Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

OMUZ GEVŞEKLİĞİ, KALİTELİ YAŞAMIN DÜŞMANI

Omuz gevşekliği, kaliteli yaşamın düşmanı
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
19.01.2018 - 14:43 | Son Güncelleme:

İnsan vücudunun en hareketli eklemi olan ve birçok yönde hareket edebilen omuz eklemi, günlük aktivitelerimizde en çok kullandığımız eklemlerin başında geliyor. Omuzda yaşanan ağrılar ve problemler, yaşam kalitemizi düşürürken, hareket özgürlüğümüzü de kısıtlıyor.Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Enis Yıldırım, omuz instabilitesi (omuzda gevşeklik) ve omuz problemleri ile ilgili detaylı bilgiler verdi.

OMUZ İNSTABİLİTESİ NEDİR?

Omuz instabilitesi, omuz ekleminin gevşek olduğu ve omuz başının eklem kapsülü içinde kontrolsüz hareket edebildiği bir durumdur. Omuz ekleminin çıkması, omuz instabilitesi olan hastalarda sık karşılaşılan sorunlardandır. Eğer düzgün tedavi edilmezse, ilerleyen dönemde hareket kısıtlılığı ve artroz (kireçlenme) gelişmesi kaçınılmazdır.

OMUZ GEVŞEKLİĞİ NEDEN OLUR?

Omuz instabilitesi bazen omuzda görülen bir çıkığı takiben gelişir. İlk çıkıktan sonra yapılan müdahale ile omuz yerine oturtulur. Bu işlem sonrasında her şey normale dönmüş gibi görülebilir ancak omuz genellikle gevşek kalır. Çünkü omuz çıkığında, eklem içindeki sekman (labrum), bağlar ve eklem kapsülü zarar görür. Bu nedenle bazı hareketlerde, bu yapılar yetersiz kaldığı için ağrı ve yeniden çıkık gelişebilir.

Kameramanlık mesleğini icra eden kişilerde sık rastlanan bu omuz problemi, ertelenmeden tedavi edilmelidir. Omuzda sürekli olarak taşınan kamera, zamanla bu hastalığı beraberinde getirebilir. Bunun yanı sıra, gün içerisinde tekrar eden bazı hareketler (ağır kaldırma, fırlatma, silkeleme veya asılı kalma) omuz çevresi yapılarda uzun dönemde hasara ve gevşekliğe neden olur. Eklem kapsülü gevşek, sekman (labrum) hasarlı ve kaslar zayıf olduğunda kemik başı yuva (glenoid) içinde sürekli kayma hareketi yapar ve sonunda bu olay omuz eklem kıkırdağında hasara ve kronik ağrıya neden olur.

Bunun dışında bazı genetik hastalıklarda da aşırı elastik bağlar neticesinde, omuz instabilitesi görülür. Bağlar çok kolay esneyebildiğinde eklemlerde aşırı hareket oluşur. Ancak omuz gibi sağlamlığının (stabilite) neredeyse tümünü yumuşak dokular sayesinde oluşturan eklemlerde çıkık ve gevşeklik daha sık görülür.” açıklamasını yaptı.

OMUZUNUZ ÇIKACAKMIŞ GİBİ HİSSEDİYORSANIZ İHMAL ETMEYİN

“Sık sık” çıkacakmış gibi hissetmek şikayetlerden biridir. Omuzun bazı pozisyonlarda kaydığı hissedilebilir ve omuzda sürekli güvensizlik olur. Genellikle hızlı ve anlık gelişen bir ağrı hissedilir. Zamanla hasta bu duruma neden olan hareketleri engellemeyi öğrenir. Zaman geçip, gevşeklik ilerledikçe omuzda sık aralıklarla çıkıklar gelişir. Omuz bazen o kadar gevşek hale gelir ki, hastalar çıkıklarını kendileri yerine oturtur hale gelebilirler.

Ayrıca omuz çıkığında omuz çevresi sinirlerin de (aksiller sinir) zarar görebileceği akılda tutulmalıdır. Bu durumda omuzda bir bölgede uyuşukluk veya his kaybı gelişebilir. Genellikle bu durum geçicidir. Omuz çıkığı bu nedenlerle acil müdahale gerektiren bir durumdur.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Omuz ağrısı ile başvuran hastaya öncelikli olarak, ayrıntılı tıbbi öykü ve fizik muayene değerlendirmesi yapılmalıdır. Hastanın anlattığı hikaye ve hekimin yaptığı fizik muayene ile tanı çok büyük ölçüde belirlenir. Örneğin taş atarken, hapşırma sırasında ya da gece uyurken ağrı veya çıkma hissi ortaya çıkabilir. Ya da gece ağrıyan omuz üzerine yatamama ve uykuda dönerken ağrı ile uyanma gibi sorunlar yaşanabilir. Bunların dışında bazı hastalar omuzlarında sürekli güvensizlik hissinden yakınırlar. Korkutma testi (aprehension test) tanıyı büyük ölçüde netleştirir. Bu değerlendirmeler sonrasında eklem içi sorunları değerlendirmek için röntgen ve MR (Manyetik Rezonans) istenir.

Tedavi seçenekleri hastanın yaşına ve beklentisine göre değişmektedir. İleri yaş ve düşük fonksiyonel beklentisi olan hastalar çeşitli ilaç tedavileri, eklem içi enjeksiyon ve fizik tedavi yardımı ile tedavi edilebilir. Birçok genç hastada bu durum atlanıp eklem içi kortizon (steroid) ve lokal anestezik ilaç karışımı eklem içine uygulanmaktadır. Ancak genç, aktif çalışan veya spor yapan ve fonksiyonel beklentisi yüksek olan hastalarda tedavi yöntemi cerrahidir. Cerrahi tedavide kapalı (artroskopik) yöntem kullanılmaktadır. Artroskopik tedavi sonrası yaklaşık 6-8 haftalık rehabilitasyon uygulanır.

Omuz artroskopisi, birkaç küçük kesiden eklem içine özel kamera ve el aletleri ile girilen ve eklem içindeki sorunların büyük bir kesiye gerek duyulmadan tedavi edilebildiği cerrahi bir yöntemdir. Hasta cerrahi sonrası 12-24 saat içinde hastaneden taburcu edilebilir.” dedi.

Yayın tarihi: 19.01.2018
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.