Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

İDRAR KAÇIRMA ŞEKİLLERİ VE TEDAVİSİ

İdrar kaçırma şekilleri ve tedavisi
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

Yeni ameliyat teknikleri ile bu durumun önüne geçilebiliyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Teksen Çamlıbel, idrar kaçırma şekilleri ile ilgili detaylı bilgiler verdi. 

Mesane dediğimiz idrar torbasında yaklaşık 200 – 250 cc idrar toplandığında hepimiz idrara çıkma hissini hissederiz. Uygun koşullar varsa idrarımızı yaparız.

SİNİRSEL MESANEDEN DOLAYI İDRAR KAÇIRMA

İdrar torbamızın doğumlarla, sinirlerde oluşan ileti bozukluklarında veya değişik ilaçlara bağlı olarak bu işlevlerde bozulma olabilir. İki temel grup, nörojenik mesane ve anatomik inkontinans dediğimiz gruplardır. Nörojenik mesanede genellikle mesanenin sinirsel durumu yani mesanenin kasılmasını ve gevşemesini sağlayan sinirlerde bir bozukluk söz konusudur.

Bu hastaların bir kısmı idrar hissi geldiği an bir süre tutmayı başaramamaktadır ve hemen idrara çıkmak durumunda kalmaktadırlar. Etrafta uygun bir tuvalet bulamadıkları zaman idrar kaçırabilmektedirler veya kişi eve gelir ve tuvalete gidene kadar idrarın bir kısmını kaçırır. Bu sinirsel mesane olayı “ürodinami” dediğimiz özel bir testle anlaşılır ve durum böyleyse de ilaçla tedavisiyle çok faydalı bir şekilde durum çözülebilir.

Sinirsel mesanenin bir grubunda da şeker hastalığı ve idrarı çok tutmaya bağlı olarak mesane hacmini aşırı şekilde büyümektedir ve dolayısıyla mesane içine 250 cc değil 500-750 cc hatta 1 litre idrar dolana kadar herhangi bir his göstermemektedir. Bu durumda kişi idrar hissi duyduğu zaman idrara çıkmakta fakat mesanedeki genel gevşeme ve tembellikten dolayı idrarın yine büyük kısmı içeride kalmaktadır. Dolayısıyla hasta sık sık ve az az idrar yapar ve hiçbir zaman idrara çıkma hissinden kurtulamaz. Buna “atonik mesane” denir ve genellikle tedavisinde yine ilaçlardan fayda görülür.

Bu grubun bir kısmında da mesanede aşırı şekilde idrar olduğu ve de her zaman idrar olduğu için hapşırırken, öksürürken yani karın içi basıncı arttıran hareketlerde taşma kaçırması denilen dolu bir bardağın taşması gibi idrar kaçırılabilir ki bunda da esas sebep yine mesanenin sinirsel bozukluğuna bağlı olarak gerekli zamanda gerekli boşalmayı yapamamasıdır. Bunda da ilaç tedavisi faydalı olmaktadır. Bu grup hastalarda ameliyat faydasız hatta zararlı olabilir.

ANATOMİK (YAPISAL) İDRAR KAÇIRMA NEDENLERİ

İkinci temel idrar kaçırma sebebi de anatomik yani yapısal idrar kaçırmadır. Bu durumda kişinin hapşırmasıyla, öksürmesiyle, ağır bir şey kaldırmasıyla, bağırmasıyla veya kahkaha atmasıyla yani karın içi basıncı arttıran her türlü harekette mesanedeki idrar az da olsa çok da olsa kaçar. Çünkü mesane ile mesanedeki idrarı dışarı taşıyan “üretra” denilen o kısa boru arasında işlevsel kapak bozulmuştur ve karın içi basınç arttıkça idrar kaçmaktadır. Bu durumda o kapağı daraltacak birtakım çok başarılı yeni ameliyatlar mevcuttur. Geçmiş yıllarda bu ameliyatlar uzun sürer, hasta günlerce hastanede kalır ve günlerce idrar sondası ile yaşardı. Günümüzde ise TVT ve TOT gibi ameliyatlar yapılmaktadır. Bu ameliyatlar vajinal yoldan yapılır ve hafif bir anestezi ile yarım saat kadar sürer. Mesane boyun dediğimiz idrar borusu kapak yakınlarında bir hamak görevi gören bir bant yerleştirilir. Bu hamağın 2 tarafı kalçamızın 2 yanındaki kaslara ve kemik dokusuna yapıştırılır. Bu hamak çok güçlü bir doku olduğu ve 2 taraftan da adele ve kemiklere bağlandığı için çok uzun zaman ve genellikle ömür boyu mesanenin tekrar aşağı sarkmasına engel olur, dolayısıyla mesane boyunu daraltarak her hapşırma ve öksürme de idrar kaçırmasını engeller.

Bu ameliyatta çok yaşlı kişilerde bile lokal anestezi ile yapılabilir. Geçmişte bu tarz değil de eski tip ameliyat olup da yine idrar kaçıranlar büyük bir gruptu. Artık günümüzde bu yeni ameliyat teknikleri idrar kaçırma önlenme şansı %95’lere çıkmaktadır.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Teksen Çamlıbel

doktorsitesi.com 'a katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
Yayın tarihi: 08.10.2015
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.