Hurriyet.com.tr Hürriyet Aile

“ÇOCUĞUMA VAKİT AYIRAMADIĞIM İÇİN ÜZÜLÜYORUM”

İŞE BAŞLAYACAK OLAN ANNENİN KAYGILARI NASIL ÖNLENEBİLİR?

“Çocuğuma vakit ayıramadığım için üzülüyorum”
PAYLAŞIM
  • PAYLAŞ
  • PAYLAŞ
    Adınız *
    Alıcı E-Posta Adresi *
    Mesajınız

’Çocuğuma yeterince vakit ayıramadığımı düşünüyor ve bu konuda vicdan azabı çekiyorum’ gibi düşüncelerle zihinleri meşgul olan çalışan annelerin kaygıları hakkında Psikoloji Bölümü Uzmanı Psk. Seval Uslu Yazıcı bilgi verdi.

Annelerin zihninde yer alan kaygıların altında yatan temel neden annedeki ayrılık kaygısıdır. Bebeğin dünyaya geldikten sonra yaşama tutunabilmesi için annenin bebeğiyle kurduğu ilişki çok önemlidir. İlk üç ay bebek, anneyi kendisiyle bir bütün olarak görür ve ona bağlanamaz çünkü anne kendisinin bir uzantısıdır. Üçüncü aydan sonra etrafındakilerin farkına varır ve anneyi de kendisinden farklı biri olarak algılar. Dördüncü aydan itibaren anneye bağlanmaya başlar. Bağlandığını belirten en temel gösterge annesinin gitmesi durumunda ağlamaya başlamasıdır. Ve anneden ilk ayrışma süreci başlar. Bu aylarda annenin çocuğa yapışması, başına bir şey gelecek kaygısıyla hiç bir işle ilgilenmeyerek evde sürekli çocuğun başında onu kaygı ile gözetlemesi, bu ayrışma sürecini çocuk için zorlaştırır. 

anne

İlerleyen yıllarda çocuk oyun oynarken bile çocuktan önce oyuna müdahale etmesi ya da hiç yalnız oynamasına izin vermemesi çocuğun anneden sağlıklı bir şekilde ayrılıp bireyselleşememesine neden olur. Çocuğun annesi dışındaki kişilerle bir araya gelmesi, yuvaya başlaması gibi durumlar ayrışma ve bireyselleşme süreci için çok kritiktir. Anneden belirli bir mesafe almasını sağlayacak yuvaya alışma gibi süreçler kademeli olmalıdır. Bu gibi durumlarda anneden ayrılmakta zorluk çeken çocukların aslında anneleri ile kesemedikleri bağların etkisi çok büyüktür. Özellikle kaygılı anneler çocuk yuvaya gitmeye hazır olsa da halen kapıda bekler. “Ya beni isterse, ya ağlarsa, hemen burada olmalıyım” düşüncesi ile aslında farkında olmadan tüm kaygısını çocuğa yansıtır. Bu tarz anneler genelde daha korumacı ve aşırı kaygılı annelerdir ve ayrılma sürecini zorlaştırırlar.

‘BENİM VARLIĞIM ÇOCUĞUM İÇİN DAHA GÜVENLİ’

anne

Kaygılı anneler çocuklarına istemeden zarar vermeye başlar. “Benim varlığım çocuğum için daha güvenli” diye düşünen anneler, aslında çocuk için hiç bir ayrılık süresine izin vermeyerek çocuklarını ayrılıklara hassas kılıyorlar. Anne her durumda çocuk için karar verip onun adına adımlar atarak çocuğun kendi başına karar verebilme yetisinin gelişmesine engel oluyor. Ve bu çocuklar annesiz yaşamakta zorlanıyor. Bir çocuk “Ben bir başkası olmadan da yapabilirim, bir şeyler becerebilirim ve ben de bir bireyim” düşüncesinin temelini ilk olarak annesinin kendisine tanıdığı özgürlük alanı içerisinde atabilir. Bu şekilde yetişmeyen çocuklar daha pasif ve takipçi ve lider özellikleri zayıf çocuklar olabilirler. Tek başına ödev yapamayabilirler, sorumluluk almayabilirler. Çocuğun hep bir adım gerisinde olmak, ona alan bırakmak çok daha fazla çocuğu güçlendiren bir durumdur.

 ‘BAKICIYI BENDEN DAHA ÇOK SEVECEK’

 bakıcı 

Çocuğun hissetmesi gereken şey: “Beni sevenler var, ama bu kişiler her an benimle değiller. Ara sıra gelirler ve giderler. Ve tekrar gelirler.” Destek ihtiyacında olduğunda yanında birilerini bulabilmesi, kendisini yalnız hissetmemesi önemlidir. Çocuğunuzun aynı anda birden fazla kişiyi sevebileceğini, hatta bazı durumlarda annesi dışındaki kişileri de hayatına dahil edebileceğini kabul etmenizin, onun ruhsal sağlığı için önemli olduğu unutulmamalıdır.

