Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

HAP GİBİ SORULAR! İŞTE MİKSER RÖPORTAJLAR!

Hap Gibi Sorular! İşte Mikser Röportajlar!
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
13.07.2010 - 00:00 | Son Güncelleme:

İlk mikser röportajımızı Genel Yayın Yönetmenimiz Pınar Reyhan Özyiğit ile yaptık.

İlk mikser röportajımızı Genel Yayın Yönetmenimiz Pınar Reyhan Özyiğit ile yaptık.

Yatak odanızda, başucunuzda ne durur?

Dua kitaplarım, her akşam dua eder yatarım. Rüya tabiri kitaplarım, her gece rüya görürüm ve rüyalarım çıkar. iphone’um neme lazım durumundan. Bir de son okuduğum kitap neyse o durur. Ayrıca ışık geçirmeyen ve göz dinlendiren uyku gözlüklerim.

En son yaptığınız ev işi nedir?

Kütüphanemi topladım. 3500 kitap var evde. İşimle ilgili olan yarısını ofise götürüyorum da ondan.

İlk öpücüğünüzü hatırlıyor musunuz? İlk öpüşmeniz kiminleydi? Ne hissettiniz?

Evet hatırlıyorum. Çok bir şey hissetmedim, hatta "Yahu bu muymuş öpüşmek" falan diye düşünmüştüm. Salak bir şey gibi gelmişti öpüşmek. "Millet ne çok abartıyor" falan diye de düşünüyordum o anda. Nassı yani durumu... Yani hem öpüşüp hem bunlar düşünülür mü demeyin. Ben düşünürüm. Uyurken de, işerken de, banyo yaparken de, yüzerken de...

Eğer bir video oyunu karakteri olsaydınız kim ya da nasıl bir karakter olmak istediniz?

PS3 oyunlarından Assassin Creed’deki sürekli yürüyen, bina tepelerine tırmanan ama önüne çıkan herkesi hiç keyfini bozmadan pata küte döven bir karakter var, işte o olmak isterim. Bir de oyun uzun, çok zor bitiyor, o yüzden yüzmilyon insan dövebilir bin tane çatıdan çevreyi izleyebilirdim.

Asla tanışmak istemediğiniz bir ünlü?

Dita Von Teese’in bir süre evli olduğu Marilyn Manson. Rüyama falan giriyor bazen. O kadar olumsuz etkileniyorum ki ondan. Töbee töbee...

Sizinle dalga geçilmesini istemediğiniz için izlediğiniz halde kimseye söylemediğiniz bir film?

Niye ya söylerim işte, ben her filmi izlerim. Ayrım yapmadan film izleyeceksin, müzik dinleyeceksin ki iyilerin farkını anla...

Küçük Emrah filmlerinin hepsini izledim, İbrahim Tatlıses – Hülya Avşar Mavi Mavi’yi bile izledim. Salak korku filmlerine bayılırım. Hatta Kutsal Damacana'yı bile izledim. Hem 1 hem 2’yi. Recep İvedik’i... Gelmiş geçmiş en iyi filmim ise bence Besson'un The Big Blue filmi. Bir de yerlere yuvarlanarak gülmekten bayıldığım The Hangover. Olağanüstüydü bak sormadın ama bunları da söyledim.

Evde gizli gizli şarkılarını dinlediğiniz müzisyen?

Gizli gizli dinlemem. Alenen dinlerim. Şaşarlar dinlediğimi görenler. Müslüm Gürses’in özel yapım bir albümü vardı “Aşk Tesadüfleri Sever” albümü. Bayılırım ona. Önce “Iııh” diyen bile sonra şok oluyor klasikleri öyle güzel söylüyor ki.

Ama son 1 yıldır neye taktın diye sorarsanız Carla Bruni “No Promises” beni inanılmaz rahatlatıyor. Onu dinlemeden gün geçiremiyorum.

Birisiyle bir gece geçireceksiniz ama sabah kalktığınızda her şey sıfırlanacak, hiç yaşanmamış olacak. Yani rahat olabilirsiniz. O biri kim olurdu?

Yaaaa bu sorular tuzak. Ama yine cevap vereyim. Vallahi Robert Downey Jr. isterim ben. Yeni bir şey de değil bu yıllardır takmış durumdayım adama yani İron Man ile falan ilgisi yok benim durumumum.

Geçmişte yaşadığınız bir şeyi değiştirebilme şansınız olsaydı neyi değiştirirdiniz?

Bazı tercihleri... Ancak o deneyimler şu anki seni sen yapıyor. Bu da tartışılır.

Bir gece uyandınız, başucunuzda ak sakallı, nur yüzlü bir dede elinde asa size bakıyor. İlk tepkiniz ve sözleriniz ne olur?

