Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

RAHİM AĞZI KANSERİNE DUR DEMEK ELİNİZDE!

Rahim ağzı kanserine dur demek elinizde!
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
22.08.2017 - 14:21 | Son Güncelleme:

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Attila Okur, rahim ağzı kanserine dair detayları ve korunma yöntemlerini sizler için anlattı.

"BANA BİR ŞEY OLMAZ" DEMEYİN!

Erken teşhis! Eminiz ki bu kelimelerle her yerde karşılaşıyor ve sıklıkla duyuyoruz. Asıl sorun tam olarak burada karşımıza çıkıyor aslında! Çünkü bu kelimeleri sadece duyuyoruz. Şimdi kendinize karşı dürüst olun ve erken teşhis ile ilgili en son ne yaptığınızı düşünün.Örneğin, herhangi bir hastalığın belirtisini kendinizde gözlemlemenize rağmen ihmal etmeden bir hekime başvurdunuz mu? Yoksa yaptığınız şey ‘bana bir şey olmaz’ düşüncesiyle hareket etmek mi oldu? Birçok hastalıkta olduğu gibi kanser de erken teşhisin önemi hayatınızla eş değerdir. Çünkü erken teşhis edilen hastalık size hayatınızı geri verir. Tıpkı rahim ağzı kanserlerinde olduğu gibi… 

RAHİM AĞZI KANSERİNE DAİR GERÇEKLER…

Rahim ağzı kanserinin en rahatlatıcı yanı erken tanısı mümkün, yeni çıkan aşılarla da gelecekte tamamen ortadan kalkabilecek bir kanser olmasıdır. En korkutucu yanı ise genç kadınlarda görülmesi, rutin kontroller yapılmadığında, erken tanı konulmadığında çok hızlı ilerlemesi ve genç ölümlere sebebiyet vermesidir. Kadınlarda rahim ağzı kanseri ölüm nedenleri arasında; dünyada 2. Türkiye’de ise 9. sırada yer almaktadır.

EN YAYIGIN GÖRÜLEN KANSER TÜRÜ

Dünyanın birçok bölgesinde en yaygın görülen jinekolojik kanser türü rahim ağzı kanseridir. Türkiye’de 1 yılda bin yüz altmış dört kişiye rahim ağzı kanseri teşhisi konulmaktadır. Üstelik bunların yaklaşık 720’sinin ölümle sonuçlanması olasıdır. Bu rakamlar her ne kadar korkutucu olsa da bizler için bir uyarı niteliği taşımaktadır. Tam da bu yüzden gerekli önlemler alınmalı ve erken tanı ile bu rakamlar minimum düzeye indirilmelidir.

RAHİM AĞZI KANSERİNİN RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

• Human papilloma virüs (HPV) enfeksiyonu,
• Erken yaşta cinsel ilişki,
• Sigara,
• Multiple seks partneri,
• İmmunsupresyon,
• Çok fazla doğum,
• Beslenme bozukluğu,
• Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımı,
• Genetik yatkınlık,

RAHİM AĞZI KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

• Vajinal kanama,
• Vajinadan idrar kaçağı,
• Kemik ağrısı ve kırıklar,
• Adet düzensizlikleri,
• Anormal kokulu vajinal akıntı,
• Cinsel ilişki sırasında ağrı ve leke oluşumu
• Pelvik ağrılar,

RAHİM AĞZI KANSERİNDEN KORUNMA ORANI %99’DUR!

Rahim ağzı kanserinden korunma %100’e yakın oranla mümkündür. Yaşam tarzı, monogam (tek eşli) yaşam, en önemlisi rahim ağzı kanseri aşısı (HPV aşısı) yaptırmak bu hastalık için güçlü birer bariyer oluşturmak için idealdir. Özellikle de HPV aşısı hayati öneme sahiptir ve tercihen cinsel aktivite başlamadan 9-26 yaş arası kadınlara rutin olarak yapılmalıdır.

Rahim ağzı kanseri gelişimi; HPV virüsü aldıktan sonra 2-3 yıl içinde %60’ı geriler, kalan %40 LSIL’a (düşük dereceli lezyona) neden olur. Bu kadınların %15’i 3-4 yıl içerisinde HSIL (yüksek riskli lezyon) a ilerler. Özellikle tip 16 ve 18 ile enfekte olan hastalarda risk fazladır, ancak bu hastaların da hepsi kanser olmaz, 10 yıl içinde %12 si invaziv kansere ilerler.

Korunmada en önemli yöntem; rahim ağzından küçük bir alet yardımı ile alınan örneklerindeki hücrelerin incelenmesi temeline dayanan tarama testleridir. Pap-smear testi olarak nitelendirilen bu testlerin uygulandığı ülkelerde, rahim ağzı kanseri görülme sıklığında ve bu kansere bağlı ölüm oranlarında yüzde 70 oranında bir azalma sağlandığı bilinmektedir.

RAHİM AĞZI KANSERİNDE NASIL BİR TEDAVİ YÖNTEMİ İZLENİR?

Rahim ağzı kanserinde 2 ana tedavi yaklaşımı kabul edilir. Bunlardan ilki cerrahi tedavidir. Bazı özel durumlarda farklılıklar göstermekle birlikte, erken evrede standart olarak uygulanan cerrahi yöntem; rahmin, kanserin yayılması muhtemel çevre yapılar ve lenf bezleriyle beraber çıkartılmasını kapsar. Bu hastaların bir kısmına, cerrahiye ek olarak ameliyat sonrasında tek başına veya kemoterapi ile birlikte radyoterapi uygulanabilir. İkinci tedavi yaklaşımı ise; ameliyat yapılmadan hastanın radyoterapi ve eş zamanlı olarak verilen kemoterapi ile tedavi edilmesidir. Radyoterapinin öncelikli olarak kullanıldığı tedavi seçeneği, genellikle cerrahinin uygulanamadığı ileri evredeki hastalar oluşmaktadır.

Yayın tarihi: 22.08.2017
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.