İŞTEN EVE GELDİĞİNİZDE ÇOCUĞUNUZA MUTLAKA ZAMAN AYIRIN

 anne 

Anne-çocuk ilişkisinde iki kutup vardır. Bir tarafta çok var olan anneler, öteki tarafta hiç var olmayan anneler var. Çocuğun duygusuna karşı kayıtsız, ilgisiz olmak, annenin zihnini meşgul eden konular arasında çocuğun yer almaması, çocuğun hayatını organize edememesi diğer kutupta yaşanan sorunlardır. Ruhsal olarak var olmayan annelerin çocukları da anneye daha sıkı bağlanabiliyor. Her an annem gidecek korkusu çocukları daha çok anneye bağlıyor. Çocuklar saat tutmaz, onları kandıramazsınız. Ruhsal olarak orada değilseniz anlarlar ve geçirdiğiniz zaman asla onlara yetmez. Çalışan anne eve gelince çocuğa ile öyle bir sarılır ki ve öyle bir keyifli zaman geçirir ki çocuk anneye ve sevgisine doyar. Öteki tarafta tüm gün çocuk ile yoğunluk içinde beraber olan ve şikayet eden bir annenin çocuğu ise annenin bu ruh halini anlayacak ve çocukla birlikte olmak istememesini hissedecektir. Onunla ilgilendiğinizi göstermek için her dakikanızı birlikte geçirmenize gerek yok. Birlikte olmaktan sizinde keyif aldığınız bir saat bile yeterlidir.

AİLE BÜYÜKLERİ İLE BİRLİKTE ÇOCUĞUNUZA KARŞI ORTAK BİR DİL KULLANIN

    bebek anne    

Her yetişkinin çocuğa olan tutumu farklıdır. Bu farklılıklar anne ve babalar arasında bile yaşanabilir. Duruma büyükanne\babalar da dahil olunca çocuk aynı anda birden fazla tutuma maruz kalır. Birinin “evet” dediğine diğeri “hayır” diyebilir. Kuşkusuz bu durum çocuk açısından önemli bir kafa karışıklığı yaratır. Aşırı izin verici ve koruyucu bir tutuma sahip olan büyükanne\babaların yetiştirdiği çocuklar ev içerisinde hırçınlık ve engellenmeye aşırı tahammülsüzlük yaşayabilir ve her şey de hak iddia eden biri olurken, dışarıda güvensiz, kaygılı ve hakkını koruyamayan bir yaklaşım geliştirebilir. Bu nedenle anne-babalar büyüklerle bir araya gelip bazı konu başlıkları belirlemesi ve bu konularla ilgili ortak bir dil geliştirilmeye çalışılmalıdır. Bu konu başlıklarını belirli noktalarda odaklayıp diğer alanlarda büyükleri özgür bırakmak, doğru kabul ettikleri durumları dinlemek, onları da kırmadan sürece dahil etmeyi sağlayacaktır. Bu konular; beslenme, uyku ve öz bakım (tuvalet alışkanlığı, giyinme vb.) şeklinde belirlenip, nasıl hareket edileceği konusunda bir uzlaşma ortamı sağlamak önemlidir. Hiçbir şekilde uzlaşmanın sağlanamadığı durumlarda ise bakıcı ya da yuva alternatifleriyle ilerlemek çocuğun kişilik yapısı için daha sağlıklı olacaktır.

ÇALIŞAN ANNENİN ÇOCUĞU İLE İLETİŞİMİ NASIL OLMALI?

PAYLAŞIM
  Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapın
OKUYUCU YORUMLARI
Bu habere henüz yorum yapılmadı.
  
Türkiye'de taşıyıcı annelik yasal mı?yeniAdalet ve Sizİlker Türkgüler

Türkiye'de taşıyıcı annelik yasal mı?

Hukuka göre genetik bağı olmasa da anne doğuran kişidir.Devamı >
Orgazm olmadan hamile kalınır mı?yeniKara KutuEsra Çabuk Cömert

Orgazm olmadan hamile kalınır mı?

Hamile kalma ile cinsel ilişkiden alınan zevk arasında bir bağlantı var mı?Devamı >
Şans ve fırsat kapıdayeniAstroskopNiobe Aslı Temel

Şans ve fırsat kapıda

Yılın en güzel, en pozitif etkileri bu hafta başlıyor.Devamı >
Vücudunuz sonbahara hazır mı?yeniGüzellik SırlarıYasemin Fatih Amato

Vücudunuz sonbahara hazır mı?

Yapacağımız bakımlar, yaz mevsiminin yol açtığı hasarları onarırken, cildimizi de önümüzdeki günlerde hırpalayacak zamana adapte edecektir.Devamı >
UHT süt melek mi şeytan mı?İyi Beslen İyi YaşaDeniz Berksoy

UHT süt melek mi şeytan mı?

UHT yöntemi, sütün içindeki bozulmaya neden olan maddeleri kontrol altına alır.Devamı >
Diş teli hakkında bilinen 10 yanlışAğız ve Diş SağlığıMerih Keçe

Diş teli hakkında bilinen 10 yanlış

Diş teli konuşma bozukluğuna yol açar mı? Dişlerde leke ve çürüğe neden olur mu?Devamı >
  
Sarımsak soymanın en basit yolu bu videoda!

Sarımsak soymanın en basit yolu bu videoda!

Sarımsakları bu yolla kolayca soyabilirsiniz.Devamı >
Çikolatadan kase yapmaya ne dersiniz?

Çikolatadan kase yapmaya ne dersiniz?

İhtiyacınız olan şeyler sadece balon ve erimiş çikolata!Devamı >
Aileniz için harika bir hatıra!

Aileniz için harika bir hatıra!

Ailenizin birleşmiş ellerinin bir kopyasını hatıra olarak saklamaya ne dersiniz?Devamı >