Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

EPİLEPSİ HAKKINDA EN ÇOK MERAK EDİLENLER

Epilepsi hakkında en çok merak edilenler
181 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Ayşe Serdaroğlu’ YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr.
 
 

Ailelerin epilepsiyi öğrenip çocuklarına bilgi vermesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Ayşe Serdaroğlu epilepsi hakkında merak edilenleri anlattı.

Epilepsi nedir?

Beyin hücrelerindeki işlev bozuklukları sonucu ortaya çıkan, gelip geçici olan, ancak tekrarlayan bilinç, hareket ya da duyu bozukluklarına epilepsi denir. Beyinde hücre gruplarının bulundukları yere göre farklı belirtiler gösterebilir. Bazen sadece hafif bir dalgınlık, korku hissi, gibi olağan dışı algılamalar ortaya çıkarken, bazı nöbetlerde kişi yere düşebilir, ağzında köpük, vücutta yaygın kasılmalara dek değişen tipte bulgular görülebilir.

Epilepsi tanısı nasıl konur?

Epilepsi tanısı klinikle konur. Genel fizik ve nörolojik muayene yapıldıktan sonra elektroensefalografi (EEG) tetkiki yapılır. EEG saçlı deriye elektrotlar yapıştırılarak beyin dalgalarının kaydedildiği bir yöntemdir. Epilepsi hastalığı tanısının konulmasında en önemli tetkiktir. Normal EEG epilepsi olmadığını göstermez ve anormal EEG de her zaman epilepsi demek değildir. EEG tetkiki kısa süreli, dinamik bir tetkik olduğundan çekim sırasında herhangi bir anormallik ortaya çıkmayabilir. Bu nedenle; tekrarlayan ya da uykusuzluk/uyku EEG çekimleri yapılabilir. Hastanın nöbet öyküsü ve EEG’si ile epilepsi tanısı konulduktan sonra beynin elektriksel yapısını bozan nedeni saptamak için (beyinde yapısal bir anormallik olup olmadığı, damarsal anevrizma veya tümör gibi nedenlerden mi kaynaklandığının anlaşılması amacıyla) daha ileri tetkikler (beyin manyetik rezonans görüntüleme, kan ve idrar tetkikleri, metabolik taramalar) yapılmalıdır.

Epileptik nöbet tipleri nelerdir?

Beyinden çıkan anormal elektriksel deşarjın çıkış yerine ve şiddetine bağlı olarak değişik nöbet türleri görülür. Kabaca kısmi ya da yaygın epilepsi olarak ikiye ayrılır. Yaygın nöbetlerin en tipik olanı halk arasında anılan adıyla “sara” nöbetinde bilinç kaybı, tüm vücutta kasılma ve çırpınmalar olur. Nöbet sırasında dilde ısırma, idrar ve gaita kaçırma olabilir. Ayrıca sadece bilinç kaybının eşlik ettiği dalma, sıçrama aniden düşme ve kasılma nöbetleri de yaygın nöbetler arasındadır. Kısmi nöbetlerin bazılarında bilinç kaybı olmadan kontrol dışı yüz, el, kol ve bacaklarda motor hareketler, anormal duyu bozuklukları olur. Bazılarında ise bilinç bozukluğu ağızda yalanma yutkunma hareketleri elde tekrarlayıcı hareketler ve tek kolda kasılma izlenebilir.

Epileptik nöbetlerin nedenleri nelerdir?

Annenin hamilelik döneminde geçirdiği hastalıklar, ciddi tansiyon ve nabız değişiklikleri, doğum sırasında çocuğun oksijensiz kalması, bebeğin geçirdiği hastalıklar ve enfeksiyonlar (özellikle menenjit ve ensefalitler), kafa travmaları, beyin damar hastalıkları, fazla miktarda alınan ilaçlar, zehirlenmeler, bazı kalıtsal metabolik hastalıklar, beynin doğumsal yapısal bozuklukları

Epileptik nöbetlerle karışan durumlar nelerdir?

