sunar ve bir süre sonra da evleniyorlardı. Sevgililer Günü kartlarının ilk ortaya çıkışı da işte bu döneme rastlar. Zamanla Roma Hıristiyan kilisesinin merkezi haline gelmeye başlar.

En gaddar, aşırı savaş ve askerlik tutkunu Roma İmparatorlarından biri olan II. Cladius zamanında imparatorluk birçok cephede savaş halindedir. Evli erkekler karılarını ve çocuklarını bırakarak savaşa gitmek istemedikleri için II. Cladius ordusuna katılacak asker bulmakta güçlük çeker. Bu yüzden II. Cladius olağanüstü durum ilan eder ve evlenmeyi ikinci bir emre kadar erteler ve karşı gelenleri en ağır şekilde cezalandırır. Ve son olarak II. Cladius Romalıların eskiden beri var olan yaklaşık 12 tane kendi putperest Tanrıya tapmalarını, uymayanların ve özellikle de Hıristiyanlarla evlenen veya ilişkiye girenlerin de ölümle cezalandırılacaklarını emreder. Evliliklerin ertelenmesi nikâhsız beraberliklerin artmasına yol açar ve zina da büyük bir günah olduğu için kiliseyi rahatsız eder. Ayrıca Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen kocalarının veya sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı. O dönemin en sevilen rahiplerinden biri olan Rahip Valentine tüm ülkeyi gezerek İmparator'un hatalı olduğunu anlatan dinsel vaazlar verir ve II. Cladius'un yasasını çiğneyerek evlenmek isteyen sevgilileri gizlice evlendirmeye başlar. Tabii gaddar II. Cladius'un bunu öğrenmesi uzun sürmez. Rahip Valentine taşa tutulur, sopa ile dövülür ve iyice hırpalandıktan sonra da Roma'nın en karanlık izbe zindanlarından birine atılır. Bir rahibin bu duruma düşmesine çok üzülen ve iyi bir Hıristiyan olan gardiyan, Valentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenir ve Valentine'ıni zindan yemekleri yerine evdeki kız kardeşi Julia'nın sıcak yemekleriyle beslemiş. Böylece Valentine'ın son günlerinde günde üç kez uzun uzun sohbet edebileceği güzel ama kör bir ziyaretçisi olmuş. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Bu ziyaretler sırasında kız Valentine'ınin sesine âşık olmuş. Tabii kendine çok yakın davranan kıza da Valentine de âşık olmuş.

Günlerce Valentine aritmetiği, Roma tarihini, doğanın yapısını ve Tanrı'ya yönelmeyi kıza öğretir. Julia aydınlanır, güçlenir ve teselli bulur. İdam edileceği gün Valentine son yemeğini yemiş, gardiyandan kâğıt ve kalem istemiş, güzel kızla son sohbetini etmiş ve idam edileceği saati beklemeye başlamış. Kâğıda bir not yazmış ve gardiyana bu notun kız kardeşine iletilmesini istemiş. Notun altını “Senin Valentine'ından…” diye imzalamış. Başı kesilerek 14 Şubat 270 tarihinde Valentine idam edildikten sonra kendine ulaşan nota bakan kızın gözleri açılmış. Valentine sonradan Papa I. Julius tarafından Roma'da Praxedes Kilisesi yakınındaki Porta Valentini adı verilen bir kemer kapısının altındaki Hıristiyan şehitliğine gömülür. Julia mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanmaktadır.

Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile Roma'nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarını kaynaştırmış, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirmiştir. Tanrısal aşkla dünyasal aşkı birleştirmiştir. Zamanla Roma, Hıristiyan kilisesinin merkezi haline geldikten sonra eski pagan törenleri ve başta halk arasındaki en popüler festivallerden biri olan Lupercalia Festivali yasaklanmaya başlanır.

Romalı gençler I.S. 500'lü yıllara değin bu 2000 yıllık geleneği aşk ve şevk ile sürdürdüler. Ama gelen tepkiler üzerine M.S. 496 yılında Papa Galasius festivali yasaklamak yerine bir Hıristiyan festivaline çevirmek ister. Bu amaçla 200 yıl sonra festival tarihinde idam edilen Rahip Valentine'inin Aziz olduğunu ilan eder ve bu güne Aziz Valentine Günü adını verilir. Bundan böyle kilise festival günü yapılacak çekilişlerde genç erkekler genç kızların isimleri yerine Hıristiyan azizlerinin isimlerini çekmelerini ve bir yıl boyunca onlara rehberlik edeceklerine inandıkları azizlerin hayatını ve yaptıkları iyi şeyleri kendilerine örnek alarak yaşamalarını ister. Fakat gençler yine de bu günü Sevgililer Günü adıyla aşkın ve sevginin günü olarak kutlamaya devam ederler ve kâğıt dantellerden, incecik aynalardan ve parfüm keseciklerinden yapılan kartları birbirlerine verirler. Ayrıca aşkı simgeleyen en popüler hediyeler arasında eldiven, elbise, bir şişe şarap, altın harflerle el yazısıyla süslenen kâğıt dantellere yazılan aşk şiirleri ve çorap bağı da çok yaygındı.

