Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

DİYABET HASTALARI ORUÇ TUTABİLİR Mİ?

DİYABET HASTALARININ ORUÇ TUTARKEN DİKKAT ETMESİ GEREKENLER...

Diyabet Hastaları Oruç Tutabilir mi?
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

“Ramazanda diyabet hastalarının oruç tutarken gün içinde mutlaka şeker ölçümü yapması gerekir” diyen Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, diyabet hastaları için ramazan önerilerinde bulundu.

Prof. Dr. Yıldız, tüm dünyadaki diyabetli hasta sayısının yüzde 90-95'ini oluşturan Tip 2 diyabetli kişilerin, sağlıklarını kaybetmeden oruç tutabilmeleri için dikkatli olmaları gerektiğini söyledi. Yıldız, hayat boyu tedavinin yanı sıra düzenli beslenmeyi gerektiren Tip 2 diyabetin, özellikle ramazan ayında oruç tutan hastaların dikkatsiz beslenmeleri ve tedavilerini aksatmaları nedeniyle ciddi sorunlara neden olduğunu kaydetti.

Oruç Tutmak Tip 2 Diyabet Hastaları için Önemli Sağlık Risklerine Neden Olabilir

Yapılan araştırmaların, Tip 2 diyabet hastası olan her 10 Müslümanın 8'inin ramazan ayında oruç tuttuğunu gösterdiğini vurgulayan Yıldız, “Ramazan ayında oruç tutulması, Tip 2 diyabet hastalarında önemli sağlık risklerine neden olabilir. Bu risklerin yönetimi açısından ramazan öncesi ve ramazan süresince hastaların hekimleriyle yakın iletişimde olması gereklidir” şeklinde konuştu. Tip 2 diyabette, hastanın yaşam kalitesini etkileyen önemli bir risk faktörü olan hipogliseminin (kan şekeri düşüklüğü) özellikle ramazan ayında uzun süren açlık dönemiyle daha çok tetiklendiğini belirten Prof. Dr. Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

“13 Müslüman ülkeden 12 bin 243 diyabet hastasının dahil edildiği “EPIDIAR” çalışmasına göre, ramazanda oruç tutan Tip 2 diyabet hastalarında hastaneye yatış gerektiren ciddi hipoglisemi riski 7,5 kat artmıştır. Terleme, baş dönmesi, açlık, asabilik gibi belirtilerle ortaya çıkan hipoglisemi acil müdahale edilmediği takdirde, bilinç kaybı ve hastalık nöbeti gibi ciddi sorunlara yol açabilir.”

Hastaların Yarısı Hipoglisemi Belirtilerini Tanımıyor

Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, Türkiye'nin de içerisinde olduğu 6 ülkede bu yıl Mart-Mayıs ayları arasında yapılan Hipoglisemi Anket Araştırması'na göre, Tip 2 hastalarının yarısının hipoglisemi belirtilerini tanımadığını ortaya koyduğunu aktardı.

Yine aynı ankete göre, hastaların yaklaşık üçte birinin doktorlarıyla hipoglisemi hakkında düzenli olarak konuşmadıklarını anlatan Yıldız, anketin Türkiye'de ve Hindistan'da hastaların yaklaşık yüzde 85'inin hipogliseminin belirli diyabet ilaçlarına bağlı gelişebileceğini bilmediklerini de ortaya koyduğunu kaydetti.

Diyabet Hastaları Doktor Takibinde Oruç Tutmalı

Ramazanda oruç tutmayı seçen diyabet hastalarının hekimlerinin yakın takibinde olmasının çok önemli olduğuna değinen Prof. Dr. Yıldız, şöyle devam etti:

