Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

İLİŞKİLERDE GÜVEN SORUNUNUN ÖNÜNE NASIL GEÇİLİR?

İlişkilerde güven sorununun önüne nasıl geçilir?
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
15.04.2015 - 10:00 | Son Güncelleme:

Bu sorunu yaşayan kişilerin sağlıklı iletişim kurmaları oldukça zor...

Bir ilişkinin temelini oluşturan ana unsur karşılıklı güvendir. Karşılıklı güven oluşturulmamış ilişkiler, temeli sağlam yapılmamış binalar gibi bir müddet sallantılı iniş çıkışlarla devam etse de sonunda yıkılmaya mahkumdur. Psikolog Berna İncekara, ilişkilerde yaşanan güven sorununu anlattı.

Karşılıklı güvensizliğin sebebi; şimdiki hayatlarında bulunan kişiden kaynaklı yaşanmış olan hayal kırıklıkları olabileceği gibi genelde kişilerin geçmişteki yaşanmışlıklarından edinmiş oldukları hayal kırıklıklarının oluşturduğu özgüvensizlik, korku ve kaygılardır.

İlişkiyi bir ağaca benzetirsek, güven o ağacın kökleridir. Güven sorunu yaşanan ilişkilerde, bu ana sorun, beraberinde ağacın dalları gibi sorunlar ortaya çıkarır. Ana kaynağın güven sorunu olduğu problemlerde, oluşmuş olan diğer faktörler, zamanla dallanıp budaklanır, işin içinden çıkılmaz hale gelinebilir.Bu sebeple, çoğu zaman ortada hiçbir şey yokken dahi, anlamsız ve sonuca varmayan tartışmalar yaşanabilir.

Güvensizlik hisseden kişi sürekli, ilişkide kötü bir olayla, durumla, yalanla vs. karşılaşabilme düşüncesi, beklentisi ve korkusu içindedir. Bu endişe ve korkularını da karşısındaki kişiye baskılar uygulayarak ya da çok fazla arayarak karşısındaki kişiyi ne kadar bunalttığının da farkına varmayarak, ilişkiyi ve kişiyi kontrol etmeye çalışır, olabilecek kötü bir durumu bu şekilde engelleyebileceğini düşünür.

Güvensizlik hissedilen kişi ise, karşısındaki kişinin güvensizliklerinin yarattığı davranışlar neticesiyle, kendisini büyük bir baskı altında hisseder ve herhangi bir sorun yaşanmaması için kimi zaman, küçük ve önemsiz konularda dahi yalan söyleme ihtiyacı hisseder.

Karşılıklı güvensizlik hissedilen ilişkilerde ise yapılan baskılar ve söylenmek zorunda kalınan yalanlar karşılıklıdır. İki taraf da farkında olmadan, birbirlerini ve ilişkilerini yıpratırlar. İlişkilerini, birbirlerini yaşamaktan ziyade, odaklandıkları tek şey sürekli birbirlerinin yalanlarını, yanlışlarını yakalamaktır.

Güven sorunu ilişkiyi bitiriyor

Güven sorunları yaşanan ilişkilerde, sağlıklı iletişim kurmak, paylaşmak, ortak noktalarda buluşmak, uyum yakalamak, yaşam dengesini birlikte oluşturmak zordur. Kişilerin aralarındaki iletişim ve paylaşımlar kopuk, eksik ve sağlıksızdır. Karşılıklı yaşanan ilişki, birlikte yürünen bir yol olmaktan, `biz` olmaktan çıkar, yaşanan güvensizlikler, korkular, endişeler ve baskılar, zamanla sevgi ve saygı hislerini yok eder ve kişiler karşılıklı olarak tatminsizlik ve mutsuzlukla karşı karşıya kalırlar. Eninde sonunda ilişki kopma noktasına gelir, çoğu zaman da biter.

Bu noktaya gelmeden önce, bu sorun üzerine bir uzmandan alınacak terapiler, güvensizlik duygusuna sebep olan yaşanmışlıkları, yaşanmışlıkların yaratmış olduğu düşünce kalıplarını tespit ederek, daha sağlıklı bakış açısı oluşturmaya ve dolayısıyla ilişkinin daha sağlıklı bir yolda ilerlemesine yardımcı olabilir.

Sorun çözülemiyorsa psikologdan yardım alınmalı

Güven sorunu; geçmiş yaşanmışlıklar, şimdiki zamanda yaşanılanlar ya da kişide oluşmuş özgüvensizlik sebepleriyle oluşmuş olabilir. Sebep her ne olursa olsun, kişinin çocukluğundaki, gelişimindeki, geçmiş ilişkilerindeki yaşanmışlıklar, hayal kırıklıkları, özgüven sarsıcı yaşanmışlıklar irdelenerek bu soruna sebep olan sebepler ortaya çıkarılır.

Psikolog ile birebir çalışılan bireysel psikoterapi veya çift olarak alınan ilişki terapisi ya da evlilik & çift & aile terapisi seanslarında sebepler tespit edilir ve sorunun kaynağı, kısmen ya da tamamen ortadan kaldırılabilir.

Psikolog Berna İncekara

resim

doktorsitesi.com 'a katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
Yayın tarihi: 15.04.2015
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.