Katılma nöbetleri, tikler, senkop (bayılma), mastürbasyon, uykuda sıçrama ve silkinmeler, ürperme, boyun eğme hareketi, baş sallama, kafa vurma, tekrarlayıcı baş dönmesi, gece korkusu, uykuda konuşma ve yürüme, migren, kalbin ritim bozuklukları, tekrarlayan karın ağrıları, gastro özefagial reflü.

Epileptik nöbetleri tetikleyen nedenler hangileridir?

Uykusuzluk, açlık, aşırı yorgunluk, alkol, antihistaminikler, grip ilaçları, makrolid, kinolon, sefalosporin grubu antibiyotikler, greyfurt, kafein, ışığa duyarlı epilepsilerde yanıp sönen ışıklar, televizyon, bilgisayar, güneş ışığı, enfeksiyon, stres.

Epilepsi tedavisi nasıl yapılır?

Epilepsinin en önemli tedavi şekli ilaç tedavisidir. Epilepside kullanılan ilaçlar beyin hücrelerinin aşırı uyarılma durumunu baskılayarak nöbetlerin oluşumunu engeller. Bazen kullanılan tek bir ilaç nöbeti kontrol altına almayabilir. Epilepsi tedavisinin düzgün bir biçimde sürdürülmesi durumunda bile nöbetler devam edebilir. Uygun tedavi ile hastaların %70-80’inde nöbetler tamamen ortadan kalkar, %20-30’unda ise tüm tedavilere rağmen nöbetler devam eder.

Eğer epilepsi ilaçlarının hiçbiri etkili olmuyorsa, epileptik nöbetlere sebep olan beyin dokusu çıkarılabilecek bir bölgede ise; o bölge cerrahi olarak çıkarılır. Medikal tedaviye dirençli, rezektif cerrahiye uygun olmayan, rezektif cerrahi uygulanmış ancak nöbetleri hala devam eden hastaların nöbet kontrolünü sağlamak için de yeni bir tedavi yöntemi olan epilepsi pili (VNS, nervus vagus stimülatörü) takılabilir.

Epileptik nöbet geçiren hastaya: Yapılması gerekenler

  • Sakin olun, çocuğun yanından ayrılmayın
  • Baş ve vücudunu yana çevirin
  • Nöbet sırasında yaralanmasını önleyin (çevresindeki kesici ve yaralayıcı cisimleri uzaklaştırın)
  • Yakasını ve sıkı giysilerini gevşetin
  • Çene kilitlenmedi ise; dişlerinin arasına bir bez parçası koyun, dilini ısırdı ise bezle ağızdan çıkan salgıları temizleyin
  • Nöbet anında neler yaptığını gözleyin ve bunları doktorunuza anlatın
  • Nöbetinin bitmesini bekleyin
  • Nöbet 5 dakikadan uzun sürdüyse ve çocukta yaralanma varsa; çocuk acile götürün

Epileptik nöbet geçiren hastaya: Yapılmaması gerekenler

  • Panik yapmayın
  • Parmağınızı çocuğun ağzına sokarak ağzını açmaya çalışmayın
  • Çocuğu sıkı sıkı tutmayın, kasılan kol ve bacaklarını açmaya çalışmayın
  • Ağızdan ilaç vermeye çalışmayın
  • Kalp ve solunum masajı uygulamayın
  • Çocuğun bilincini açmak için sarsmayın, tokat atmayın, soğan sarımsak koklatmayın, üzerine kolonya, soğuk su dökmeyin

Ailelere Öneriler

  • Epilepsiyi öğrenin ve çocuğunuza bilgi verin
  • İlaçlarını düzgün kullanın
  • Sorunuyla baş etme yollarını gösterin
  • Çocuklarınızı diğer kardeşlerinden ayırmayın, yapabileceklerini siz yapmayın
  • Çocuğunuzu aşırı yorgunluk, açlık, uykusuzluk ve kötü beslenmeden koruyun

Çocuk Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Serdaroğlu

Yayın tarihi: 26.06.2015
181 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.