Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile
 

ERKEKLERDE DEPRESYONUN CİNSELLİĞE ETKİSİ

Erkeklerde Depresyonun Cinselliğe Etkisi
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız
15.09.2010 - 00:00 | Son Güncelleme:

"Erkeklerde depresyonun cinselliğe etkisi olur mu?" sorusu birçok toplumda yanıt bekleyen bir sorudur.

"Erkeklerde depresyonun cinselliğe etkisi olur mu?" sorusu birçok toplumda yanıt bekleyen bir sorudur.

Depresyon daha çok kadın hastalığı olarak düşünülürken, bir araştırma sonucunda ABD’de 6 milyon erkeğin depresyonda olduğu ortaya çıktı. Kadınlarda bunalım, üzüntü şeklinde belirtiler; erkeklerde bunlara ek olarak sinirlilik ve saldırganlık olarak görülmektedir. İş ve özel yaşantısında bocalama yaşamaya başlayan erkekler, cinsel hayatlarında da problemler yaşamaya başlar.

Psikoterapiye gelen erkeklerin büyük çoğunluğu hatta neredeyse hepsi bir utangaçlık maskesi takarlar. Aslında hepsi de depresyondadır. Özellikle cinsellik konusunda yaşadıkları sıkıntıyı dışarıya yansıtmaktan kaçınırlar. Bu tür bir bunalım genelde kadınlarda görüldüğü için “kadın hastalığı” algısı hakimdir.

Erkeklerin bu yargıya sahip çıkmalarının altında derin bir toplumsal algı ve baskı olduğu söylenebilir. Depresyonun özellikle cinsellikte yarattığı etkiyi kabullenmek, onlar için erkeklik anlamında bir yetersizliği kabul etmek anlamına gelebiliyor.

İşte burada cinsiyet konuları önem kazanır. Kız çocukları bağlılık ve kendini ifade etmek için sosyalleşirler. Ancak, erkek çocuğuna çok küçük yaştan itibaren toplum tarafından duygulardan hareket etmesi gerektiği -acıyı / üzüntüyü bağlanma ya da iç gözlem yoluyla değil de eylem yoluyla keşfetme- söylenir. Erkeklerde acı, aile içi şiddet, yanlış kurulan yakınlıklar, alkolizm, işkoliklik ve tabii ki cinsel zorlama olarak dışa vurur.

Toplum ve kültürün, erkeğin psikolojisi üzerindeki etkisi bu kadarla sınırlı da değil. Örneğin erkek kahramanlara bakalım: Robocop, Iron Man, Hulk, Terminatör vb. Hepsi duygudan yoksun, demir yığını tüplemeler ve dehşet. Kültür bu tiplemeler ile erkeğe “Asla yardıma ihtiyacın olmaz!” mesajını göndermektedir. “Erkek kendi problemlerini kendisi çözer!”

Böyle bir düşünsel baskı altında kalan erkekler de depresif durumlarını saklama ve kendi kendilerine çözme eğilimine girerler. Konusu açıldığında utanır, konuşmaktan kaçar ve sorunun tespitini daha da zorlaştırırlar.

Depresyon ve beraberinde gelen utanç tedavilerde sürekli ortaya çıkan bir sorun. Bir insanın en derindeki duygularına ulaştığınızda aslında ne kadar kırılgan olduğunu görebilirsiniz. Geleneksel psikoterapiye göre içimizdeki acı çok daha berrak ve dışa vurulan acıya göre üstüne konuşulması daha az rahatsız edici.

Terapi, motivasyon koçları gibi hastanın duygularıyla olan problemlerine dair anlayışına dayanır. Bu metodun zorluğu, erkekten çok kadının geleneksel duygusal yetenekleri ile uyumlu olması. Erkekler kadınlar kadar duygusal yaşantılarına dair belirli bir anlayışa sahip değiller.

Erkeklerdeki depresyon, cinselliği doğrudan etkilediği için özellikle çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin psikolojik yardım almaları ve tedaviyi aksatmamaları önemlidir.

Yayın tarihi: 15.09.2010
PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI (7)

güzel bi yazıııı saygılarrrrr:)))))))))

24.03.2011 13:11:46 gülşah kaplan

güzel bilgiler teşekkür ederim

23.03.2011 15:45:53 leyla altun
7 YORUMUN TÜMÜNÜ GÖSTER