Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

AÇLIĞA TAHAMMÜLÜNÜZ YOK MU?

Açlığa Tahammülünüz Yok mu?
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
25.10.2010 - 00:00 | Son Güncelleme:

Diyabete aday olup olmadığınızı anlamanız artık mümkün!

Tip 2 diyabet, vücutta kan şekerinin yükselmesi ( hiperglisemi ) ile ortaya çıkan metabolik bir sendromdur. Peki, bu hastalık en çok kimlerde görülür?

Diyabet, ciddi bir hastalık ancak uygun beslenme tedavisi, medikal tedavi, düzenli egzersiz ve hastanın takip ve tedavi konusunda eğitiminin sağlanması ile sağlıklı, komplikasyonsuz, uzun bir yaşam sürdürülebiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün son aldığı karara göre, açlık kan şekeri 100 mg/dl’nin üstünde olan herkes diyabet açısından risk altında. Fakat “Gizli Şeker” olarak adlandırılan bir dönem var ki diyabet ortaya çıkmadan 15-20 yıl öncesinden kişinin diyabete aday olup olmadığı tespit edilebiliyor.

Bu dönemdeki bulgular; sık acıkma, açlığa tahammülsüzlük, hızlı yemek yeme, sık tatlı isteği hatta tatlı krizi… Kişi yediklerini kontrol etmekte zorlanıyor ve giderek kilo alıyor. Aslında kilo artışı yakınması olan her bireyin şeker metabolizması “Şeker yükleme Testi” yapılarak kontrol edilmeli.

Tip 2 Diyabet için Risk Faktörleri Nelerdir?

- Kilolu olmak ; Beden Kitle İndeksi (BKİ) 25 kg/m2’nin üzerinde olması
- Özellikle göbek çevresinin geniş olması; Kadınlarda >88 cm; Erkeklerde >94 cm
- Diyabetli 1. derece yakını ( anne, baba, kardeş) bulunması
- Yüksek riskli etnik köken
- Ailede yoğun diyabet varlığı (5 kişiden fazla olması )
- Hipertansiyon
- Kan yağlarında yükseklik
- İyi huylu kolesterol düşüklüğü
- Ailede kalp hastalığı varlığı
- Doğum ağırlığının 4 kilonun üzerinde olması
- 4 kilonun üzerinde bebek doğurma hikayesi
- Polikistik Over Hastalığı ve diğer Endokrin Hastalıklar ( Cushing hastalığı, Hipertiroidi vs)
- Gebelik diyabeti hikayesi

Tip 2 Diyabet ortaya çıktığında ağız kuruluğu, çok su içme, sık idrara çıkma, açlık hissi, cilt yaralarının geç iyileşmesi, kuru ve kaşıntılı bir cilt, sık sık infeksiyon gelişmesi, ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma görülür. Ancak bu belirtiler zaman içinde yavaş yavaş ortaya çıkar ve hissedildiği anda uzmana başvurmak olası tehlikeleri azaltır.

Uzm. Dr. Berrin Oğuzhan

Yayın tarihi: 25.10.2010
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.