Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

BORDERLİNE KİŞİLİĞİN AŞK İLİŞKİLERİ ÜZERİNE ETKİSİ

YA ÇOK YAKIN YA DA ÇOK UZAK OLMAK İSTERLER.

Borderline kişiliğin aşk ilişkileri üzerine etkisi
59 PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Gülşah Pınaroğlu’ YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

Borderline (sınırda) kişilik, ilişkilerini oldukça zorlayıcı ve inişli çıkışlı yaşar. Çoğunlukla ilişkileri hüsranla biter ve hemen yeni bir ilişki arayışına girer. Kalıcı bir ilişki sürdürmek oldukça güçtür, çünkü bu kişiler sevgilisinin/eşinin iyi ya da kötü yönlerini bir arada göremez, dolayısıyla ilişki hep yara alır. Psikolog Gülşah Pınaroğlu borderline kişiliğin aşk üzerine etkilerini anlatıyor.

İLİŞKİLERİ OLDUKÇA İNİŞLİ ÇIKIŞLIDIR

Bir gün hoşuna giden bir şey yapan sevgili onun için dünyanın en iyisidir, aynı kişinin hata yapma olasılığını kabul edemez ve hata yaptığı anda dünyanın en kötüsü olur. Sürekli olarak terkedilme ve sevgilinin yok olmasına ilişkin korkuları vardır bu korku ve kaygılar onun ilişkide kontrol edilemez davranışlar ve duygular yaşamasına da sebep olur. Bir kaybı yaşama ve yas tutma becerisi hiçbir zaman gelişmemiştir ve buna dayanacak gücü olmaması nedeniyle terkedilmemek adına ciddi uğraşlar sarf eder.

YAPTIKLARINI BİLİNÇLİ OLARAK YAPMAZLAR

Hatta bazen çelişik gelse de yakınlaşan sevgiliyi kendinden uzaklaştırıcı davranışlarda bulunur ve sevgilisi kendisinden uzaklaşınca yakınlaşmaya başlar bu davranış dakikalar içinde bile olabilir. Birden değişen bu davranış ve duygu dalgalanması karşındaki kişide de net bir şekilde fark edilir. Burada yaptığı aslında bi nevi bir testtir, sevilebilirliğini ve değerini görmek için yaptığı bilinçdışı bir davranışta diyebiliriz. Ancak borderline kişi bunların hiç birini bilinçli bir şekilde yapmaz.

YA ÇOK YAKIN YA DA ÇOK UZAK OLMAK İSTERLER

Borderline kişiler aşırı yakınlıkta boğulma ve işgal edilme duygusuna kapılır ve karşısındakinden uzaklaşmaya başlar. Uzaklık ise yoğun bir korku yaratır ve yapışma hissi doğurur. Mesafeyi bir türlü koruyamaz ya çok uzak ya çok yakın olma isteği içerisinde gidip gelen bir seyri vardır ilişkinin.

SAVUNMA MEKANİZMALARINI OLDUKÇA SIK KULLANIRLAR

Bölme bunların en başında gelir, karşındaki kişiyi iyi ve kötü görme eğilimi bu yapmış olduğu savunma mekanizmasının bir etkisidir. Sevgilisini/eşini iyi ve kötü yönleriyle bir bütün olarak göremez. Aynı zamanda ilkel savunma mekanizmaları da vardır. Bunlardan biri yansıtmadır, örneğin; kendisinin aldatma fikri ve eylemi olması nedeniyle sevgilisinin onu aldattığını düşünmesi ve suçlaması. Yine bir diğer savunma mekanizması yansıtmalı özdeşim; sevgilisi tarafından flörtöz olmakla suçlanıyor ve bir süre sonra öylemiş gibi düşünmeye ardından kendini suçlamaya başlaması da buna örnek olabilir. İnkâr da en çok kullandığı savunma mekanizmalarındandır. Örneğin; sevgilisinin ondan ayrılmak istemesini kabul edemeyip hala ilişkiyi sürdürme istediği ve hala ilişkide olduğunu düşünmek. Bir diğeri de değersizleştirmedir. Özellikle sevgilisini tamamen kötü olarak algıladığı zamanlarda onu değersizleştirecek söylemlerde ve davranışlarda bulunur, buna ek olarak kendini yüceltici tüm güçlülük dediğimiz savunmayı yaparak karşındaki alt etmeye çalışır.

PARANOİD DÜŞÜNCELERİ VARDIR

Ayrıca borderline yapıdaki kişilerin paranoid düşünceleri de vardır, özellikle kıskançlık duygularını perçinleyecek ‘aldatılıyorum’ fikrine hiçbir gerçekliği olmamasına rağmen inanır ve bu nedenle ilişkide büyük tartışmalar çıkararak karşı taraftan hınç alır. Hatta bu fikre inanması nedeniyle kendisi de aldatma eğilimine girerek intikam alma yoluna koyulur. Böylelikle içinde olan öfkeyi eyleme vurarak kısa süreli bir rahatlama sağlar. Bunun dışında bir çok kişi için nispeten önemsiz olan en ufak durum bile borderline yapıdaki kişilerin kontrol edilemez bir öfke yaşamlarına sebep olabilir. En ufak bir detay dünyanın en kötü şeyi olmuşçasına canını yakabilir ve sorun teşkil edebilir.

