Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

MİGRENİN KALICI TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜ?

Migrenin kalıcı tedavisi mümkün mü?
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Ufuk Askeroğlu’ YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr.
 
 

Tüm dünyada en sık karşılaşılan rahatsızlıkların başında olan migrenin cerrahi yöntemlerle tedavisi hakkında merak edilenleri Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Askeroğlu anlattı.

Migren, günlük hayatın aksamasına neden olacak kadar şiddetli zonklamalara neden olan ve tüm dünyada oldukça sık karşılaşılan kronik bir baş ağrısı türüdür. En yaygın görülen rahatsızlıklar arasında olan migren kadınlarda erkeklerden daha sık görülür.

MİGREN AĞRISI DİĞER BAŞ AĞRILARINDAN NASIL AYIRT EDİLİR?

Migren ağrısı diğer baş ağrısı türlerinden çok daha şiddetli olur ve çoğu zaman başın sadece tek tarafında ortaya çıkar. Ağrının şiddeti genellikle kişinin günlük aktivitelerini yerine getirmesine engel olur. Işığa ve sese karşı aşırı tahammülsüzlük ve bulanık görme de sık karşılaşılan belirtiler arasındadır. Migren atağı eğer tedavi edilmezse yaklaşık 4 ile 72 saat kadar sürebilir.

MİGREN AĞRISI NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Migren beş farklı aşamadan geçirilerek teşhis edilir. Öncelikle migren testi yapılarak baş ağrısının migrenden kaynaklı olduğundan emin olmak gerekir. Testten sonra migrenin tetikleme bölgesini bulabilmek için muayene süreci başlar. Ağrı tetik noktasından emin olmak için botoks testi yapılır. Bu işlemin ardından hasta migren günlüğü tutar ve gün gün ağrı sayısını ve noktasını yazar. Eğer hasta kalıcı tedaviyi tercih ederse migren ameliyatının planlanmasına başlanır. Basit düzeyde migren testi evde de yapılabilir. Eğer;

  • Potansiyel migren atağı sırasında burun akıntısı da yaşıyorsanız,
  • Gözlerinizde ya da gözlerinizin arkasında acı ya da baskı hissediyorsanız,
  • Potansiyel migren atağı sırasında kaş arası bölgenize masaj yapmak ya da baskı uygulamak işe yarıyorsa,
  • Kaş üzeri bölgesinde acı/ağrı oluyorsa,
  • Şakak bölgesinde ağrı ve zonklama oluyor ve o bölgeye bastırmak iyi geliyorsa,
  • Ağrıdan hemen önce ya da ağrı sırasında ensede gerginlik hissediliyorsa,
  • Potansiyel migren ağrısı başın arkasında daha çok hissediliyorsa,

Bu belirtiler sizde de mevcutsa, muayene için doktora gitmenizde fayda vardır.

Migren

MİGREN NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Migren tedavisinde herkese tek tip bir tedavi uygulaması yoktur. Migren kişiye göre farklı bölgelerde ve farklı şikayetlerle ortaya çıkar. Tedavisi de kişiye özel olarak planlanır. Ağrı kesici ve botoks tedavisi ile geçici çözümler sağlanırken migren ameliyatı ile kalıcı tedavi uygulaması yapılabiliyor.

BOTOKS İLE MİGREN TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

2010’da FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından onaylanan migrende botoks tedavisi mutlaka bu konuda eğitim almış uzman hekimlerce uygulanmalıdır. Botoks ile migren tedavisinde tetikleme noktasına enjekte edilerek kasların geçici olarak dondurulması sağlanır. 3 ile 5 ayda bir tekrarlanması gereken bu prosedür hastalara ameliyatsız tedavi imkanı sunar. Bazı hastalar anestezi ve ameliyat korkusu nedeniyle kalıcı çözüm yerine belirli aralıklarla botoks yaptırmayı tercih eder.

EN ETKİLİ ÇÖZÜM MİGREN CERRAHİSİ MİDİR?

“Migren cerrahisi” ya da “migren ameliyatı” denilen yöntem migreni kalıcı olarak tedavi edilmesini sağlayan cerrahi bir yöntemdir. Migren ameliyatı anestezi altında yapılan ve çoğu durumda hastanın aynı gün ya da bir gün sonra taburcu edilebildiği bir yöntemdir. Düzenli olarak botoks yaptırmak istemeyen hastalar tarafından kalıcı olarak migren ağrısından kurtulmak için tercih edilir. Birçok hastada “kaş çatmasını” sağlayan korrugator kası, alın bölgesinin duyusunu alan sinirlere bası yapmasından dolayı migren ağrısı oluşur. Bu operasyonun amacı bu basıyı ortadan kaldırmaktır. Cerrahi operasyonla saç içinden yapılan birer santimlik kesilerden endoskopik kamera kullanılarak veya göz kapağına uygulanan ufak bir kesi ile bu kaslar alınıp sinirler gevşetilir. Böylece migren ağrısının tetiklenmesi tamamen ortadan kaldırılır. Bası uygulanan yere göre bu işlemin yeri değişebilir. Örneğin; frontal (alın bölgesi), oksipital (ense bölgesi), temporal (şakak) ve rinojenik (burun) bölgelerine uygulanabilir. Migren ameliyatının ardından yüz bölgesinde herhangi bir kesi izi kalmaz.

Migren ameliyatı beyinle ilgili bir ameliyat değildir. Hasta için oldukça konforlu, bir gün hastane istirahati ile ertesi gün evine dönebildiği ve etkisi hemen ameliyat sonrası hissedilmeye başlayan başarılı bir operasyondur. Migren ameliyatının dünya literatüründeki başarı oranı %88-92 arasıdır, Türkiye’de de bu oranlar son 4 yıldır yapılan başarılı operasyonlarla yakalamıştır.

Migren

MİGREN AMELİYATINA KİMLER ADAYDIR?

Migren ağrısı kimi hastalarda çocukluk çağından başlayan ve yıllar boyu hayat kalitesini düşürerek devam eden bir ağrı zinciridir. Bu sebeple migren ağrısının teşhisi konulduğu anda, yaştan bağımsız olarak, hasta migren ameliyatına adaydır. Bir ay içinde en az 2-3 şiddetli migren atağı geçirmiş ve hiçbir ilaçlı tedaviye yanıt alamamış veya ilaç kullanmaktan hayat kalitesi düşmüş hastalar da migren ameliyatı için adaydır. Migren ameliyatı öncesi nöroloji uzmanı tarafından migren tanısı konmuş olması gerekir.

MİGRENİN TETİKLENMESİ NASIL ÖNLENİR?

Migren rahatsızlığı olan kişilerin yemeklerini düzenli yemeleri ve düzenli uyumaları gerekir çünkü öğün atlamak kan şekerinin düşmesine, fazla şeker içeren gıda tüketmek ise kan şekerinin önce aniden yükselip sonra aniden düşmesine neden olur. Tüm bunlar migren rahatsızlığını tetikleyebilir. Ayrıca dehidrasyonu önlemek için bol su tüketmek ve günde en 6 ile 8 saat uyumak çok önemlidir. Çoğu kadında adet döngüsü de migren ağısını tetikleyen sebeplerden birisidir, adet döneminden birkaç gün önce başlayan migren ağrısı adet dönemi boyunca da devam edebilir.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı
Migren Cerrahisi Uzmanı
Op. Dr. Ufuk Askeroğlu 

Yayın tarihi: 30.12.2015
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.