Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

SÜPER ANNE: NEŞE ERBERK

Süper Anne: Neşe Erberk
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
10.05.2011 - 10:00 | Son Güncelleme:

O, Türkiye'nin en ünlü çalışan annelerinin başında geliyor.

Neşe Erberk, Türkiye’de “Çalışan Anne” denildiği zaman ilk akla gelen başarılı isimlerden. Bitmek bilmeyen çalışma enerjisi ve üçüzlerine olan sevgisi, onun gücüne güç katıyor. Peki, bu enerji nereden geliyor, hem özel hem de çalışma hayatı arasında nasıl bir denge kuruyor? İşte, tüm bunları merak ettik ve Neşe Erberk’le anne olmayı konuştuk.

Çok sık duyduğunuz ama sizi gururlandıran bir soru ile başlayalım, üçüz annesi olmak nasıl bir duygu?

Çocuk delisi olduğum için çok güzel bir duygu. Zaten lise yıllarımda 6 çocuk istiyordum. Tabii zaman içerisinde bu düşüncelerimi ‘ikiz istiyorum’a kadar indirdim. Üçüz olunca da şaşırdım ama şaşkınlığımı kısa sürede atlattım çünkü çocukları çok seviyorum. Kızlarım çok hareketli oldukları için beni ara ara yorsalar da hareketli çocuğun, sağlıklı çocuk olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple şikayetçi değilim ve kalabalık aileyi çok seviyorum. Öte yandan tabii ki üçüz annesi olmak kolay bir şey değil, büyük sorumluluk istiyor. Ama bunun da ödülleri var. Sürekli pozitif enerji ve sevgi dolu varlıklarla birlikte olduğum için kızlarım, hayat görüşümü çok olumlu etkiliyorlar.

Küçükken üçüzlerinize aynı kıyafetleri giydiren annelerden miydiniz?

Hediye geldiği zaman aynı giydirdiğim oldu ama ben bir şeyler alırken asla aynı seçmezdim. Aynı modelin 3 rengini veya aynı rengin 3 farklı modelini tercih ettiğim oluyordu. Farklılık yaratırken bir şeylerin de ortak olması lazım ki arada kıskançlık olmasın. Ben pratik bir yol bulmuştum ve kıyafetlerinin olduğu yere isimlerini yazmıştım, o zaman arada problem olmuyordu.

Kardeş kıskançlığını çok yaşıyor musunuz, nasıl idare ediyorsunuz?

Her gün bu krizi yaşıyoruz. Bu kıskançlık durumuna da onları hayata hazırlamak adına olumlu yönünden bakıyorum. Kızlarım kendi aralarında çok kavga etseler de yabancılara karşı adeta bir çete oluyorlar. Birbirlerini hem kıskanıyorlar hem de inanılmaz destek oluyorlar. Bu da doğal bir şey olsa gerek.

Peki, arkadaş çevreleri aynı mı?

İki kızım aynı okulda, farklı sınıfta; diğer kızım ise başka bir okulda. Hem aynı hem de farklı arkadaş çevreleri var. Aslında ben kendi kişiliklerini gösterebilmeleri adına özellikle farklı sosyal çevreleri olsun istiyorum. Farklı hobiler edinmeleri için özen gösteriyorum ama biri bir şey yapınca diğeri de aynısını yapmak istiyor. Hem ortak hem de ayrıştıkları noktalar var.

Ortak hobileriniz var mı? Yoksa büyüdükçe daha özgür mü olmak istiyorlar?

Ne mutlu ki benimle hala vakit geçirmekten hoşlanıyorlar. Ben de onlarla olmaktan çok keyif alıyorum bunun da beni yanlarında istemelerinde etkisi büyük sanırım. Müzikallere gitmeyi çok seviyorum, kızlarımı da götürüyorum ve bundan çok keyif alıyorlar. Beraber yapmaktan en keyif aldıkları şeyler; sinemaya gitmek, alışveriş yapmak, seyahat etmek…

Türkiye’de ünlü “Çalışan Anne” denince ilk akla gelen kişilerdensiniz. Bildiğim kadarıyla birçok şehirde anaokullarınız var, bunlardan bahseder misiniz?

İstanbul’da 7, İstanbul dışında 9 anaokulum var. Anaokulu açmak, çok eskiden beri hayalimdi. Ajansım hala devam ediyor ama ben anaokullarımın başındayım. Okul öncesi eğitime gönül verdim, diyebiliriz. Eğitim işinde olmaktan çok keyifliyim. Hedefim, 81 noktada anaokulu açabilmek sonra da bir ilkokul açmak. Eğitimin beni en mutlu eden yanı ise öğrettikçe öğrenmek!

Hem evi hem de işi bir arada nasıl yürütüyorsunuz? Çalışan annelere neler önerirsiniz?

Ben çalışmayı çok seviyorum. En başta planlı, programlı olmak çok önemli. “Vaktim yok” demek daima bir bahanedir. İnsan istedikten sonra her şeye vakit ayırabilir, bu sizin önem vermenizle ilgilidir. İş temponuzla, aile temponuzu dengeleyebilmeniz şart. Bu da çocukla kaliteli zaman geçirmekle başlıyor. Kısa bir zaman zarfı da olsa sadece çocuğunuza vakit ayırmanız çok önemli. Yalnız cep telefonuyla konuşurken, televizyon izlerken veya yemek yaparken onunla olmaktan bahsetmiyorum sadece ona vakit ayırmaktır önemli olan. Bunu her gün, kısa süre de yapsanız çocuk çok mutlu oluyor. Ben çalışırken çok mutlu oluyorum ve bunu onlara da yansıtıyorum. Çocuklar bizi model alıyorlar bu yüzden onlara çok doğru mesajlar vermek gerekiyor.

Röportaj: Nilay Uzun

Fotoğraf: Melin Kahraman

Sevgili Neşe Erberk’e değerli paylaşımlarından dolayı çok teşekkür ediyoruz. 

Yayın tarihi: 10.05.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.