“Hoş geldin” derim. Ciddiyim.

Eğer bir haftalığına birisiyle yer değiştirebilseniz kiminle yer değiştirmek isterdiniz?

Madonna. Yeni bir pijaması varmış içine krem doldurup yatıyormuş. Onu merak ediyorum. Bir de o dans ve sahne performansını deneyimlemek isterim.

En fazla üç cümle kurarak üç yaşındaki yeğeninize Allah’ı anlatmanız gerekse… Hadi bakalım anlatın...

“Çok büyüktür, her yerdedir. Sen onu göremezsin ama o seni görür, duyar ve dinler. Hayallerini isteklerini dileklerini o gerçekleştirir.” Bu konuşma böyle olmaz ama neyse.

Diyelim ki Hollywood, deli bir para harcayıp hayatınızı filme çekecek. Başrolü kimin oynayacağına da siz karar vereceksiniz, kimi seçersiniz?

Natalie Portman. İyidir o, severim onu.

Bir gazetenin ana sayfasına haber olacaksınız. Başlıkta ne yazsın istersiniz?

“İşte huzuru bulan kadın!”

Eğer bir hayvan olsaydınız hangi hayvan olmak isterdiniz, ve neden?

Balık olmak isterdim. Balık bana şans getirir. Balık olursam birilerine şans getiriyor olmaktan dolayı mutlu olurdum sanırım.

Eğer kim olduğunuza dair hiçbir fikrimiz olmasaydı kendinizi hangi üç kelimeyle tanımlardınız?

Anne, Kadın, Ayakkabı manyağı... 4 kelime oldu ama 3 ifade...

Bugün en son kimi aradınız ya da mesaj çektiniz?

Oğlumu aradım. Emre Berent’i. Bora’ya mesaj gönderdim “SS” mesajı. Yani Seni Seviyorum. Bu bizim kodumuz. Gün içinde arasıra SS’leriz birbirimizi veya “Pişt” mesajı atarız birbirimize.

Eğer bir süper kahraman olsaydınız, süper gücünüz ne olurdu?

“Akıldan geçeni okumak” çünkü şu an zaten gayet iyi yapabiliyorum. Bir de “Olacakları bilmek”. Veya şöyle diyelim biri birşey anlatıyorsa aslında içinden geçeni anlamak. Bunda da fena değilim. Rüyalarım ve ön sezilerim aşırı kuvvetlidir. Biri bir şey anlatırken aslında ne olduğunu gayet net anlarım. Yakın çevremi şaşırtırdı bu durum ama alıştılar. Filmlerdeki süper kahramanlardan biri olma şansım olsa ise o anı donduran biri olmak isterim. Bir nevi Flash Forward olayı...

Akşam saat 23:00'den sonra ne yaparsınız?

Eğer o saatte halen uyumadıysam (çünkü erken uyurum) muhtemelen bir nedeni vardır. Uykum kaçtıysa dolap bile toplarım. Yerine ve zamana göre değişir. Yalnızsam bilgisayar başında olurum, Bora varsa film seyrediyor veya geziyoruzdur, çocuklarla yalnızsam birlikte uyuyoruzdur evde kızlar partisi varsa kopuyoruzdur. Telefon işletme şakası bile yapıp eğlendiğimiz olur kız kıza... Kusana kadar gülme terapileri diyelim buna.

Bir hemcinsinizle romantik bir randevuya çıkmak zorundasınız. Kimi seçersiniz?

Hemcinsimle romantik bir randevu! Hımmm. Zor zoru. Peki seçiyorum... Düşünüyorum... Ama romantik... Bulamıyorum. Bir erkek seçiyim ben... Robert Downey Jr. Evet o olsun.

Su içmeyi çok sevdiğiniz özel bir bardağınız var mı?

Var tabii. Bardak değil. Koca bir şarap karafını su için kullanıyorum. Eğik, masaüstüne nasıl koyacağını bilmediğin bir tasarım. İçine buzları da atıyorum nane yapraklarını da. Tepesine de güzel bir yeşil limon kapatıyorum. Misss gibi oluyor. Evde ben nereye o oraya taşıyorum.

Şu anda giydiğiniz iç çamaşırınız ne renk? Biraz tarif eder misiniz?

Yeşil, Bridget Jones donu gibi bir boxer. Evde en rahatı bunlar oluyor. Kocaman. Emre geçen gün gördü ve "Anneee bu nasıl külot kocaman?" diye bağırdı. Öldük gülmekten...

Röportaj: Mehtap Erel

Sayın Pınar Reyhan Özyiğit'e, değerli paylaşımlarından dolayı teşekkür ederiz.

Dikkat: Bu röportajın tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

13.07.2010

Yayın tarihi: 13.07.2010
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.