Zamanında kurban edilen keçiler ve köpekler yerlerini kartlara ve güllere bırakmışlardır. 1969 yılında Aziz Valentine Günü Roma Kilisesi'nin özel günler listesinden çıkarılmıştır. Ancak anneler ve babalar gününün ticari başarısını gören yatırımcılar Sevgililer Günü'nü de Roma'daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentine'in son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kalp şeklinde çikolatalar vb. üreterek bir tüketim çılgınlığı gününe dönüştürmüşlerdir. Ve bu sektör tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok yaygınlaşmıştır.

SEVGİLİLER GÜNÜ’NE ÖZEL LİBİDO ARTIRAN YİYECEKLER!

sevgililer günü

DÜNYANIN 7 SEVGİ HARİKASI

14 Şubat sevgililer(in) günü, pek çok şairin dizelerine, sanatçıların dillerine ve sevenlerin kalbine işleyen aşkın ve sevdanın günüdür. Asırlar evvel, aşk için kendini feda eden St. Valentin’in hatırasıyla gelenek haline gelen 14 Şubat Sevgililer Günü, günümüzde hala heyecanla beklenen ve aşkla kutlanan özel bir gün olmaya devam ediyor. Bir aşk hikâyesinde vücut bulan ve anlam yüklenen Sevgililer Günü’nün de sevgililer dünyanın 7 harikasını hak ediyor. İşte dünyanın yedi sevgi harikası:

1- AŞKINIZI DİLE GETİRİN!

Sevgilinizi sevgi sözcükleriyle sevin. Sizi birbirinize yaklaştıran aşkınızı, mutluluğunuzu, sevginizi, güveninizi ve güzel duyguları ateşleyen hislerinizi “Seni seviyorum!” cümlesiyle bütünleştirin. Şu an yanınızdaysa eğer, demek ki değeri sizin için çok ayrı ve emin olun sizin dilinizden dökülecek olan birkaç aşk cümlesinin yeri de sevdiğiniz için aynı…

2- SEVDİĞİNİZİ HİSSETTİRİN!

Sevgiyi anlatmaya sözcükler yetmese de, kalbin aynası olan gözler ve aşkın yansıması olan dokunuşlarla sevdiğinize bu hissi yaşatabilirsiniz. Çok şey söylemeye gerek yok, içinize çektiğiniz sevdiğinizin kokusu, aşkla tuttuğunuz elleri, sevgi dolu bir kucaklaşma ya da anlamlı bir bakış… Unutmayın erkekler takdir edilmekten ve pohpohlanmaktan, kadınlar ise dinlenmekten ve seks dışında da dokunulmasından çok hoşlanır, sevildiğinizi hissettiren bu davranışları bolca sunun birbirinize…

3- AŞKIN ÖZÜNÜ UNUTMAYIN!

Aşkın diğer adı değil midir “tutku” ve tutkunun özü değil midir aşk? Gün tarlasında yürürken, aynı renk çiçeklerin arasından bir tek farklı renkteki çiçeği bulmuşken, yaşatmaya devam etmelisiniz…

4- NOSTALJİ YAŞATIN! 

Bu özel günde, sevdiğinizin yüzünün gülmesini görmek eminiz ki, sizi de mutlu edecektir. Birkaç dakika bile olsa, sevdiğinizi tanıştığınız o güne geri götürmek, kenarda köşede unutulmuş bir fotoğrafınızı göstermek aşkınızı tazelemek için güzel bir yol olacaktır.

5- SEVDİĞİNİZİ GÖKLERE ÇIKARIN!

Sevmek ve sevgiyle yaşayabilmek ömrümüz boyunca sahip olabileceğimiz en güzel şeyler arasında ilk sırada gelmektedir. Sevmek, birçok duyguyu içinde barındıran bir armağandır sevdiğine verilmesi gereken. Bu nedenle, size bu hissi tattıran sevdiğinizin sizin için ne kadar özel biri olduğunu ifade ederek bir armağan verebilirsiniz.

6- ROMANTİK RÜZGARLAR ESTİRİN!

Âşıkların günü olan 14 Şubat Sevgililer Günü’nde romantik olunmadan olmaz. Romantik olmak için sadece mum ışığı eşliğinde romantik bir müzikle dans etmek ya da yemek yemek yetmez. Bu sene özel olmalı… Bir CD’ye çekilmiş ilan-ı aşk sözcükleri, sevdiğinize özel yazdığınız aşk şarkısı, şiir ya da bir mektup, tanışma hikâyenizi anlattığınız bir CD, sizin için özel olan şarkıların yer aldığı bir defter ya da CD, belki de aşkınızı dile getirdiğiniz ve göğe yükseltebileceğiniz birkaç balon…

7- MUTLAKA ÖPÜŞÜN!

Sevgiyi ifade etmenin ve sevgiyi hissetmenin en güzel yolu öpüşmektir. Her ne kadar birbirine sarılmayı seven bir toplum olsak da, bugün Sevgililer Günü… Birbirini deliler gibi seven ve duygusal olarak bu kadar yakınlaşan iki bedenin cinsel çekimini ve arzularını yerine getirmesi gerekir. Unutmayın öpüşmek hissetmektir ve hissetmek aşktır.
 

Yayın tarihi: 08.02.2016
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu yazar yazısına henüz yorum yapılmadı.