Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

OMURGA EĞRİLİĞİ "SKOLYOZ"HAKKINDA MERAK EDİLENLER

Omurga eğriliği "Skolyoz"hakkında merak edilenler
1 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Şevki Gök’ YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr.
 
 

17.05.2018 - 12:50 | Son Güncelleme:

Birçoğumuzun çevremizdeki insanlara baktığında fark ettiği ama ne olduğunu bilmediği kemik ve omurga eğriliğinin adı: “skolyoz”... Bu çok önemli rahatsızlıkta önlem alınmadığı takdirde cerrahi müdahale gerekebiliyor. Beyin, Sinir ve Omurilik Uzmanı Op. Dr. Şevki Gök, “Bazı durumlarda şikâyet olmayabilir ama bu tanı ve tedavide gecikmelere neden olabilir” diyerek özellikle ailelerin çocuklarını iyi gözlemlemeleri gerektiğinin altını çiziyor.

Kemik eğriliği ve omurga eğriliği olarak bilinen skolyoz; yaşamın her döneminde karşımıza çıkabilir. Doğumdan itibaren olan konjenital skolyoz diğer vücut problemleri ile birlikte görülür. Bunların başında da gergin omurilik sendromu (tethered kord), meningosel, meningomiyelosel, chiari (beyincik sarkması), sirengomyeli (omurilikte içi sıvı dolu kist) gelmektedir. Tüm bu hastalıklar ekarte edildikten sonra görülen tip ise idiyopatik skolyozdur. Konjenital nedenlerle olan skolyozda doğumdan itibaren çocuklarda cilt bulguları, belde renk değişikliği, kıllanma artışı ve iskelet kas sistemi bozuklukları görülebilir. İdiopatik skolyozda ise hiçbir bulgu ve şikâyet olmayabilir, bu nedenle tanı almaları gecikebilir.

KONJENİTAL SKOLYOZ NEDİR?

Konjenital skolyoz hayatın ilk dönemlerinde ortaya çıkan, hayatın her döneminde tespit edilen bir hastalıktır. İlk 3 yaşta omurga gelişimini tamamlamadığı için görülme ihtimali düşüktür. Konjenital skolyozlu olgularda anne karnında yapılan ultrason yandaş̧ hastalıkları gösterme açısından önemlidir. Bu olgularda geniş̧ bir aile öyküsü alınmalı, ailenin diğer bireylerinin tıbbi geçmişleri sorgulanmalıdır. Çocuklarda özellikle üriner sistem, kalp, iskelet sistemi muayenelerinin tam yapılması gerekmektedir. Konjenital skolyozlu olgularda;

1. Bel bölgesinde renk değişikliği,

2. Belde kıllanma görülmesi,

3. Ayaklarda ve bacaklarda asimetri,

4. İdrar ve böbrek iltihapları, konjenital skolyozlu hastalarda altta yatan başka bir hastalığı göstermesi açısından önemlidir.

İDİOPATİK SKOLYOZ NEDİR?

İdiopatik skolyoz, skolyozların %80’i oluşturmaktadır. İdiopatik skolyozun tanısı konjenital skolyoza ait nedenler ekarte edildikten sonra konulmaktadır. İdiyopatik skolyoz büyüme çağında herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir. İdiyopatik skolyoz kız çocuklarında daha sık görülmektedir. İdiyopatik skolyozlu hastalar aileleri ve çevresi tarafından tesadüfen fark edilir. Aile tarafından bel ve omuz asimetrisinden, yeni kıyafet seçiminde çocukta omurgada asimetri ve eğrilik olduğu görülür. İdiyopatik skolyozlu çocuklarda şiddetli ağrılar, yürüme bozuklukları, akciğer problemleri görülmez. Eğer bu problemler varsa altta yatan omurgayı ilgilendiren diğer hastalıklar ekarte edilmelidir. Hastaların tam bir fizik muayenesi yapılmalıdır. Muayene tercihen hastalar çıplakken yapılmalıdır. Her iki omuz hizasının aynı olup olmadığına, arkadan bakınca sırtta eğrilik olup olmadığına, sırtta tek tarafta yükseklik olup olmadığına bakmak gerekmektedir. Skolyozlu hastada ağrının belirginleşmesi ve artması eğriliğin artış̧ gösterdiğini düşündürür. İdiyopatik skolyozlu olgularda tanıda konjenital skolyozu dışladıktan sonra yapılacak görüntüleme yöntemleri ile tanı konulmaktadır. Görüntüleme yöntemlerinde skolyoz grafisi çok önem taşımaktadır. Skolyozun açısı, eğriliğin ne tarafa doğru olduğu net olarak ortaya konulmaktadır.

Skolyoz tanısı almış̧  çocukların 6 aylık periyotlarla takibi skolyozun ilerleyip ilerlemediğini göstermesi açısından önemlidir. Skolyozda;

1. 0-25 dereceye kadar fizik egzersiz, eğer varsa hafif ağrılar için ilaçlarla semptomları gidermek gerekmektedir.

2. 25-40 derece arası skolyozlarda eğer çocukların şikâyeti yoksa ve 6 aylık takiplerde 10 dereceden fazla skolyozda artış̧ olmuyorsa dışarıdan korse tedavisi ve fizik tedavi yöntemleri ile izlemek yeterli olur.

3. 40 dereceden büyük skolyozlarda ise cerrahi düzeltme teknikleri devreye girmektedir.

Derecesi az skolyozlarda fizik tedavi tarafından verilecek egzersizler, yüzme programları, kaslara yönelik elektrostimülasyonların faydalı olduğu gösterilmiştir. Skolyozu tek başına kemik eğriliği olarak düşünmemek gerekir. Bu durumun çocuklarda ve ailelerde yarattığı travmalarda mevcuttur. Özellikle çocuklarda sırtta şekil bozukluğu sosyal çevre ve okulda birtakım olumsuzluklara yol açmaktadır. Bu yüzden skolyozun erken tanısının konması ve ona yönelik de tedavi yöntemlerinin başlatılması çok önemlidir.

Yayın tarihi: 17.05.2018
1 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.