Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

SAĞLIĞIMIZI KORUMALIYIZ, İYİ AMA NASIL?

STRES ARTIK YAŞAMIMIZIN OLMAZSA OLMAZI. SÜREKLİ BİR KOŞUŞTURMACA HALİNDEYİZ...

Sağlığımızı korumalıyız, iyi ama nasıl?
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Stresin artık yaşamımızın olmazsa olmazı olduğunu söyleyen Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Doktoru Turgay Çınar, sağlımızı nasıl korumamız ile ilgili bilgilendirme yaptı.

Günümüzde ihmal ediliyor olsa da hekimliğin temeli ve başarısının ölçüsü olması gereken alan koruyucu (preventif) tıptır. Hekimler, hastaları tedavi etmek için harcadıkları çabanın çok daha fazlasını hastalanmalarını engellemek konusunda harcamalıdırlar.

HEM AKUT HEM DE KRONİK HASTALIKLAR ARTIYOR

Ne yazık ki, tıbbın gösterdiği teknolojik ve farmakolojik gelişmeye rağmen hem akut hem de kronik hastalıkların sıklığının gün be gün arttığını görüyoruz. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre Türkiye'de 15 milyon Hipertansiyon, yaklaşık 10 milyon Diyabet, 10 milyon Depresyon hastası var. Yakın çevrenizde kime sorsanız bir hastalığından şikayet ediyor. Bayanların ortalama menopoza girme yaşı her yıl biraz daha genç yaşlara kayıyor. Osteoporoz ilaçları, menopoza girmiş her kadının kullandığı bir şekerlemeye dönüştü. Türkiye'de her yıl 50.000 insan kanserden dolayı ölüyor. Antidepresan ilaçlara başlama yaşı artık ilkokullar hatta anaokulları seviyesinde….

  

Peki neden?

Çünkü; insan doğasına aykırı evlerde yaşıyor, insan biyolojisi üzerindeki olumsuz etkileri ispatlanmasına rağmen hala klorlu sular içiyor, toprağa dokunmadan bir gecede serada üretilmiş sebzeleri yiyor, yiyeceklerimizle bolca zararlı kimyasallar ve tarım ilaçları alıyor, en ufak bir ağrıda kimyasal ilaçlara sarılıyoruz.

Lüks arabalarımızdan dolayı yürümeyi unuttuk, hızlı asansörlerimiz varken merdiven çıkmaya ne gerek var..? Çıplak ayakla en son ne zaman toprağa bastığımızı düşündüğümüzde çocukluk yıllarımıza gidiyoruz.

STRES ARTIK YAŞAMIMIZIN OLMAZSA OLMAZI

Stres artık yaşamımızın olmazsa olmazı. Sürekli bir koşuşturmaca halindeyiz. Yarışı hep birinci bitirmek için paralıyoruz kendimizi. İkinciliğe tahammülümüz yok. Karnemizin yıldızlı aferinlerle dolu olması için oyun oynamayı unuttuğumuzu bile fark edemiyoruz.

Artık şu gerçeğin farkına varmalıyız: İnsan, psikososyal bir biyolojik varlıktır. Onun sadece biyolojik yönünü ele aldığımızda, sonuç insan kavramından uzaklaşmak olacaktır. Bu mantık düzleminde yapılan tedavi de bir makineyi tamir etmekten farksız, rutin, ruhsuz bir işleme dönüşecektir.

Burada tıbbın anlamı da genişlemiş oluyor: Doğal yollarla bile olsa, aktar mantığıyla şu hastalığı tedavi etmek için bu bitkiyi kaynat iç gibi bir öneriyi kabul edilebilir olarak görmüyorum. 30 metre üzerinden 300.000 voltluk yüksek gerilim hattı geçen bir evde yaşayan çocuğun epilepsi hastalığının hangi yöntemle olursa olsun o evden uzaklaştırılmadıkça tedavi edilemeyeceği daha baştan belli değil midir?

  

Ne yapmalıyız..?

HERŞEY İLK ADIMLA BAŞLAR

Hepimiz başımızı iki elimizin arasına alıp kötü bir son durağa giden bu otobüsten kendimizi nasıl dışarı atabileceğimizi düşünmeliyiz. Herkesin kendince yapabileceği çok şey var. İlkokula giden çocuğunuza cep telefonu almamak gibi mesela. Mesela pazarda alışveriş yaparken süslü lambalar altında parlayan domatesleri değil bir köşeye oturmuş köylü teyzenin sepette sattığı albenisiz domatesleri almak gibi. Arabanızı evinizden iki sokak öteye park etmek ya da iş dönüşü evinizden iki durak önce otobüsten inip yürümek ve asansör kullanmamak gibi. Baş ağrınız olduğunda ağrı kesici ilaç almak yerine nane yağıyla şakaklarınıza masaj yaptırmak gibi. Gripal enfeksiyona yakalandığınızda tedavide bir etkinliği olmadığını bile bile antibiyotik kullanmak yerine her evde bulunan bitkisel çaylardan istifade etmek gibi. Uyku ilacı almaktan kaçınarak şerbetçiotu çayı içip yastığınızın altına küçük bir de mıknatıs koyarak yatmak gibi.

Herşey ilk adımla başlar.

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Doktoru Turgay Çınar

doktorsitesi.com 'a katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.
  
Cinselliğin düşmanlarıCarpe DiemDolunay Kadıoğlu

Cinselliğin düşmanları

Yaşanan pek çok cinsel sorunun altında cinsel bilgi azlığı, yanlış inançlar ve kayıtlar ve iletişim sorunları yatmaktadır. Devamı >
Çocuğum okusun, büyük adam olsun!Eğitim YaşamıMürüvvet Adalı Uygun

Çocuğum okusun, büyük adam olsun!

Pek çok öğrenci okumaktan, okulların açılmasından sevinç değil, üzüntü duyar haldeler.Devamı >
Aldatma delilini mahkemeye sunmak artık suç değil!Adalet ve Sizİlker Türkgüler

Aldatma delilini mahkemeye sunmak artık suç değil!

Eşinizin sizi aldattığını düşünüyorsanız, hatta elinizde kanıtınız da varsa...Devamı >
20 dakikaPusulaSerap Duygulu

20 dakika

Kimse sizin 20 dakika ortadan kaybolmanızı dert etmez, dünya durmaz, işler aksamaz. Devamı >
Ambalajlı sütler hakkında gerçekler!Ailenizin DiyetisyeniM. Turgay Köse

Ambalajlı sütler hakkında gerçekler!

Uzmanından uzun ömürlü sütlerle ilgili merak edilenleri öğrendik.Devamı >
What dedin?Vira ViraElif Ebru Wibrew

What dedin?

Ne kadar meraklıyız dilimizi parçalamaya... El birliğiyle dilimizi pek bir güzel kanatıyoruz farkında mısınız?Devamı >
  
Sarımsak soymanın en basit yolu bu videoda!

Sarımsak soymanın en basit yolu bu videoda!

Sarımsakları bu yolla kolayca soyabilirsiniz.Devamı >
Çikolatadan kase yapmaya ne dersiniz?

Çikolatadan kase yapmaya ne dersiniz?

İhtiyacınız olan şeyler sadece balon ve erimiş çikolata!Devamı >
Aileniz için harika bir hatıra!

Aileniz için harika bir hatıra!

Ailenizin birleşmiş ellerinin bir kopyasını hatıra olarak saklamaya ne dersiniz?Devamı >