Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

MUTLULUĞU MU ARIYORSUNUZ?

Mutluluğu mu Arıyorsunuz?
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
 YAZARI TAKİP ET X
Serap Duygulu’nun YENİ YAZILARI yayınlandıkça e-posta yoluyla haberdar olmak ister misiniz?

 
 

Mutluluğun nerede olduğunu merak edenlere işte cevap!

Şu sözleri zaman zaman hepimiz duyarız:

• Ne denli kötü olursa olsun, asla pes etmeyin. “Bu benim başıma nasıl geldi?” demek yerine “Benden daha kötü durumda olan insanlar da var” diye düşün.

• Uçurumun kenarında bile taklalar atabilirsiniz, üstelik gülümseyerek. Önemli olan ruh ve akıldır. Her şeyin en iyisini yapmaya çalış ve hastalığının arkasına saklanma.

• Her günün tadını çıkar. Akşam nereye gideceğini planla, geleceğini planlama.

• Yalnızca başkalarının yardımına açık olma, kendine de yardım et. Hala bir şeylerin üstesinden gelebileceğini göster herkese.

• Yapamayacağın şeyler için boş yere üzülme, yapabileceğini yapmaktan zevk almak için uğraş.

Birileri bize teselli amaçlı söyler ya da biz değer verdiğimiz insanlara hayatın olumsuzluklarıyla karşılaştıkları anlarda güçlü olmalarını sağlamak amacıyla söyleriz. Amaç hep aynıdır. Mutsuz ya da çaresiz anlarımızda daha güçlü ve güvenli olmayı sağlamak. Söyleriz ama bir yandan da sözlerimizin havaya uçtuğunu da biliriz. Çünkü sıradanlaşmıştır, herkesin söylediği ve bildiği sözlerdir ve yerli yersiz o kadar çok kullanılır ki, inanılırlığını yitirmiştir.

Ama yukarıdaki sözleri, içerdiklerini asla yapamayan birisinin söylediğini bilseydiniz, yine aynı düşüncede olur muydunuz? Yine inanılır olmaktan uzak gelir miydi size? Örneğin “Başına gelenleri önemseme, daha kötü durumda olanları da düşün” diyen bu kişi tahminler ötesinde bir felaket yaşıyor olsaydı ya da “Başkalarının yardımını bekleme, önce sen kendine yardım et” diyen bu kişinin yardımsız nefes bile alamadığını bilseydiniz ne düşünürdünüz? İnanılmaz değil mi böyle bir şeyin olması?

Mutluluğa En Güzel Örnek: Stephen Hawking

Oysa gerçek bu! Zira bu sözleri söyleyen kişi boynundan aşağısı felç olan ünlü bilim adamı, astrofizikçi ve matematikçi Stephen Hawking’ten başkası değil. Öylesine büyük bir imkansızlık içinde bir hayat ki bu, yardımsız nefes alması, hareket etmesi mümkün değil. Hatta konuşamıyor bile. Bir makineye bağlı olarak hayatını sürdürmek zorunda ve yine bir makinenin sağladığı mekanik ses yoluyla konuşabiliyor. Buna konuşmak denilebilirse tabii.

Hayatta sadece nefes alabilen ve bir de sadece düşünebilen bir insanın yaşama nasıl tutunduğunun imkansız bir örneğidir Stephen Hawking. Asıl önemli ve imkansız olansa, bu engellerine rağmen bilime kazandırdığı müthiş keşifleridir.

Einstein’den sonra dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilen bilim adamı uzaydaki kara deliklerin teorilerini ortaya koyan muhteşem keşiflere imza atmıştır.

Zamanın Kısa Tarihi isimli kitabından sonra son kitabı olan ve evrendeki birçok sırrı açığa çıkaran “Ceviz Kabuğundaki Evren” aynı zamanda “Zamanın Kısa Tarihi”nin bir devamı sayılabilir. Mutlaka okumanızı öneriyorum.

Kitabı okurken aslında bir bilim adamının haklı ve muazzam başarısını da okuyacaksınız. Hayatın gerçek başarısı budur işte. Her şeye rağmen hayatı kazanmak, var olmak, direnmek ve yaşıyor olmanın tadını çıkarmak.

Stephen Hawking’i tanıdıkça, ben birçok insanın sahip olduğu bütün nimetlere ve yaratıcıya nankörlük ettiğini düşünüyorum. Elimiz ayağımız yerindeyken, sağlıkla nefes alabiliyorken, kimseye muhtaç olmadan kendi ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyorken, sürekli şikayet etmek, olmayanlar için sızlanmak, isyan etmek, yapamayacağını ve başaramayacağını düşünmek nankörlük değilse nedir?

Bize armağan edilmiş bu muhteşem hayatı kendi kendimize zehir etmek asıl zayıflıktır. Bazı eksikliklerle doğmak ya da bazı eksikliklerle yaşamak değildir zayıf olmak. Zayıf olduğunu düşünmek ve inanmaktır zayıf ve güçsüz olduğuna. Sahip olduğumuz onca hazineyi görmemektir, değerini bilmemektir, var olanlara şükretmemektir.

Alenen kendi kendine ihanet, yaratana, evrene, doğaya nankörlüktür. Kendi kendimize de olsa bunu yapmaya hiçbirimizin hakkı yoktur. Derler ki; mutluluk göz hizanızdadır. Mutlu olmak için bir şeyler beklemeyin. Mutlu edilmeyi beklerseniz, mutluluk nedir asla öğrenemezsiniz.

Psikolog Serap Duygulu

Yayın tarihi: 14.01.2011
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (3)

Bir şeyler yapabileceği halde,çeşitli bahanelerle yapamayanların,suçluluk duygularını bastırmaya çalıştığı bir yoldur şikayet etmek,sorumluluk bilincinde olup da bunu yerine getirmeye çalışanın,mutlumuyum,mutsuzmuyum diye düşünmeye zamananı bile yoktur bence...Nurten Demir

19.04.2012 23:28:24 Nurten Demir

Bu hayatı okuyup ta hala uyuşuk kalanı tanrı yeniden yaratsın!.İsmail Bursa.

17.06.2011 08:03:53 İsmail Bursa
3 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER 
  
1 haftada 5 kilo nasıl verilir?yeniAilenizin DiyetisyeniM. Turgay Köse

1 haftada 5 kilo nasıl verilir?

Bu kadar çok diyet listesi ortalarda dolaşırken neden hala insanların kilo problemi var?Devamı >
Yaz aylarında çocuk beslenmesiyeniÇocuk KalbiÖznur Simav

Yaz aylarında çocuk beslenmesi

Su ihtiyacı kesinlikle gazlı içeceklerle karşılanmamalı.Devamı >
Ölmeden önce pişman olmamak için…yeniHayat Denen OyunManolya Özek

Ölmeden önce pişman olmamak için…

Mutluluk ile genetik yaradılış arasında bir ilişki var mı?Devamı >
Hamilelikte bitki çayları ve güvenli olmayan içecekleryeni9 Ay 10 GünKağan Kocatepe

Hamilelikte bitki çayları ve güvenli olmayan içecekler

Ahududu çayının doğum kasılmalarını başlatıcı etkisi olduğunu biliyor muydunuz?Devamı >