Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

MADONNA’NIN DOKTORU ANLATTI

Madonna’nın Doktoru Anlattı
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Dr. Harvey Karp Acıbadem Maslak Hastanesi’nde!

Dr. Harvey Karp Acıbadem Maslak Hastanesi’nde herkese açık ücretsiz bir konferans verdi. UCLA Tıp Fakültesinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olan Dr. Karp, Madonna başta olmak üzere pek çok ünlünün çocuklarını emanet ettiği doktor.

Burada biz Türk halkına mutlu çocuk yetiştirmenin sırlarını, çocukların kolikten 2 yaş sendromuna sorunlarıyla nasıl baş edebileceğimizi ve “Mahallenin en mutlu yumurcağı” isimli kitabını anlattı. Bir ara “Her şeye arıza vermek zorundayım ya mahallenin en mutlu çocuğu olmak zorunda mı bir çocuk?” diye sayıklamışım. “Bizim mutluluğumuz ve rahatımız için çocukların mutluluğu çok önemli” dedi Dr. Karp. Haklı…

Yeni doğanlarla başlayalım. Kolikli bebekleri rahatlatmak için beş ana formülden bahsediyorsunuz? Alabilir miyiz bu formülü?

Aslında bebekler normal doğmaları gereken sürenin üç ay öncesinde doğuyorlar, bunu kabul ederek başlayalım. Mesela yeni doğan bir tay doğduğu anda ayaklanır ve yürümeye başlar, oysa insan yavrusu başını dahi dik tutamaz. Çünkü aslında hala anne karnında olması gerekmektedir ama dışarı çıkmıştır. O yüzden yeni doğan bebeklerde kolik dahil pek çok sıkıntı olabilir ve normaldir.

Bebeğiniz sürekli ağlıyorsa yapacağınız beş şey var. Son derece gevşek bir şekilde, çok sıkmadan sıkıştırmadan, terletmeyecek ince bir kumaşla gevşekçe sarmak, bir nevi kundak yapmak. Kucağımıza alıp sakince, yavaşça, ritmik bir şekilde sallamak. Bu anne karnındaki sallanmayı taklit eder. Kısık sesle, müzikal bir sesle şiiiiiiişşşşş demek bu da anne karnında duydukları sesi taklit eder. Eğer ağlıyorsa asla sırt üstü yatırmıyorsunuz yüz üstü çeviriyorsunuz (uyurken değil ağlarken).

Elektrik süpürgesinin sesi de yine anne karnındaki sese çok benzediği için elektrik süpürgesi açabilir veya beyaz gürültü denen (white noise) okyanus sesine benzeyen CD’ler dinletebilirsiniz. Bunlar kolikli bebekleri rahatlatan formüldür.

 



2-3 yaş grubu çocuklarda ‘korkunç iki’ denen bir dönem var. Bu dönemde çocuk ağlıyor, her şeye “hayır” diyor, itiraz ediyor, kendini yerlere atıyor, bununla ilgili sihirli bir formülünüz var mı?

Bu yaş grubu çocukla yapılan en büyük hata şu: Çocuk yemek saatinde “kurabiye kurabiye” diye bağırırken biz çocukla ya zıtlaşıyoruz ya da bir anda psikolog kesilip sakin bir ses tonuyla ona mantıklı olmayı anlatmaya çalışıyoruz.

Şöyle düşünün siz çok kızgınsınız ve ben size çok sakin bir sesle “ama neden, olmaz, yapamayız” diye konuşmaya başlıyorum ya da “şu an sinirlisin bunu anlıyorum” diyorum, daha çok kızarsınız değil mi? Çocukta da aynı. Çocuk karşısında böyle bir büyük görünce anlaşılamıyorum diye daha fazla öfkeleniyor.

Bir de şöyle düşünün çocuk gelip size mutluluk ve heyecanla ellerini çırparak bir şey anlatıyor, ne yapıyorsunuz o zaman? Siz de onu taklit ediyorsunuz değil mi? Ellerinizi çırparak, aynı onun gibi gülerek, çocuksu bir ses tonuyla “aferin benim yavruma” diyorsunuz. “Evet, mutlusun seni anlıyorum” demiyorsunuz. Çocuk büyüğün kendisini ayna gibi yansıttığını görünce rahatlar. O halde çocuk kızgınken de aynısını yapın. Abartmadan, kontrollü bir şekilde kendisini sizde görmesini sağlayın. O “kurabiye kurabiy”e diye bağırmaya başlayınca siz de aynı elinizi onun gibi yapıp, “bu mu, bu kurabiye mi, bu kurabiyeyi mi istiyorsun?” deyin.

Çocuğun dikkatini çekmeye başladığınız anda mesajı verin. “Kurabiyeyi yemekten sonra vereceğim.” Görün bakın yansıtma metodu işe yarayacak. Küçük çocuklar medeniyet kazanmamış mağara adamları gibidirler ve özel bir dil isterler. Bu dilde onlara onların anlayacağı dilde yaklaşmak olabilir, psikiyatrist gibi yaklaşmak değil.

 



Kitabınız Türkiye’de de raflara yerleşti. Sizin Amerika’da öğrendikleriniz, uyguladıklarınız buradaki anne ve çocukların işine yarayacak mı? Ben uzun süre yurt dışında yaşadım oradaki aile sistemi ile bizdeki arasında dağlar kadar fark var. Siz burada Türk ailelerine hitab edebileceğinize inanıyor musunuz?

Herkese olmasa da, yenilikçi, açık görüşlü, yeni fikirlere açık, dinleyen, araştıran pek çok aileye ulaşacağıma inanıyorum.

Peki bunu sormalıyım. Madonna nasıl bir anne? Size gelip arıza çıkardığı oldu mu hiç? Bize anlatabileceğiniz ilginç bir anekdot var mı?

Olsa da anlatamam biliyorsunuz. Ancak şunu söylemeliyim. Ne kadar ünlü olurlarsa olsunlar, çocuklarını alıp doktor kapısından içeri girdiklerinde hepsi sadece annedir. O sahnede gördüğünüz kadınlar değil sadece çocukları için en iyisini isteyen anneler olurlar.

Hazırlayan: Mehtap Erel

Dikkat: Bu röportajın tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Temmuz 2010

Yayın tarihi: 27.07.2010
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.