AŞK İLİŞKİLERİNE CİDDİ BİR YATIRIM YAPAR

Bütün zihni bununla meşgul olur ve başka bir şey düşünemez olur. Dolayısıyla iş hayatında ve arkadaşlıkları da aynı düzlemde ilerlemesi nedeniyle bir türlü istikrarlı olamaz ve kalıcı dostluklar kuramaz. Aslında tüm ilişkiler pamuk ipliğine bağlıdır.

YALNIZ KALMA TOLERANSLARI OLDUKÇA DÜŞÜKTÜR

Hayatlarında ilişki yaşamadıkları dönem neredeyse yok gibidir. Biten bir ilişkinin hemen ardından eski ilişkinin yasını tutmadan yeni bir ilişkiye tüm enerjisiyle başlar ve eski ilişkisini tamamen unutmuş ve hiç yaşanmamış gibidir.

İlişki yaşayacak herhangi birisini bulamadığı durumlarda aylarca iletişim kurmasa bile arkadaşlarını arayarak sanki dün görüşmüş gibi bir yakınlıkla görüşme ve buluşma talebinde bulunur. Reddedildiği durumlarda da derin bir öfke ve depresif bir duygu durum seyreder ve yeni arayışlara koyulur. Bu dönemde ısrarcı ve işgalci bir hal alabilir. İlişki yaşayacak birini bulduğunda iste tekrar arkadaşlardan uzaklaşır ve tanımıyormuşçasına bir tavır alır.

HAYATI BOYUNCA BU ŞEKİLDE YAŞAYABİLİR

Bir şeylerin yaşadığından bazen yakınsa da farkındalığı oldukça düşüktür. Bunun bir problem olup olmadığıyla ilgili bir fikri olmayabilir. Elbetteki tüm borderline yapıdaki kişiler böyle değildir farkındalığı yüksek olanların bir problem olduğunu anlayarak profesyonel bir yardım alması gerektiğini farkeder. Ancak psikoterapiye başvuruları tam bir farkındalık oluşturmalarından değildir. Genellikle biten bir ilişkinin ardından derin bir depresyon yaşamalarından sonra olur.

TÜM BU YAŞANILAN SÜREÇ ÇOCUKLUK DENEYİMLERİYLE İLGİLİDİR

Bakım veren kişiyle /anneyle kurulan bağın yetişkinlikteki seyridir. Yetişkin olmuş bu birey aslında hala anneden kopamamış ve anneyle kurduğu bu yakın-uzak/ iyi -kötü dengeli olmayan ilişkiyi tekrar etme eğilimi içindedir.
Psikoterapi bu sistemi dengeli hale getirmeye çalışır. Danışanın yaşamış olduğu bu zorlu, inişli çıkışlı süreci önce terapi odasında halletmeye çalışarak gündelik hayatında daha süreğen ve dengeli ilişkiler kurmasını sağlar. Danışanın yaşadığı engeller karşısında duygu durumu kontrol altına alınarak başetme mekanizmaları güçlendirilir. 

59 PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.
  
Türkiye'de taşıyıcı annelik yasal mı?yeniAdalet ve Sizİlker Türkgüler

Türkiye'de taşıyıcı annelik yasal mı?

Hukuka göre genetik bağı olmasa da anne doğuran kişidir.Devamı >
Orgazm olmadan hamile kalınır mı?yeniKara KutuEsra Çabuk Cömert

Orgazm olmadan hamile kalınır mı?

Hamile kalma ile cinsel ilişkiden alınan zevk arasında bir bağlantı var mı?Devamı >
Şans ve fırsat kapıdayeniAstroskopNiobe Aslı Temel

Şans ve fırsat kapıda

Yılın en güzel, en pozitif etkileri bu hafta başlıyor.Devamı >
Vücudunuz sonbahara hazır mı?yeniGüzellik SırlarıYasemin Fatih Amato

Vücudunuz sonbahara hazır mı?

Yapacağımız bakımlar, yaz mevsiminin yol açtığı hasarları onarırken, cildimizi de önümüzdeki günlerde hırpalayacak zamana adapte edecektir.Devamı >
UHT süt melek mi şeytan mı?İyi Beslen İyi YaşaDeniz Berksoy

UHT süt melek mi şeytan mı?

UHT yöntemi, sütün içindeki bozulmaya neden olan maddeleri kontrol altına alır.Devamı >
Diş teli hakkında bilinen 10 yanlışAğız ve Diş SağlığıMerih Keçe

Diş teli hakkında bilinen 10 yanlış

Diş teli konuşma bozukluğuna yol açar mı? Dişlerde leke ve çürüğe neden olur mu?Devamı >
  
Sarımsak soymanın en basit yolu bu videoda!

Sarımsak soymanın en basit yolu bu videoda!

Sarımsakları bu yolla kolayca soyabilirsiniz.Devamı >
Çikolatadan kase yapmaya ne dersiniz?

Çikolatadan kase yapmaya ne dersiniz?

İhtiyacınız olan şeyler sadece balon ve erimiş çikolata!Devamı >
Aileniz için harika bir hatıra!

Aileniz için harika bir hatıra!

Ailenizin birleşmiş ellerinin bir kopyasını hatıra olarak saklamaya ne dersiniz?Devamı >