Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

SİZ DE BAĞLANMA KORKUSU YAŞIYOR MUSUNUZ?

Siz de bağlanma korkusu yaşıyor musunuz?
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Gülşah Pınaroğlu’ YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

18.07.2014 - 14:00 | Son Güncelleme:

İlişkilerden yeterince doyum almak, uzun süreli ilişkiler yaşamak için ne yapmalıyız?

Genel anlamda uzun süreli ilişkilerden kaçınma olarak kendini gösteren bağlanma korkusu, oldukça sık gözlemlenen ve yakınılan bir durumdur. Bağlanma korkusu, araştırmalarca da kanıtlanan, çocukluğumuzdaki öğrenmelerin, anne-baba davranışlarından hayatımızın geneline yayılmaya başlayan ciddi ve sıkıntı verici bir durumdur. Peki, bağlanma korkusundan nasıl kurtulacağız, sağlıklı ilişkiler kurmak için neler yapmalıyız? Tüm sorularımızı Psikolog Gülşah Pınaroğlu anlatıyor.

İlişkilerin sağlıklı olabilmesi için; karşı tarafa güvenme, yakınlık kurma, kendini güvende hissetme en temel gerekçeler arasındadır şüphesiz. Bağlanma korkusu olanlarda bu gibi duygu ve davranışlar eksik ve yapılandırılmamış olmasından kaynaklı ne yazık ki sağlıklı bir ilişki gerçekleşemiyor. Birçok kişi de bu durumun farkına varamayıp ilişkiyi sürdüremeyeceklerine dair yoğun kaygı içerisine giriyor.

NEDEN BAĞLANMA KORKUSU YAŞARIZ?

Bağlanma korkusunun temelinde; kaybetme korkusu (terk edilme korkusu) vardır. Terk edilme korkusu yaşayan bireylerin çocuklukta özellikle annesiyle olan ilişkisinde bu tarz deneyimler yaşamış olma ihtimali çok yüksektir. Çocuklukta anne-babanın aşırı kontrolcü ya da aşırı ilgisiz olmasından da kaynaklanan sorunlar kişinin ilerleyen yaşlarda problem yaşamasına sebep olmaktadır. Çocuk bu anne-baba tutumlarından dolayı kaçmayı öğrenir ve ilerleyen yaşlarında da bu öğrenmeyle devam edip yaşadığı yoğun kaygıdan kurtulmaya çalışır.

KARŞI TARAFA DUYGULARI BELLİ ETMEK TESLİMİYET MİDİR?

Bağlanma korkusu yaşayan kişiler genellikle ilişkilerinde karşı tarafın kendisini olduğunu gibi kabul etmesi, ne yaparsa yapsın kendisiyle birlikte olmasından mutlu olabilecek biraz pasif bireyler ararlar. Kendilerini sürekli ilişki yaşanılan kişi tarafından baskı altında hisseder, karşı tarafında sürekli ilgi istediğinden şikayetçidirler. En büyük eksiklikleri ise yeterli duygusal aktarımı karşı tarafa verememektir. Çünkü karşı tarafa duyguları belli etmek teslimiyet demektir. Bu durum onları kaybetme korkusuna tekrar götürecektir.

UZUN SÜRELİ İLİŞKİLER YERİNE KISA SÜRELİ VE YÜZEYSEL İLİŞKİLER TERCİH EDİLİR

Bağlanma korkusu yaşayan kişiler İlişki yaşadıkları kişiye yönelik yoğun kaybetme korkusuyla karşı karşıya kaldıklarından ve kaygıdan kaçmak için uzak kalmayı seçip, kendilerine duygusal anlamda ket vururlar. İleri dönemlerde acı çekeceğini de düşünerek kaygılarını iyice desteklerler. Yaşadıkları bu tarz sıkıntılardan dolayı, bu kişiler uzun süreli ilişkilerden kaçarak daha çok yüzeysel ve kısa süreli ilişkiler yaşama taraftarı olurlar. Bu tarz düşünce, davranış ve beklentiler karşı tarafı da dolayısıyla belli bir süre sonra olumsuz etkilemeye başlar. Kısaca; bir ilişki aslında sadece korkuların kurbanı olmaya başlar.(Burada Çağan Irmak’ın filmi Issız Adam ‘da bağlanma korkusu yaşayan bir adamın yaşadığı aşk hikayesini örnek olarak vermek istiyorum).

NORMAL KADIN-ERKEK İLİŞKİSİ EBEVEYN-ÇOCUK İLİŞKİSİNE DÖNÜŞÜR

Bağlanma korkusu yaşayan bireyler sağlıklı bir kadın-erkek ilişkisi sürdüremiyor. Çünkü yaşadıkları ilişki normal kadın-erkek ilişki statüsünden çıkıp ebeveyn-çocuk ilişkisi yönünde seyir ediyor. Elbette kişiler bunu bilinçli bir şekilde yapmıyor ve farkına varamıyor. Yani kişiler seçtikleri partnerlerini ebeveyn yerine koyup, çocuklukta yaşadıkları deneyimin, yanlış öğrenmenin sonucuyla kaygılar yaşamaya, kaygılardan kaçmak içinde çeşitli yollara başvurmayı deniyor.

PEKİ, GEÇMİŞE GERÇEKTEN GERİ DÖNEMEYECEĞİMİZE GÖRE, İLİŞKİLERDEN YETERİNCE DOYUM ALMAK VE UZUN SÜRELİ İLİŞKİLER YAŞAMAK İSTİYORSAK NE YAPMALIYIZ?

  • Öncelikle durumunuzun farkına varıp ve bunu kabul etmeniz beklenmektedir.
  • Durumun farkına varmak, bir nevi ilişkiye bakışı da değiştirecektir. Böylelikle, ilişki sırasında sizde değişmeye başladığınızı göreceksiniz.
  • İlişkiden beklentilerinizi, ihtiyaçlarınızı bir liste halinde sıralamanız farkındalık konusunda size yardımcı olabilir.
  • İlişkideki korku ve kaygılarınızı da cesaretli bir şekilde liste yapıp korkularınızla yüzleşmeniz ilerlemenizi sağlayacaktır.
  • Bunlarla beraber size daha çok ışık tutması için bir uzmana danışmanız hızla yol almanızı sağlayacaktır.

Duyguları bastırmak ve yaşayamamaktansa, korkularınızın sebeplerini bulup çözüme kavuştuğunuz mutlu ve duygu dolu ilişkiler yaşamanız dileğiyle…

Yayın tarihi: 18.07.2014
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (1)

İnsanlar bu devirde bağlanmaktan değil yanlış kişiye bağlanmaktan korkuyorlar aldatılmaktan korkuyorlar bence bunu yazın sahiplenme duygusuyla ortaya çıkan bağlanmayı yerden yere vurmuş gibi duruyor yazınız.

18.07.2014 15:18:21 Uğur Karaman