“Sağlıklı olsun, diyabetik olsun, Türkiye'de geleneksel olarak iftar sofralarındaki yemek miktarı, bireye yetecek olanının 2-3 katından fazladır. Bu da bir anda çok fazla yemek yemeyi beraberinde getiriyor. Bir kere bundan kesinlikle kaçınılması gerekiyor. İftarda çok yemek yememeli. Yağlı, tuzlu ve şekerli gıdaların tüketimi en aza indirgenmeli. İftar ile sahur arasında en az 1 mümkünse 2 ara öğün olması, az miktarda dengeli yenmesini öneriyoruz. Ramazan, yaz dönemine denk geliyor. Oruçlu kalınacak süre çok uzun. 15-16 saate varan açlıktan bahsediyoruz. Bu nedenle özellikle sahurda sebzeler, kahverengi ekmekler, tahıllar, bulgur, baklagiller gibi kompleks karbonhidratlar ve meyve, sebze, yulaf, baklagiller gibi lifli gıdalar yenildiğinde yavaş yavaş sindirilen ve emilen gıdalar tüketilmelidir. Tip 2 diyabet hastası, oruç tutarken, hekiminin önerdiği sayıda gün içinde şeker ölçümünü mutlaka yapmalıdır. Şeker, sahurla iftar arasında da ölçülebilir. Parmaktan şeker ölçmenin, orucu bozması söz konusu değildir. Bu anlamda hastalarımızın yanlış bilgileri var. Kan şekeri değeri 60'ın altındaysa ya da 300'ün üzerindeyse bu durum o gün tutulan orucu bırakmayı gerektiriyor. Bir diyabet hastası, şekeri 60 olduğunda belli zaman içinde karbonhidrat içeren gıda almazsa şekeri daha da düşer. 60 altı bize hipoglisemiyi tanımlar ve yemek yemezse hastaneye kaldırılması söz konusu olabilir. Aynı şekilde, 300'ün üzerindeki şeker de bizim için alarm teşkil eder, 300'ün daha da yukarıya çıkması halinde de yine hastaneye yatması gerekebilir.”

AA

PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.
  
Emekli olmaktan korkmayınyeniArzu ile hayata dairArzu Hoşgör

Emekli olmaktan korkmayın

Özendirmek gibi olmasın ama ben çok sevdim "emekliyim" demesini de emeklilik hayatını da... Devamı >
Türkiye'de taşıyıcı annelik yasal mı?Adalet ve Sizİlker Türkgüler

Türkiye'de taşıyıcı annelik yasal mı?

Hukuka göre genetik bağı olmasa da anne doğuran kişidir.Devamı >
Şans ve fırsat kapıdaAstroskopNiobe Aslı Temel

Şans ve fırsat kapıda

Yılın en güzel, en pozitif etkileri bu hafta başlıyor.Devamı >
Orgazm olmadan hamile kalınır mı?Kara KutuEsra Çabuk Cömert

Orgazm olmadan hamile kalınır mı?

Hamile kalma ile cinsel ilişkiden alınan zevk arasında bir bağlantı var mı?Devamı >
Vücudunuz sonbahara hazır mı?Güzellik SırlarıYasemin Fatih Amato

Vücudunuz sonbahara hazır mı?

Yapacağımız bakımlar, yaz mevsiminin yol açtığı hasarları onarırken, cildimizi de önümüzdeki günlerde hırpalayacak zamana adapte edecektir.Devamı >
UHT süt melek mi şeytan mı?İyi Beslen İyi YaşaDeniz Berksoy

UHT süt melek mi şeytan mı?

UHT yöntemi, sütün içindeki bozulmaya neden olan maddeleri kontrol altına alır.Devamı >
  
Sarımsak soymanın en basit yolu bu videoda!

Sarımsak soymanın en basit yolu bu videoda!

Sarımsakları bu yolla kolayca soyabilirsiniz.Devamı >
Çikolatadan kase yapmaya ne dersiniz?

Çikolatadan kase yapmaya ne dersiniz?

İhtiyacınız olan şeyler sadece balon ve erimiş çikolata!Devamı >
Aileniz için harika bir hatıra!

Aileniz için harika bir hatıra!

Ailenizin birleşmiş ellerinin bir kopyasını hatıra olarak saklamaya ne dersiniz?Devamı >